• 09 Eylül 2016, Cuma 15:52
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

VEDAT TÜRKALİ ÜSTÜNE
 97 yaşında yitirdiğimiz Vedat Türkali film öyküsü, oyun, şiir, roman alanında izler bırakacak yapıtlar üretti.
Yazın okuyucusu olmasa bile sinemamızı az çok izleyenler onu Dolandırıcılar Şahı, Otobüs Yolcuları, Şehirdeki Yabancı, Karanlıkta Uyananlar, Bedrana, Kara Çarşaflı Gelin, Erkek Ali, Üç Tekerlekli Bisiklet, Fatmagül'ün Suçu Ne? gibi yapımlardan anımsayacaklardır.
141. Basamak, Dallar Yeşil Olmalı, Bu Ölü Kalkacak... oyunlar da onun emeğiydi.
Şiirine gelince... Bir şiiri yıllardır ozanının adı bilinmeden dolaştı dilden dile. Sonra en güzel de Edip Akbayram'ın sesine yakışarak türküye, ezgiye dönüştü. Dünyanın en güzel kentlerinden birine, İstanbul'a yazılmıştı. 1915'te ölen "Sis" ozanına adanmıştı. "Salkım salkım tan yelleri estiğinde / Mavi patiskaları yırtan gemilerinle uzaktan seni, düşünürüm İstanbul / Binbir direkli Haliç'inde akşam / Adalarında bahar / Sinemalarında filim / ... Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul / Bekle bizi / Büyük ve sakin Süleymaniye'nle bekle / Parklarınla kulelerinle meydanlarınla / Mavi denizlerine yaslanmış / Beyaz tahta ma­salı kahvelerinle bekle / Bekle bizi İstanbul" dizelerini Edip Akbayram'ın sesinden anımsamalısınız.
Yazın okuyucusu olduğum yıllarda öğrendim Vedat Türkali adını; yazdığının Bedrana,
Kara Çarşaflı Gelin adıyla "film afişlerine" yansımasıyla. Kimliğini, kişiliğini öğ­rendim o yıllarda: Gerçek adı Abdülkadir Pirhasan'dı. Samsun'da 1919'da doğmuştu. Orada bitirmişti liseyi. İstanbul'a gelmiş Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünü bitirmişti. 1942'den sonra Maltepe, Kuleli Askeri liselerinde yazın öğretmenliği yapmıştı...
Çok partili dönemde, demokrasi döneminde, Menderes Döneminde 1951'de tutuklanmış 1958'de yasa uyarınca koşullu olarak salıverilmişti. Sonraki yıllarda yönetmenlik, film öyküsü yazarlığı yapmıştı.
Vedat Türkali'nin romancılığı 1974'te çıktı gün yüzüne. Milliyet (gazetesi) roman ya­rışmasına tam 312 yapıt katılır. Vedat Türkali ilk romanı Bir Gün Tek Başına'yla birin­ci olur.
Milliyet Yayınları 5. yılında Nisan 1975'te bu ödüllü büyük romanı yayımlar. O yıllarda tam bir roman başarısı olarak karşılanır eleştirmenlerce.
Rauf Mutluay Cumhuriyet'te arka arkaya iki yazıyla "hayranlıkla över" Bir Gün Tek Başına'yı. Fethi Naci "bir edebiyat olayı" olarak nitelendirir romanı Politika'da, Soyut'ta. Milliyet Sanat'ta Hilmi Yavuz, Soyut'ta Mehmet H. Doğan romanı irdeleyerek yazınımız için roman başarısı olarak tanıtırlar okuyucularına.
O yıllarda ödül alan yapıtları edinerek okurdum. Vedat Türkali'nin ilk romanını, roman başarısını yayımlandığı yıl edindim, ilgiyle okudum. Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsü son sınıf öğrencisiydim. Alışılagelmiş roman anlatımıyla, kurgusuyla kotarılan yapıtın birey­leri günlük yaşam içinde doğal, gerçekçi anlatması; akıcı Türkçesi, kişilerin doğal konuşmaları, kişilerin çok yönlü çizimi soy bir romanla karşı karşıya olduğumu anımsatıyordu.
Romanla ilgili izlenimleri de günü gününe okuyordum: "Bir Gün Tek Başına" Vedat Türkali'nin ilk roman çalışması. Ne var ki hem 312 eserin katıldığı bir yarışmanın açık farklı birincisi hem yılların senaryo çalışmasının pişkinliğiyle uzun bir emek ürünü. 27 Mayıs 1960 öncesindeki evli Kenan'ın eylem içindeki genç Günsel'le sevişmesini umul­maz bir başarıyla anlatırken gerçek bir özeleştiri açıklığına, konuşturma ustalığına, birkaç kez yazılmış olmazsa ulaşılması güç ayrıntılar dikkatine dayanıyordu. (Rauf Mut­luay) "
"İstanbul'u İstanbul yapan sonbahar günlerinin birinde başlayan roman 27 Mayıs 1960'tan bir gün önce sona erer. Kenan'ın Günsel'e olan sevgisinin giderek tutkuya dönül­mesi romanın temel yapısını oluşturur. Bunun yanı sıra Demokrat Parti iktidarının baskıcı tutumuna karşı duyulan hoşnutsuzluğun, yıllarca süren sindirme döneminin yarattığı birikimin bir patlayışa yol açışı... (Fethi Naci)"
Mavi Karanlık, Yeşilçam Dedikleri, Güven, iki yıl önce yayımlanan Bitti Bitti Bitmedi Vedat Türkali'nin sonraki yayımlanmış romanları... Orhan Kemal, Samim Kocagöz, Tarık Buğra, Mehmet Şeyda, Yusuf Atılgan, Yaşar Kemal, Oktay Akbal... kuşağının yaşayan son adıydı Vedat Türkali.
Güven'i, ötekileri göze alamam ama Bir Gün tek Başına'yı ikinci kez okumayı göze alacağım...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık