• 23 Ekim 2015, Cuma 16:25
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

YAŞLANMAZ ŞAİR ÇOCUK
  Yıllardır özellikle öğrencilerim hangi ozanları, yazarları sevdiğimi sorarlar. Okuma, yorumlama deneyiminin ilk adımlarını atan pırıl pırıl gençlere ad saymaktan kaçınırım. Adı ozana, yazara çıkmış; dergilerde gözüken, yeni yapıtları yayımlanan, tanıtım-eleştiri konusu olanların okunması gerektiğini belirtirim. Bu düzeydekilerin yazdıklarından ad ayrımı yapmadan sık sık okuduğum, okuma isteği duyduğum şiirleri, öyküleri, romanları, oy unları... anarım.
Her ozanın unutamayacağım, kimilerde belleğimde ışıldayan üç beş şiiri olduğunu; Her öykücüden, romancıdan bir iki yapıtın yeniden okuma duygumu kışkırttığını bilirim. Sayılar kimi yazara ozana göre değişse de aşağı yukarı sevme ölçüm budur...
Böylesi yazarlardandır Necati Cumalı. Öykücü yanıyla Makedonya 1900, Ay Büyürken Uyuyamam yakınımdadır sürekli. Bir konuşmasında romanlarını istek üzerine yazdığını söylese de Zeliş, Yağmurlar ve Topraklar, Acı Tütün hele hele Viran Dağlar 1940 sonra­sı romanımızın olgun örneklerindendir. Mine, Nalınlar, Derya Gülü, Ezik Otlar, Vur Emri oyun yazınımızın köşe taşlarıdır. Cumalı'nın öteki yapıtlarındaki yalın, sıcak, duru, çarpıcı dili denemelerine, düşün yazılarına da yansımıştır.
Çok yönlü yazı yeteneğidir Cumalı. Gençlik yıllarında yeni şiirimizin yaşama sevinci, doğa, sevgi, sevi ozanlarındandır. Kendine özgü şiir dili yaratabilmiştir.
Yağmurlu Deniz (TDK Şiir ÖDÜLÜ, Varlık Yay. 1968) yapıtında tadından yenmez, etkileyi­ci mi etkileyici bir son şiir vardır. Birkaç kez okurum yılda. Her okuyuş derinden et­kiler, düşündürür, türlü çağrışımlara götürür beni.
Cumalı, şiire girmeden şiirdeki çağrışımların, görüntülerin nedeni olan olayı üç tümceyle açıklar: ''KARAKOLDA Urla'nın Özbek Köyünden Yetim Ali tarlasına üç evlek ge­çen sınır komşusu İnce Ömer'i vurdu. Bakalım Özbek köylüleri, Ali ile Ömer'in karıları olayın ardından ne dediler, ne ifade verdiler."
"I ÖMER'İ OLAY GÜNÜ SABAHI GÖREN BİR KÖYLÜNÜN TÜRKÜSÜ Sabahın seher vaktinde/Baktım  binmiş al beygire / Ömer aşağıdan gelir / Sırtında avcı ceketi / Ayağında rugan çizme / Çiğ düşmüş çimenlere / Kavaklar iki yanda ak yeşil / Bir kuş önünden uçar / Dere ardından seslenir / Özbek gölgeler içindedir / Taze bir mavilik sürer göklere / Sabahın seher vaktinde / Ömer binmiş al beygire / Selam verir uçan kuşa, doğan güne /Baktım aşağıdan gelir / II ÖZBEK'İN YAŞLI KADINLARININ AĞITI Bu sabah Özbek'te / Silah sesiyle fırladık kapımızdan/ Bu sabah silah sesine açıldı / Özbek'te pencere kanatları / Ağlamaklı bir gün ışığı doldu/ Evlerimize ardımızdan/ Mahzun bir gök / Gözlerimizin önünde asılı kaldı/ Varın bakın /Silah sesinin erişmediği yerde /Ak sıvalı damlar /Ak akarsular /Ak kavaklar/ Böyle kara mı?/ Varın bakın/ Seviştiği yerde insanların/ Güneşi görür/ Gökleri görür/ Toprağı görür/ Nasıl memnun/ Bir de bize bakın/ Gökler kaçar üstümüzden/ Okşasak çocuklarımız ürker/ İçimizde korku var/ Gelinlerimiz kuruyan fidanlar gibi solgur/ lII KAATİL ALİ'NİN KARISININ İLK AĞITI Üç gündür üç uzun gündür/ Ömer'in çifti tarlamıza girdi gireli/ Salı, çarşamba, perşembe/ Üç gündür, üç uzun gündür/ Ali'm karardı, kahırdan soldu/ Yüzü gülmedi/ Salı çarşamba perşembe/ Sabah öğle akşam oldu/ Sofrasını kurdum kaldırdım /Ali'm başı önünde/ Ekmeğe el sürmedi/ Üç gece üç uzun gün geçti/ Gözleri tavanın kirişlerinde/ Cigarasının biri yanar biri söner/ Dalar göğüs geçirir /Ali'm üç gece, bu üç gece ömrümde/ Sarmadı, okşamadı beni/ Üç gün üç gece geçti/ Salı, çarşamba, perşembe/ Dağlanmış yüreğiyle/ Oğluma kızıma bana/ Değecek olsa gözleri/ Ali'm yeğit Ali'/ Dalar giderdi/ IV ALİ'NİN KARISININ İKİNCİ AĞITI Bir uğursuz karanlık/ Evimizin üstünde İçim dar/ Yüreğimde bir gam, bir kasvet/ Sarıldım ellerine:
-Etme Ali'm etme/  Bir uğursuz sessizlik/ Gezindi durdu/ Evimizin içinde/ Baktım Ali'm doğruldu/ Lüver belinde/ Dikildim önüne-Gitme Ali'm gitme/ Gözlerim gözlerinin içinde /Ben Ali'mi böyle görmedin /Ah, kuşa karıncaya kıyamayan Ali'm /Kolun kanadım kırıldı/ Kaldım ayakları dibinde/ Kapıdan giren ayazı duydu/ Üç el silah sesi işittin/ ÖLEN ÖMER'İN KARISININ AĞITI Evimizin önü dere kenarı/ Dere kenarına ak kavakları /Ömer'im dikti /Evimizden dereye inen yolu/ Ömer'im açtı/ Ömerim aşladı avlumuza/ Itırı, fesleğeni, katmeri// Yıllar yılı Ömer'in yüzü gülerse/ Ocağımız tüter, gazımız yanarsa/ Kavaklar bayram eder,/ Ömer'im sıkkın/ Mahsul kötü, elimiz dar, unumuz kıtsa/ Kavaklar kararır gi­derdi. // Yıllar yılı/ Eve girsem yüzüme Ömer'in nefesi değer/ Avluya çıksak yan yana akşamları/ Bir hoş kokardı ıtır, fesleğen, katmer// Bakamam incecik dere yoluna/ Bakamam ak kavaklara/ Penceremden, kapımdan/ Güne bakamam, aya bakaman/ Gayri eve girsem içim ezilir/ Avluya çıksan/ Itır, fesleğen, katmer kokusu/ Bana haram/ VI ÖZBEK KÖYÜNÜN YAŞLI ERKEKLERİNİN AĞITI Özbek'in Akkum mevkiinde/ İki yanı cebel, batısı deniz, lodos dere/ bir taşlı kireçli tarla/ Uzanır cebelle deniz arasında/ Bir bodur ahlat ortalarda/ Sözümona tarlayı ikiye böler/ Cebelden ahlata kadar/ Poyrazı Ali işler/ Ahlattan dereye lo­dosu Ömer// Hey gidi fukara Ali/ Hey gidi fukara Ömer// Baktık Ömer'in çifti/ Ahlatı üç evlek geçmiş/ Biz bildik bileli/ Lodos Ömer'indi ahlata kadar/ Ahlatın poyrazı Ali'nin Hey gidi fukara Ali/ Hey gidi fukara Ömer// Özbek'in Akkum mevkiinde/ Cebelle deniz arasında Bir taşlı kireçli tarla/ Bir iki sıska zeytin/ Bir iki bodur ahlat /Güneş vurur kavrulur/ Yağmur yağar yeşerir/ Ayrık otları, çakalboğanlar, devedikenleri...// Hey gidi fukara Ömer/ Heys gidi fukara Ali//
"Yaşlanmaz şair çocuk" nitelemesi Yaşar Kemal1 indir. "Necati Cumalı'nın '-KARAKOLDA' sı bizim okumuş olduğumuz yüzlerce memleket şiiri arasında, diyebiliriz ki en güzel­lerinden biridir. "bu niteleme de Mehmet Kaplan'ın.
Bu yargılara katılmak, katılmamak Cumalı'nın şiirlerini okumaktan geçiyor.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık