• 20 Ocak 2017, Cuma 15:33
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

SIRRI ÖZTÜRK ÜSTÜNE (2)
 Görele kemençesinde 1930'lu yıllarda doğan önemli, özellikli bir kuşak var. Sanat­ta, yazında değerleri iki sayı arasına sıkıştırmanın doğru olmadığını bildiğim için verdiğim yılları 1930'un bir iki yıl altına 1940'ın bir iki yıl üstüne çıkarmak da olası.
Bu yıllarda doğanların içinde seslerin, tellerin, önemli adların ardına düşenler­den nicelikçe, nitelikçe ata armağanı kemençede özgünlüğe ulaşan adlar var; Ahmet Ala, Nazmi Özdemir, Sabri Özdemir, Mehmet Sırrı Öztürk, Katip Şadi, Sami Günay, Esat Somuncu, Ahmet Caba, Şenel Dandin...
Bunların ortak özelliği Karaman, Burkaya, Haceli gibi gelenek oluşturmuş, türkü­ler yakmış, kendine özgü parmak, yay, duyuş, yaratış güzelliklerine ulaşmış değerleri, Picoğlu Osman söylencelerini, türkülerini çoğunca yüz yüze kimilerinde de plaklar ara­cılığıyla içselleştirerek yeteneklerine, ilgilerine ivme kazandırmış olmalarıdır.
Çocukluk, ilk gençlik yılları birbirine benzese de ileriki yıllarda bunların tek tek yaşam kavgası içinde yolları ayrılacak Görele'den uzak iklimlerde hiç umulmadık adlarla yan yana gelecekler, çalacaklar söyleyecekler, eğlenecekler Görele geleneğin­den aldıklarını yaşam içinde çeşitli iletişimlerle oluşturdukları kültürle, birikim­le kaynaştırarak aranan, dinlenen, örnek alınan... ad olacaklardır.
28 Aralık'ta Görele'de, doğduğu toprakta Kemikli'de (Hürriyet Mahallesi'nde) toprağa, verdiğimiz Sırrı Öztürk bu kuşağın önemli adlarındandı.
1938 doğumluydu Mehmet Sırrı Öztürk. Mehmet'le Hidayet'in oğluydu. Kendisi gibi kardeşi de düşecektir kemençenin ardına. Onun doğduğu yıllar Görele'de kemençenin, düğünün, davulun zurnanın, bağlamanın, düdü­ğün, horanın "nara attığı" yıllardır. Osmanlı çöküşünün Kurtuluş Savaşı'yla, Cumhuriyet devrimleriyle, yurtseverlik, güven duygularıyla Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnö­nü, Fevzi Çakmak...sevgileriyle, bağlılıklarıyla... yoğrulduğu yıllardır. Mustafa Ke­mal Atatürk'ün yönlendirmesiyle kül türümüzün, yaratıcılığımızın halkbilim ilkeleriy­le derlenmeye başlandığı yıllardır. Mehmet Sırrı Öztürk doğmadan önce Görele, Gire­sun, Trabzon... iki kez elden geçirilecektir. Halkevleri etkinlikleri, Kurban, Şeker Bay­ramlarına kardaş Cumhuriyet Bayramları'nın çocukların, gençlerin, yaşlıların anıları­nı her yıl varsıllaştıracağı yıllardır.
Karaman'ın düğünlerde, bayramlarda, konaklarda, gelinçilerde Tuzcuoğlu'nu, Şırıp Şırıp'ı, Kıtırik'i, Hasbalı, Kolbastı'yı çalıp oynattığı yıllardır. Haceli'nin adıyla öz­deşleşen Gelin Ağlatma'larla kilitli kapıları açtırdığı yıllardır. Piçoğlu'nun Kahya'yı, Tamzara'yı, Eşref'i eşsiz sesiyle kemençesiyle göklere saldığı yıllardır. Durkaya­’nın kendine özgü çalışıyla horan oynattığı, yaratıcısı, birinci kişisi kendisi olan öyküleri çalıp söyleyerek anlattığı yıllardır. Ömercen'in, Hallu'nun, Gavecu Ömer'in, Sabri'nin, Halil'in, Tongu İbram'ın... "akıl almaz horanlarıyla" düğünleri, bayramları iple çekilen günlere dönüştürdüğü, Muhtar önderliğinde uzak köylerden birine düğüne giden Çürükeynesillilerin köy alanındaki büyük horanla karşılıştıklarında, horanın kemençecisi Picoğlu Osman'ın horandakilere, "Arkadaşlar, Çürükeynesililer geldi, siz horanı bırakın da onlar oynasın... Siz de seyredin. Ben de çalduğum kemençenin tadına varayım..." dediği yıllardır.
Sırrı Öztürk'ün kemençeye başladığı yılların böyledir genel görünümü. Bu görünüm Sırrı Öztürk kuşağının yetişmesinde etkilidir.
Sırrı Öztürk söyleşilerinin çoğunda 1944'te, altı yaşında kemençeye başladığını belirtir. Picoğlu Osman üstüne ilk araştırmayı yapan Daylılı, araştırmacı, mühendis Şadi Cındık'a göre Sırrı Öztürk'ün üvey halası ünlü kemençecinin üçüncü eşi oldu­ğundan halasıyla Daylı'ya Picoğlu'nun evine gidip gelmeleri onu kemençeye yönelt­miştir.
Bu yönelişte babasının, anasının kemençe sevgisi de önemlidir. Böylece çoğu kemençecinin öyküsünde, çalgıcının öyküsünde babadan, anadan gizli gizli çalışlar var­ken Sırrı Öztürk evdeki büyüklerinin desteğiyle özgür ortamda parmak vurmaya, yay atmaya, türkü çağırmaya başlar.
Sırrı Öztürk'ün etkilendiği, örneklendiği Picoğlu Osman'ın kemençe sesleri, tür­küleri, plakları kulağında, belleğinde duracaktır Aralık 2016'nın sonlarına dek.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık