• 15 Aralık 2017, Cuma 15:41
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

SAMİ GÜNAY ÜSTÜNE (4)
 1964'e dek Görele'de, Görele dışında kuşaktaş kemençeci arkadaşlarıyla ortak düğün­lerin kemençecileri olurlar. Düğün evlerinde çalarlar, söylerler, oynarlar, oynatırlar; ortaya çıkarlar, takı toplarlar, atalık horanındadırlar, sevinmelik alırlar... Konak eğlen­celerinde ışıtırlar, telle yayı, türküyü, gazeli, uzun havayı buluştururlar...
Çürükeynesil'in on gotluk tarlalarında kemençesiyle, türküleriyle ekin de kazdırır Sami Günay...
Aile sorumluluğu çok gelişir. Babadır. Sakibe (1961)'nin, Ulvi (1963)'nin gelecekleri düşünülür...
1964'te "işçi" olarak Almanya'dadır. "Alamanyacılara" katılmıştır. Çabuk uyum sağlayan, öğretileni ivedice kavrayan kişiliğiyle iş yaşamına, Almanya yaşamına alışır...
Kemençeleri yanındadır. Bulduğu ortamlarda kemençesini, türkülerini bağlamaya, davula zurnaya kardeş kılar...
Trabzon yöresinin kemençecileriyle, davulcularıyla, zurnacılarıyla geceler boyu çal­dıkları, söyledikleri, söyleştikleri, yurt özlemini türkülere seslere vurdukları çok olur. Bu onlar için sanatçılıklarını birbirine aktarma, çalgıda ulaştıkları düzeyi geliştirme olanağıdır. Birbirlerinden beslenirler. Bu yeme, içme, çalma, söyleme buluşmalarında Karaman biçeminin önemli adı Sami Günay, Çürükeynesil kemençesini arkadaşlarının beğenisine su­nar... Etkiler arkadaşlarını... Öyle etkiler ki Trabzonlu önemli sanatçı Necati Cinel öle­ne dek özellikle Tuzcuoğlu'nu Sami Günay arkadaşının çaldığı kemençeye oynar...
Trabzon yöresinin önemli davulcusu Osman Afyon'la çalarlar, söylerler. Kaynaşırlar.
Sami Ağabey davul dinleyecekse Osman Afyon'u dinler; Osman Afyon kemençe dinleyecekse Sami Günay Ağabeyi'ni dinler... Sami Ağabey oğlu Sabri (1971)'nin Görele Uğur Mumcu Sosyal Tesislerindeki düğününe onca davulcu içinde Osman Afyon'u çağırır...
Çürükeynesil'den Osman Kaptanoğlu Ağabey de tutar Almanya'nın yolunu... başkaları gibi. Osman Ağabey başkaları değildir... Köyümüzde bahçelerde koyun yayarken bağlama çala­rak yanık sesiyle söylediği türküleri de götürmüştür Almanya'ya...
Buluşma ortamları yaratılır; gidilir, gelinir... Kemençe... bağlama... Türküler... Türküler, yurdumuzun dört yanından türküler... Yozgat'tan, Kırşehirden, Malatya'dan, Urfa'dan, Erzin­can'dan, Erzurum 'dan, Giresun'dan, Görele'den, Ordu'dan, Samsun'dan... Ta İstanbul'lardan ge­tirilmiş gazeller...
Dostlarla, arkadaşlarla çoğunca aile ortamındaki "meşk"ler... Sami Günay'ın kemençesine öteki yörelerimizin türkülerini de düşürür...Çaldığı, söylediği, dinlediği için mut­ludur...
Görele'den bölgemize yayılan kemençeyi birlikte, iç içe yaşama günlerinde bizden öğ­renen Rumların oğulları, torunları da "mübadele" sonrası Yunanistanlı olarak Almanya'da işçidirler... Kemençe çalanlar da vardır içlerinde... Kimilerinin Sami Günay'la tanıştık­ları, kemençe ortamında çaldıkları olur... Onlar da Görele, Çürükeynesil kemençesinin ne denli ulaşılmaz olduğunu alkışlayarak anlarlar...
Görele doğumlu Sakibe'yle, Ulvi'ye Almanya'da üç kardeş gelir. Lütfi, Lütfan ikizdirler, 1966'da doğarlar. Sabri de 1971'de...
Ulvi babasından etkilenir... Kemençe, keman çalır... Lütfi'nin de sesi güzeldir.. Baba­sının çaldığı kemençeye, ağabeyinin çaldığı kemençeye, kemana türküler, şarkılar söyler..
Görele Çürükeynesil'de 1960 sonrasında doğanlardan kemençeye yönelenlerin Sami Günay'dan etkilendikleri gerçektir. Sami Günay'ın ağabeyi Ahmet Günay'ın oğulları Mehmet Günay, Canay Günay amcaları Sami Ağabey'den kemençeyle ilgili çok yöntem öğrenmişler­dir.! kişi de kemençe geleneğinde yer alarak düğünlerde, izlencelerde... çalmaktadır.
Yalnız kemençe, çalgı değil çalışan, yeteneğini geliştiren, sanat uğraşı verenlerin Sami Günay'dan Öğrenecekleri vardır: İşini, kemençeyi çok severdi...
Çok çalışırdı... Bir günün en az üç saatinde kemençesiyle başbaşaydı... Sürekli araştırırdı, arardı, yeni sesler, yöntemler, türküler yolundaydı... Sürekli iyilerin, en olgunların ardındaydı. Yan­lışı, bayağılığı, sıradanlığı bağışlamazdı. Uğraştığında kötü sonuç. Çıkmışsa onu siler, kaldırıp atar, yenisini başlardı...
Söylerken de, çalarken de, dinlerken de çok titizdi...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık