• 01 Kasım 2019, Cuma 16:19
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

TEST ÖZENSİZLİKLERİ (2)

AYT Edebiyat. Yeni kurulmuş yayınevlerinden biri.

"Mühür gözlüm seni elden
Sakınırım kıskanırım
Uçan kuştan esen yelden
Sakınırım kıskanırım

"Günümüz ozanlarından Neşet Ertaş'ın dizelerinden hareketle..." Böyle başlıyor soru kökü. Dizeler Neşet Ertaş'ın mı? Hayır... 1902 Sivas Şarkışla doğumlu Aşık Ali İzzet Öz­kan'ın. Dizeleri türkü olarak Neşet Ertaş yaygınlaştırsa da gerçek, doğru değişir mi? Yazan kim? Ali İzzet. Dizeler onun... Tapşırma dörtlüğünü yazayım:

Al'İzzet'i ancalardan
Elindeki koncalardan
Yerdeki karıncalardan
Sakınırım kıskanırım

Başka bir "Soru Bankası"ndan: Burhan Felek'le ilgili bilgi verilmiş soru kökünde. Bir iki yapıt örneklenmiş. Birinin adı: Vatandaş Efendi... Az çok tutturmuş ama doğrusu "Vatandaş Ahmet Efendi" olacak. 1970'lerde okumuştum. Erinmesem bulurum kitaplığımda...
Bu soru bankasında roman özetlerine dayalı test soruları da var. Birinde Kemal Tahir'in Kurt Kanunu' romanından yola çıkılacak olmuş; "Kemal Tahir, Kurt Kanunu romanında İstanbul'daki çete çatışmalarını anlatmıştır."  tümcesiyle balta taşa vurulmuş. Soruyu düzenle­yen daldaşın Kurt Kanunu'nu bırakın okumayı gördüğünü bile sanmıyorum.
"Kurt Kanunu, Kemal Tahir'in yayımlanan on ikinci romanıdır. Kemal Tahir Kurt Kanu­nu'nda 'İzmir suikastı' gibi son derece buhranlı bir devrenin, gerçekten büyük tehlike­ler içinde kıstırılmış insanların dramını anlatmaktadır."
Alıntı Kurt Kanunu'ndan. Arka kapak yazısının girişi. Birinci basım, Temmuz 1969, Bilgi Yayınevi...
Bir de, bir de türkü yanlışı. Test özensizliği, dil özensizliği:

Karakaş gözlerin elmas
Bu güzellik sende de kalmaz
Pişman olun kimseler almaz
Annene bak gör halini

Bu dörtlük "Konu Anlatımlı AYT Edebiyat'ta türküyle ilgili bilgi verilirken aktarılmış. "Niğde yöresinden derlenen bir türkü" nitelemesiyle. Yapıtı düzenleyen, konuyla ilgili bilgi veren daldaş "Niğde"yi tutturmuş. Ama...
Türkü ortaklaşa (anonim) ürün olsaydı sözümüz olmazdı. Ortaklaşa değil. Ozan ürünü. Niğdeli Ali Ercan'ın 1960'larda radyolarda, plaklarda duyulan, çok da sevilen türkülerin­den biri.
O yıllarda Neşet Ertaş, Ali Ekberçiçek, Mahmut Erdal, Hacı Taşan türküleri yanında bu türküyü de Deliklitaş başlarında, Dikme'de taşın üstünde, Melibahçesinde salıncak gibi işleviyle de işimize yarıyan üzüm teveğinde, Oyrak'ta Yusuf'un Değirmeni'nin karşısında söylediğimi anımsadım dörtlüğü görünce.
Türkünün yedi sekiz dörtlüğü vardı sanırım. Yukarıdaki 'ilk dörtlük dışında anımsadık­larım:

Gel güzelim beni beni yakma
Seni seven kalbi yıkma
Allah dahi kalbi yıkmaz
Öldürücü gözle bakma

Türkünün kavuştağıydı bu. Sonrası:

Ne gecem ne gündüzüm belli
Yaşım oldu kırk dokuz elli
Bağrım yanık gözlerim nemli
Yalan dünya yaktın beni

Ercan söyler hakiki sözü
Geçti bahar getirdik yazı
Bir gün ölür o zalimin kızı
Annene bak gör halini

Ali Ercan'ın kendi çaldığı söylediği çok türküsü vardı. Şiir, türkü yapıtları da ya­yımlamıştı. "Adaletin Bu mu Dünyayı" da çok söylerdi sazıyla etkili sesiyle. Son yıllar­da unutuldu Ali Ercan. Onun sesiyle ara sıra, "ilahiler yayımlayan" televizyonlarda karşılaşıyorum. Türkülerini az çok değiştirerek "ilahileştirmiş"... Bana öyle geldi. Yanılmış olabilirim...
Bu tür özensizlikler, yanlışlar nasıl oluyor? Yazarın, ozanın, sanatçının yapıtını "Kaynak" olarak almıyorlar, okumuyorlar, incelemiyorlar, dinlemiyorlar. Kimbilir kaçıncı elden genelağa düşmüş kimin aktardığı belli olmayan yazıları kaynak alıyorlar. Başka nasıl olabilir bu denli özensizlik?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Fahri Günay    Sayın Hocam Birde Ali Ercan`ın Zeynebim türküsü vardı Fahri Günay Sayın Hocam Birde Ali Ercan`ın Zeynebim türküsü vardı 01.11.2019 19:37

.

yukarı çık