• 10 Şubat 2017, Cuma 16:03
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

SIRRI ÖZTÜRK ÜSTÜNE (5)
İstanbul'a gitmesi, halk müziği ortamlarına girmesi, buralarda birikimlerini, yeteneğini sergilemesi dahası “Radyodan Türkiye'ye seslenmesi” Sırrı Öztürk'e yeni olanaklar sunar: 
Araştırmacılar işin ileriki yıllarda belge olacak plaklar bu yılların ürünüdür.
Görele,Tirebolu, Espiye, Giresun, Eynesil, Beşikdüzü,T onya, Trabzon... yörelerinde duyulan adı Kulaksız'da, Sarıyer'de, Beykoz'da, Çayırbaşı'nda... pekişmiş “radyo.plak" olanaklarıyla türkünün, kemençenin, halk müziğinin dinleyicilerine yurt düzeyinde ulaşmıştır.
1975'te açılan İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarına 1976'da çağrılı. 2003'e, emekli olduğu yıla dek birikimlerini burada aktarır öğrencilerine. Burada yıllar içinde Şenel Önaldı, Ömer Akpınar, Esat Kabaklı, Adnan Ataman, Mehmet Özbek, Nida Tüfekçi, Neriman Altındağ, Ali Ekberçiçek, Turan Engin... gibi alanında özgün özellikleri olan çok değerli adlarla tanışır. Onların bulunduğu ortamlarda bulunur. Görele'den, askerlikte bandodan alındıklarıyla bu değerli adların söyleşilerinden, sunumlarından aldıklarını kaynaştırır; müzik etkinin gelişir, çeşitlenir. Böy1ece "Kemençeci Sırrı Öztürk" olmada önemli dönemeçler sağlıklı biçimde dönülür...
Çağrılar, düğünler, şenlikler iletişimine yurt dışları da eklenir. Görele kemençesini ABD, Almanya, Fransa, İtalya, Macaristan, Lüksemburg... gibi Ülkelere taşır. 
Buralarda tanıştıklarından da kendini geliştirecek tümceler devşirir; o öğrenmeye, birikimini geliştirmeye, paylaşıma açıktır...
Sırrı Ağabey'in anlatımıyla “Japon Öğrenci bile" yetiştirmiş, ona horanımızı, karşılamamızı... öğretmiştir.
TRT'de “kadrolu" olarak çalan Mehmet Maksutoğlu, Mustafa Naci Keskin, Mehmet Çıracı üstünde emeği olduğunu bir söyleşimizde anlatmıştı.
Gençlerden kimi beğendiğini sorduğumda da "Mehmet Gündoğdu" demişti...
Sırrı Öztürk türkü derlemecileri için önemli bir kaynaktı. İbrahim Can ondan Fındık Toplayan Gelin'i, Mehmet Çıracı Görele Sallama Havası'nı, Görele Kadınlar Horanı'nı, Görele Kızlar Horanı'nı derlemişti.
Doç. Dr. Abdullah Akat Kemençe Gaydası, Maya (Uzun Hava, Ağasar Horan Havası, Tengu Horan Havası, Gelin Ağlatma Havası, Atışma (Katip Şadi-Sırrı Öztürk) gibi yaratıları 
Sırrı Öztürk'ten derleyerek notalamıştı.
Bizim belgeliğimizde de Sırrı Ağabey'den derlenen örnekler var.
Sırrı Öztürk doğduğu topraklara, İnsanlarımıza çok bağlıydı. Onların karşısına çıkmaktan, onlara çalmaktan, onları oynatmaktan büyük mutluluk duyardı. Bu anlayışla Görele'de beş altı yıl art arda yapılan "Kemençe, Horan Günleri'ne" seve seve geldi.
Konakdüzü'nde yürekten çalarak bizleri de mutlu etti. Bu dinletilerde Görele kemençe, horan geleneğinin dışına hiç çıkmadı. Ali Kam, Tuzcuoğlu, Karaman, Haceli, Durkaya, Picoğlu... adlarını övünerek andı.
Tuzcuoğlu'nu, Sıksara'yı, Hasbal'ı, Hamzabaş'ı, Beyoğlu'nu, Dutdibi'ni, Cezayir'i, Gelin Ağlatma'yı, Görele İnce Oyunu, Giresun Karşılaması'nı... özellikle çaldı... Bu güç yolda adım atmaya başlayan gençlere Örnek, eğitimci oldu. Bunların Özelliğini, değerini bilenlere de kemençesini, sesini "kayıt" olanağı sağladı...
Çoğu sanatçıda olduğu gibi "iyi günlerde" "adından yararlananların" "güç, sayrılı günlerde" ortalıkta görünmediğini de gördü...
1930'lu yıllarda doğan Göreleli kemençecilerin önemli adı Sırrı Öztürk'ü İbrahim Can'ın derlediği FINDIK TOPLAYAN GELİN'le uğurlayalım:

Fındık dalda tekleme (anam)
Yar yollarım bekleme
Gidiyorum buradan (anam)
Gelir diye bekleme
Oy Giresun Giresun(anam)
Üstün bi açuk gene
Ne oldu sana yavrun da
Keyfin bi gaçuk gene
Oy Bulancak Bulancak (anam)
Bu iş nasıl olacak 
Bu bizim kavuşmamız (anam)
Kıyamete kalacak

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık