• 24 Şubat 2017, Cuma 17:26
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

TİREBOLU'YU ÖZLEMEK
 1928'de yayımladıkları ortak yapıtla "Yedi Meşaleciler" adıyla adlandırılanların şi­ire emek verenleri 1933'te Varlık'ı çıkarmaya başladılar. İlk sayıda da dergiye ozanlar ürünleriyle, yayın sorumluluğuyla güç kattılar. Varlık giderek Yaşar Nabi Nayır'ın adıy­la anıldı. Onun oldu. Serpildi, gelişti, sürekliliğe erişti. Yaşar Nabi Nayır'ın yayınevine ad oydu. Dergide öyküleri, şiirleri, çevirileri, eleştirileri, denemeleri çıkanlar ilk yapıt­larına Varlık Yayınevinde kavuştular.
Servetifünun dergisinin bir zamanlar "en uzun süreli yazın dergisi" sanını da çoktan ele geçirdi Varlık. Dergi günümüzde de -eski Varlık olmasa da - sürdürüyor yayımını... Varlık Atatürk Döneminde, Cumhuriyet döneminde okul nitelikli tek dergi birçok yön­leriyle.
İlimizden Varlık'a ulaşan ozanımız az. Keşaplı, Giresunlu önemli ozanımız Bahtiyar Dayımoğlu gençlik şiirlerinden kimileriyle kendine yer buldu Varlık'ta...
Tirebolu'da 1923'te doğan 12 Mart 1988'de yitirdiğimiz, Marmara Üniversitesinde İktisadi ve Ticaret Bilimleri Fakültesinde Vergi Hukuku kürsüsünü kuran, ozan Zeki Kuruca belgeliğim beni yanıltmıyorsa Varlıkta en çok şiiri Çıkan Giresunlu.
Zeki Kuruca'nın şiirlerinin izini Varlık yıllıklarından sürmek de olası. 1972 Yıllığında güle çevirmiş 500. sayfayı Zeki Kuruca: "Bütün evlerde gül yetişir/Çalışma odalarında gül yetişir,/Oturma odalarında/Yatak odalarında/Her sabah gül yetişir,/Her akşam gül yetişir//Ne güzel ışık yakmışsın/Ne güzel duvarlarda,/Tavanlarda ne güzel/Bütün eşyalar gül oluyor,/Kalemler, defterler,/Kitaplar gül oluyor .//O, ıslak saçlarını tarıyor,/Tarıyor karanlıkta,/Karanlık gül oluyor karanlıkta./Evler gül bahçesi oluyor,/Evlerde perdeler o zaman/Gül oluyor karanlıkta" "Güle düşkünlük, eski evlerle gül ilişkisi gülle yaratılan güzellik, yaşama duygusu, somut imgelerle nesne ilişkisi yetenekli, üretken, yaratıcı ressam fırçalarıyla ne güzel dile gelmiş...
1974 yıllığının 4792 sayfası Zeki Kuruca'ya ayrılmış: "Biz bir mahalle dolusu çocuktuk/Gökte kuş sürüleri neyse biz oyduk/Bulutların üstündeki/Rüzgardık belki/Belki de duvarlara tırmanan sarmaşık/Yani çocuk neyse biz oyduk//Biz uyandığımız için doğardı/ Biz uyuduğumuz için batardı güneş/Çiçekti doğaya gülüşlerimiz/En büyük gerçekti düşlerimiz/Yüzlerimize göre gözlerimiz büyük/Gemilerimize göre yelkenlerimiz büyük//0 gece batardı/Kaptanını sevmediğimiz gemi/Yani herbirimiz bir koca kraldık/Sıcak ekmekler gibi ikiye bölerdik/Oyunlar arasında sevgimizi/Kalplerimiz sevgi denizi//Bir de baktık ki yitirmişiz o cenneti/Bozulmuş birden oyunlar/Merde o dağınık saçlı çoeuklar/Bir ma­salı böyle bitirmişiz/Bulamayız artık uçurtmamızı/Yeşil, beyaz, sarı, kırmızı."
Varlık yıllığında "İstanbul şiiri kuranlara" omuz vermiştir Zeki Kuruca: "Ana­dolu yakası daha Boğaziçi/Üsküdar, Kuzguncuk daha/Beylerbeyi, Çengelköy/ Anadolu yakasın- da/Her evde bir çocuk daha//Anadolu yakasında/Bülbüller daha bülbül/Güller daha gül/ Şarkılar akşamdan başlar/Sabaha olur sümbül//Yağmurlar başlayınca yağmaya/Daha ıslanır yaprak/Anadolu yakasında/Daha ıslanır toprak/Anılar iyi ıslanır daha//Yağmur1ar başlayınca yağmaya/lslanır eski evler ve çocuklar/Arnavut kaldırımlı sokaklaı/islanır yana yatmış çardaklar/Ve kayıklar devrilmiş sağa sola./Başka bir yağmur altında boğaziçi/Ay­dınlatır yeşil içinde geçmişi."
Kuruca ÇAĞSAL KOŞMA'yla yer alır 1976 Varlık yıllığında. 502. sayfa Kuruca'nındır: "Duvardan aldım çifteyi/Kaçırmak için emineyi/Yolun kestim karanlıkta/ Ardıma yedim tekmeyi//Aşk dediğin çağımızda/Çoğu zaman döğüşmektir/Zaman zaman sevişmektir/Yermiyorum kimseyi//Eminem de çakırdı/Kimsesizdi, fakirdi/İstedi düğün, dernek/Aramıza gurur girdi// Abbasoğlu söz uzatma/Her lafın bir destandır/Sevmiyorsun çoktandır/Ne kendini, ne kimse­yi"
Bir şiir daha geliyor yıllıktan, 1977'den: "BİR AŞK İZİ Bakıyorum yokum ben bu say­falarda/Oysa ki ben yazmıştım bu satırları/Bu şiiri ben yazmıştın/Bin yıl önce bu taşa// Ben yaşamıştım bu aşkı/Onunla başka bununla başka/0 bazen necla oluyordu/Bazen hanuşka/ Belki bin yıldan da eski/Beraber uzandığımız çimer/Kalkıp geri dönsek hemen/Bulabiliriz o çiçeği yerinde belki."
Zeki Kuruca uğraşısıyla ilgili makaleleri Cumhuriyet'te, Milliyet'te yayımlıyordu. Şiire 1940'lı yıllarda başlamıştı. Varlık yanında şiirleri Cemal Süreya'nın Papirüs'un da çıkmıştı. Şiirlerini bir kitapta toplamayı sürekli ertelemişti. Daktiloyla yazdığı şiirleri kitaplaşacağı yılı bekledi. Kuruca göremedi şiir kitabını. Toprağa karışalı yirmi yedi yıl olmuştu...
Tirebolu'nun, ilimizin önemli , değerli ozanı Zeki Kuruca. Okudukça Cahit Külebi'nin Tokat'a Doğru şiiriyle Şehriyar'ın Heyder Baha'ya Selam şiirini; anımsatan ÖZLEM'i oku" yalım Varlık dergisinin Ekim 1975, 817. sayısından: "Artık saklambaç oynadığımız sedat yok/Ağaçlara tırmandığımız vedat yok/Mahmut, temel, kemâl, ahmet/Doğduğum kasabada eski tat yok/Öyleyse neden özlüyorum Tirebolu'yu/Çatal çeşme, Selimağa suyu/Rüya1arında uçtuğumuz kanat yok/Yaşamak istiyorum ayni kor kuyu.//Bilmem denizler öyle mavi mi/Beni sa­bahları alıp götüren gemi/Unuttu mu yoksa Tirebolu'yu/Yoksa bilmiyor mu bendeki özle mi//Ya Kumyalının çeşitli balıkları/Mavi, beyaz, kırmızı kayıkları/Doldurur mu rüzgârları yelkenimi/Yorgun olduğum akşamlar://Gitsem ilk aşkıma raslayabilir miyim/Erikleri, kirazları taşlıyabilir miyim/Yitirdiğim o eski anıları/Çocukluğumun bahçelerinden toplayabilir miyim."

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık