• 23 Şubat 2013, Cumartesi 9:34
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

UZUN HAVALARIMIZ (I)
 Türk Halk Müziği, müzik kavramı içinde bir tür adıdır. Müzik genel kavramlı sanat terimi olduğundan halk müziğini bu genel kavramın alt türlerinden biri olarak görüyoruz.
Ulusallığın, ulusal müziğin göstergesidir halk müziği. Türk Halk Müziği de ulusumuzun binlerce yıllık söz, ses  birikiminin yöreye, üretim biçimine, dünya görüşüne, farklı köken-anlayış varsıllığına, çalgı çeşitliliğine... bağlı olarak oluşturduğu   genel yapıdır.
Koşuk, sagu;şaman,ozan...terimleriyle ilişkili çok eski dönemlerden süzülerek, gelişen,yenileşen bu müzik yaşambiçiminden, törenlerden, eğlencelerden... beslenir; deneyimlerden,usta-çırak anlayışından güç alarak gelenekselleşir.Kimi yapıtlarda terim olarak kullanılan Geleneksel Türk Halk Müziği sözünün gerisindeki birikim budur.
Onur Akdoğu, Kutsal Hazinemiz Türk Halk Müziği'nde Geleneksel Türk Halk Müziğini iki öbekte topluyor: "Dünyasal Geleneksel Türk Halk Müziği, İnançsal Geleneksel Türk Halk Müziği."
Birinci öbek genel olarak "türküyü" barındırıyor. Bu öbeğe yöre, ağız, tavır, düzen "usul" ayrımı yapmadan tüm ürünleri yerleştiriyoruz.
Türküler, Cahit Öztelli'nin deyişiyle(Halk Türküleri, Evlerinin Önü)  "halkın ortak malı olan, ağızdan ağıza dolaşan, kuşaktan kuşağa aktarılan sözlü edebiyatın" en güzel ürünleridir.  "Türkü, genel edebiyat türleri içinde bir nazım türüdür. Yani ölçülü, uyaklı dizelerle meydana gelir."
Geleneksel Türk Halk Müziğiyle ilgili yayınların tümünde "usul" yönünden halk müziğimiz iki ana bölüme ayrılır: "Birincisi uzun havalar, ikincisi kırık havalar"
Uzun havaların özellikleri şu tümcelerle belirlenmiştir: "Halk musikisini meydana getiren ezgilerden bir kısmı ölçüye sokulamazlar.Bu çeşit parçalar ritim bakımından da esaslı bir şekil göstermezler. Bunların sadece dizisi    ve dizi içindeki seyri bellidir.İşte bu özellikleri göz önüne alarak uzun havaları şöyle tarif edebiliriz:
Ölçü   ve ritim bakımından serbest olduğu halda, dirisi bilinen ve dizi içindeki seyri belli kalıplara bağlı bulunan ezgilere uzun hava  denilir.Halk musikisi bakımından büyük önemi olan uzun havalardan birkaç isim:bozlak, maya, garip, kerem, hoyrat, divan, keşik, yanık, müstezat, aydos, eğin,Türkmeni..."
Giresun'da, tüm ilçelerinde türkülerin ezici çoğunluğunun kırık havalar (oyun havaları) olduğu görülür.
Uzun havaların az oluşu sanırım  yerleşim koşullarımızla,üretim  ilişkilerimizle dahası "hareketli, şakacı, alaycı, neşeli, kıvrak yapılı, anlık tepkili..." insanlarımızla ilgilidir. İçi, dışı devingen insanların sanat inceliği uzun havalardan çok oyun havalarına yatkındır.
Görele'yi, Giresun'u, Şebinkarahisar'ı,Alucra'yı bu açıdan incelediğimizde yüzlerce türkünün çok azının uzun hava olduğunu görüyoruz.
Ulaşabildiğim uzun havalarımızı örnekliyorum:
GİRESUN OVA GARİBİ olarak bilinen BEN BİR GARİP BÜLBÜL İDİM    SARPA TÜNEDIM- yıllardır her dinleyişte tüylerimi diken diken eden uzun havalardan biri.Ümit Tokcan'ın Mehmet Üstün ile Halim Giresunlu'dan derlediği bu çok güzel,çok etkili uzun havanın notalarını Ali Can yazmış;

Aman,aman,aman...
Ben bir garip bülbül idim sarpa tünedim
Çırpınıp uçmaya yoktur kanedim
Ben bu kara bahtı çok yerlerde sınadım
Kara taşa bassam izim bellidir oy...

Aman aman aman...
Yüce taş başında bir top kar idim
Yel esdikçe ılgıt ılgıt eridim
Evvel yarin sevgilisi ben idim
Şimdi garip garip gezen ben oldum oy...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık