• 24 Kasım 2012, Cumartesi 10:51
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

TÜRKÜ DEFTERİMDEKİ NEŞET ERTAŞ (3)
 "Köprüden geçemiyom 
Az doldur içemiyom 
Sen benden geçtin ama 
Ben senden geçemiyom
Diloy loy halden bilmez diloyloy söz anlamaz ne çare
Diloy diloy diloy diloy loy halden bilmez diloy loy söz anlamaz ne çare
Bu türkü Neşet Ertaş'ın sazına, sesine yansıyan biçemiyle o yıllarda dilden düşmeyen bir üründü. Hacı Taşan'ın özgün biçemiyle, Neşet Ertaş biçeminin başka seslerce radyoya, plaklara yansıması "Neşet Ertaş etkisi, yaygınlığı" yaratamıyordu. İstek İzlencelerinde Neşet Ertaş çekiyordu başı.
Defterimdeki yedinci türküden sonra Neşet Ertaş yoğunluğu sürmüş. Aralara başka türkücüler, türküler tek tük de şarkılar girmiş.Türkü defterimdeki yedinci Neşet Ertaş, "Yanarım Senin Aşkına"
Yanarım senin aşkına gel kaçma gel gel 
Derdinden döndüm şaşkına gel kaçma gel gel.
Mecnun'um bu bu çöllerde 
Bülbülüm şu şu   güllerde 
Kaldım gurbet ellerde
Gidişin dağlar beni gel kaçma gel gel 
Yüzyıla bağlar beni   gel kaçma gel gel
Mecnun'um bu bu çöllerde 
Bülbülüm şu şu güllerde 
Kaldım gurbet ellerde
Sırayla örneklediğim defterimdeki Neşet Ertaşlar'ın ortak özelliği, acıyı, iç yangını yansıtması. İnsanımızın yüzyıllardır yaşayışını kucaklayan acının, çilenin çok yoğun, özgün biçimde    şiire-ezgiye dönüşmesi. Türkülerimizin çoğu, şiirimizin çoğu böyle değil mi? Bir çeşit aşcıyı, çileyi, yangını...yaşam deneyimi içinde öğrenme... Sonra bunların kuşaktan kuşağa ozanlar aracılığıyla, türkü yakıcılar aracılığıyla tüm topluma yansıması.
Bu yansımada; ezilmişlik, yoksulluk, gurbet, beklenmedik ölümler, kıyımlar, ayrılıklar, karşılıksız "sevdalar"... var.
Neşet Ertaş'ın çıkış yılları bu   izleklerin köy romanı-öyküsü  aracılığıyla Türkiye'ye yansıyarak   karşılık bulması.Bir anlamda Orhan Kemal'in, Yaşar Kemal'in, Fakir Baykurt'un yaptıklarını Neşet Ertaş dizelere-seslere döküyor, olağanüstü bir karşılık, bütünleşme, ortaklaşalık ... görüyor. Benim Neşet Ertaş ilgimde  de bunların etkili olmalı.
O yıllarda yaman bir roman öykü okuruyum. Elime ne geçerse okuyorum ama ağırlık köy romanlarında, öykülerinde.
Bu yazı öncesinde kitaplığımda yaptığım küçük bir araştırma o yıllarda;Fakir Baykurt'tan Yılanların Öcü'nü, Irazca'nın Dirliği'ni, Onuncu Köy'ü, Tırpan'ı, Kemal Tahir'den Sağırdere'yi, Rahmet Yolları Kesti'yi, Kelleci Memed'i, Körduman'ı, Köyün Kamburu'nu, Yaşar Kemal'den İnce Memed'i, Teneke'yi,Ortadirek'i, Cengiz Dağcı'dan Ölüm ve Korfçu Günleri'ni, Yurdunu Kaybeden Adam'ı, Onlar da insandı'yı, Orhan Kemal'den Baba Evi'ni, Avare Yıllar'ı, Cemile'yi, Vukuat Var'ı, Eskici ve Oğulları'nı, Murtaza'yı, Bereketli Topraklar Üzerinde'yi, Gurbet Kuşları'nı, Bir Filiz Vardı'yu, Aziz Nesin'den Gol Kralı'nı, Zübük'ü, Şimdiki Çocuklar Harika'yı, Rıfat Ilgaz'dan Nerde O Eski Usturalar'ı? Hababam Sınıfı'nı, Talip Apaydın'dan Sarı Traktör'ü, Yarbükü'nü, Emmioğlu'nu, Mehmet Şeyda'dan Yaş Ağaç'ı, Necati Cumalı'dan Tütün Zamanı'nı, Samim Kocagöz'den Bir Çift Öküz'ü ayrıca Abdullah Ziya Kazanoğularını, Halide Edipleri, Esat Mahmut Karakurtları Refik Halitleri, Kerime Nadirleri, kimi klasikleri...okuduğumu da gösteriyor. Yazlar salt türkü çağırmıyorum fındık bahçelerinde, derelerde. Yanımda bunlardan biri de oluyor.
Bir de ilgi duyduğum konuyla, yazarla, ozanla...ilgili belge( kitap, gazete kesiği, dergi, dergi özel sayısı az da olsa kaset, plak...) biriktirerek o konuyu, o sanatçıyı iyice tanıma-öğrenme "huyu",alışkanlığı başlıyor bende. Bu huyun ileride yazacağım yazılarda bana kaynaklık edeceğini bilmiyorum daha...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık