• 09 Şubat 2018, Cuma 16:05
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

SONRASI
 Yaşar Nabi Nayır, Şubat 1957'de kısa bir süre önce sonsuzluğa giden Cahit Sıtkı Tarancı için bir kitap yayımlar: Sonrası.
Tarancı sağken yayımlanan üç yapıta girmeyen şiirleri içerir Sonrası. Yapıttaki şiir­lerin çoğu dergilerde, gazetelerde kalanlardır. Bunların dağınık kalmasına gönlü elverme­yen Yaşar Nabi Nayır, Tarancı'nın ailesinin olurunu alarak oluşturur Sonrası'nı.
Sonrası'nda Tarancı'nın dilimize çevirdiği şiirlere de yer verilmiş. Yapıtın son bölümünü "Ardından Yazılanlar" oluşturuyor. Ataç, Karaosmanoğlu, Hisar, Siyavuşgil, Körük­çü, Aksal, Güvemli, Taner, Eyuboğlu, Nayır, Necatigil, Akbal, Kansu, Yücel, Güvemli, Makal, Köksal, Arısoy, Gürcan, Erkmenoğlu yazılarıyla yer alıyor bu bölümde.
Cumhuriyet'in ilk yıllarından beri bu tür yapıtlar yayımlanırdı ozan, yazar öldüğünde. Kimileri önceki yapıtları tamamlardı, kimileri yaşamöyküsü özelliği taşırdı. Günümüzde bu tür yapıtların iyice azaldığına üzülerek tanığız...
Sonrası'ndan bir şiir:
"BEN ÖLECEK ADAM DEGİLM
Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.
Alıştım bir kere gökyüzüne;
Dunca yıllık yoldaşımdır bulutlar,
Sıkılırım,
Kuşlar cıvıldamasa dallarında,
Yemişlerine doymadığım ağaçların.

Yağmur mu yağıyor,
Güneş mi var,
Farketmeliyim
Baktığım pencereden.
Deniz görünmeli çıksam balkona.
Tamamlamalı manzarayı
Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar.
Ekmekten olamam doğru­su,
Nimet bildiğim;
Sudan geçemem,
Tuzludur teneffüs ettiğim hava.
Ya nasıl dururum olduğum yerde,
Öyle upuzun yatmış,
İki elim yanıma getirilmiş,
Hareketsiz,
Sükuta ramolmuş;
Sanki devrilmiş bir heykel?
Ellerim ne der sonra bana?
Utanmaz mıyım ayaklarımdan?
Soğumuş kalbime ne cevap veririm?
Kalkmalıyım,
Dolaşmalıyım,
Sokaklarda, parklarda.
El sallamalıyım,
Giden trenlere,
Kalkan vapurlara.
Sonrası'ndan sekiz yıl önce yayımlanır Rüzgar. Varlık'ta. Yaşar Nabi Nayır'ın yayınevinde. Cahit Külebi'nin ikinci yapıtıdır: 40 yapraktır. 27 şiir vardır içinde. üstelik son şiir "Son" başlığını taşır. Ozan tutamayacağı bir söz vermiştir kendine, bunu duyu­rur son dörtlükte:
"Uykusuz gecelerimi başıboş atlar gibi
Salıverdim ama ne çıkarl
Şiir beklemeyin gayrı benden
Ey dünyadan gelip geçecek dostları
İyi, çok iyi olmuştur Külebi'nin sözünden dönmesi... Şiir tarlalarımıza bengisulu ge­lincikler armağan etmiştir.
Cahit Külebi'nin yazdıklarını doyamam okumaya. Yapıta adını veren ilk şiir:
"Şimdi bir rüzgar geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Nerelerde gezmiş tozmuş
Öğrenemedin

Besbelli denizden çıkıp
Kıyılar boyunca gitmiştir,
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.

Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
Bulutları koyun gibi gütmüştür,
Okşayıp otları yaylalarda
Büyütmüştür.

Köylere de uğradıysa eğer Islak, karanlık odalarda beşik sallamıştır,
Güneş altında çalışanlara
İmdat eylemiştir.
Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,
Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,
Kıraç­larda mavi dikenler...
Toz toprak gözlerine gitmiştir .
Şehirlere de uğramış ki yanım­dan geçti,
Haşhaş çiçeğine benzeyen kızlar görmüştür,
Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
Alıp gitmiştir.

Şimdi bir rüzgar geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Soraydım söylerdi herhalde
Soramadım."

Sonrası'yla Rüzgar komşuydu. Onlara yakın duran kapağında karanın egemenliğini orta­da bozguna uğratan gülüyle Türkiye Türkçesinde Ağıtlar var. Prof. Dr. Şükrü Elçin'in. Kül­tür Bakanlığı yayını, 1990...
Akdağmadeni'nden bir ağıt:

"Hastane önünde incir ağacı
Doktor bulamadı bana ilacı
Baştabip geliyor zehirden acı
Garip kaldım yüreğime dert oldu
Ellerin vatanı bana yurt oldu

Mezarımı kazın bayıra düze
Yönümü çevirin sıladan yüze
Benden selam söylen sevdiğimize
Başma koysun kareler bağlasın
Gurbet elde kaldım diye ağlasın..."

“Türkü" defterimde (1969)da var. Radyodan yazmışımdır... Oyraklarda, Dikmelerde, Deliklitaş başlarında, Melibahçesi'nde gaşta, demir elmasının dibinde, çakaleriğinin altında kaç kez söylemişimdir...
Ahmet Özer aracılığıyla yayıncısı İ. Gündağ Kayaoğlu'ndan edindiğim, çoğunu Görele'deki şiirseverlere verdiğim acının Uçları'ndan İlhan Demiraslan şiiriyle bitirelim:
"COĞRAFYA
Enlemi bir olsa boylamı başka
Bilindiği gibi değil ki huyun

Unutsa da keşke coğrafyaları
Uzak ağrıları dursa diyorum

Ne zaman uyuşa gözleri deniz
Ne zaman uyansa kirpikleri kum

Bize kısmet gurbet elde verildi
Doğduğum ellere dönemiyorum"

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık