• 05 Ocak 2014, Pazar 9:51
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

"SEYRANİ GAFİLİN AHMAKLIĞI"
 Kimi yapıtlar vardır, okunur, bitmiştir görevi onun. Uykuya yatırılır çok dünyalı kitaplığın arka raflarında. Belleklerde küçük izler bıraksa da bunlar unutulur çoğunca.Yıllar yılı beklerler sessizce, sayfalarını karıştıracak bir şaşırtıyı.
Kimi yapıtlar da çeşitli özellikleriyle devingen bir yaşam sürer kitaplıklarda. İlk okuma ardından yıllar içinde sık sık alınır ellere;beyni, yüreği havalandırmak, olan bitenleri unutmamak için.
Sık sık baş vurduğum olur bu tür yapıtlara. “Çiviler ağzına batmaz mı senin?” tümcesinin çekiciliğiyle "Eskici"yi,"Gurbet Hikayeleri'ni"; “Sait" için "Gol Kralı"nı, "Kodin" için Panait Istrati'yi, "Anna-Ançak" için "Ve Durgun Akardı Don"u, Kabak Hafız" için "Vukuat Var "ı - "Hanım'ın Çiftliği'”ni,"Cemile" için,"Duyşen" için "Aytmatov"u, "Raskalnikov” için “Suç ve Ceza”yı, "İnci"den, Fareler ve İnsanlar"dan yola çıkarak "Steinbeck"i, “Çanlar Kimin İçin Çalıyor?"dan yola çıkarak "Hemingway"ı, "Marten Eden"den yola çıkarak "London"u... yeniden raftan indirdiğim çok olmuştur.
Kimilerde de bir olay, bir anı, bir anma yol açar bu tür yapıtların ele alınmasına. 19 Mayıslarda "Kutsal İsyan","Tek Adam","Doludizgin","Anadolu İhtilali","Ateş Yılları"..coşkuyla sığınılarak elden geçirilir.Anadolu'daki altı yüz yıllık düzensizlik söz konusu olduğunda “Türk Halk Hareketlerini” açarım.Yavuz'la Şah İsmail'in "ağlatısını" anımsasam "Yavuz Sultan Selim Ağlıyor"la Şah İsmail"e göz atarım.Bir yerel sözcüğün izini sürmek istesem on üç ciltlik "Derleme Sözlüğü"yle Kaşgarlı'nın “Divanı Lugat-it Türk"üne sorarım...
I7 Aralık'tan sonra da öğretmenim oldu Prof.Dr.Ahmet Mumcu. TARİH İÇİNDE GENEL GELİŞİMİYLE OSMANLI DEVLETİNDE RÜŞVET(Özellikle Adli rüşvet) adlı bilimsel tarih yapıtıyla.
Yıllar önce okumuşum, çok sayıda tümcenin altını çizerek bu yapıtı. Bir haftada yeniden okudum. Binlerce yerli yabancı belgeye dayanan yapıtta rüşvetin insan-toplum pisiko-lojik-tarihsel boyutu anlatılıyor.
Hint'te, İran'da, Çin'de, Mezopatamya'da, Filistin'de, Anadolu'da, Yunanistan'da, Roma'da konunun açılımı sunuluyor. Ortaçağda Germen, Kilise hukukunda rüşvet belgeleniyor. Sonra İslam'ın ilk dönemleri, Dört Halife Dönemi, Emeviler, Abbasiler ele alınıyor. İslam'dan önceki Türk devletleri, Çin, Orta Asya, Moğollar sonra Selçuklular, Memluklular, Bizans konuyla bağlantılı anlatılıyor. Bu bölüm 85 sayfa.
Geri kalan 300 sayfa(büyük boy) Osmanlı Devleti'ne ayrılmış.
15.yüzyıldan sonra bu işlerin iyice yaygınlaştığı belgelenmiş. Gazi Giray bu yüzyılda konuyu dizelere yansıtmış:"Ehl-i İslam illerin küffar garet eyledi/Ey hüda na-teresler siz rüşvet alın oturun"
Kimi yöneticiliklerin, kadılıkların..."ücretle" elde edilmesi yozlaşmış da yozlaşmış. Kanuni, Sokullu...dönemleri sonrası iyice artmış. Hem de "rüşvete, yolsuzluğu" karşı savaşım verildiği yıllarda.
Fuzuli'nin "Selam virdüm, rüşvet deyildür deyu almadılar." tümcesi bu yılların, divan şiirinin tartışmasız en büyük ozanınca bir mektup girişiyle belgelenmesi.
Özellikle Tanzimat dönemine dek atamalar için ödenen yüklü "pişkeş","rüşvet" bunu verenin de borçlanmasına yol açmaktaydı. Böylece Rum ve Ermeni bankerlere borçlanılırdı (sh.116). Onların da bu alışverişte aracıya dönüşmesi gerçekleşirdi.
Düzen işleyişi şöyleydi: "Hükümdar devlet hizmetlerine gelir tahsis eder (Batı Ortaçağı da aynı özellikte). Hükümdar hizmetlisine para ödemez. Hizmetli yaptığı iş karşılığı tarifesine göre harç, ücret alır. Bu paranın bir bölümünü devlete verir. Gerisi kendisinde kalır. Osmanlı Devletinde makam almak için caize ya da pişkeş almak yasaldı. Bu da giderek rüşvete dönüşüyordu."
Yapıtın sonunda konuyla ilgili belgeler de sunulmuş. Şarki Karahisar'la ilgili de üç belge var.
Özellikle 18.yüzyılda Dertli'nin, Seyrani'nin yazdıkları konuyu şiirimize taşıyarak ölümsüzleştirir: "Abdest alsan aldın demez/Namaz kılsan kıldın demez/Kadı gibi haram yemez/Şeytan bunun neresinde"…"Mahkeme meclisi icat olduğu/Çeşme-i rüşvetin akmaklığından/Kaza bela ile alem dolduğu/Kazların kadıya uçmaklığından"…"Rüşvet ile yazar hakim hücceti/Hüccet ile alır kadı rüşveti/Halk bilmiyor dini, şeri, sünneti/Bozuldu sikkenin tuncuna kaldık"...Dünyadan ahrete gidip gelmemek/ Olmasa iktiza eder ölmemek/ Balık baştan kokar bunu bilmemek/Seyranı gafilin ahmaklığından"

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık