• 24 Kasım 2017, Cuma 15:36
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

SAMİ GÜNAY ÜSTÜNE (1)
 Almanya'da sayrılarevinde yaşamını yitiren 11 Kasım 2017'de Görele Cumhuriyet Alanı'nda yapılan törenin ardından Sağlık köyünde toprağa verilen Sami Günay 1950'li yıllarda kemençeye başlayan kuşağın önemli sanatçılarındandı.
Cumartesi olmasına karşın yoğun bir topluluk vardı Hasan Ağa Cami'si çevresinde. Yakınları, arkadaşları, dostları, yaştaşları, köylüleri, birlikte yiyip içtikleri, onun kemençesiyle coşanlar, onun kemençesine türkü söyleyenler, onun kemençesinden etkilenerek kemençeye başlayanlar, onun kemençesiyle horan oynayanlar, onun kemençesiyle gelin güvey olanlar... Göreleliler, komşu ilçelerden gelenler, Almanya'dan gelenler, Tamdare'den, Ankaradan gelenler... İkindi namazı sonrası kıldıkları cenaze namazı ardından Sami Günay'ı Cumhuriyet Alanı'na getirdiler.
Görele Belediyesinin düzenlediği törende Belediye Başkanı Tolga Erener, Hayrettin Günay; sanatçının yaşam öyküsüyle kemençedeki yerini saptayan konuşma yaptılar. Saat 16'da yola çıkılarak Sağlık köyüne varıldı. Sami Ağabey; babasının, anasının kardeşle­rinin yanında toprağa verildi...
Sami Günay Çürükeynesilliydi (Sağlık köyü). Büyük büyük dedelerin torunlarıydık. Büyük dedelerimiz kardeşti.
Sami Günay'ın yetişmesinde köyü Çürükeynesil; yaşam biçimiyle, kökeniyle, insan kişili­ğiyle, sanat yaratıcılığına yatkınlığıyla... önemli yer tutar.
1940 doğumlu (sonradan 1938) Sami Ağabey'in çocukluk yılları İkinci Paylaşım Savaşı'nın Görele köylerine yansıyan olumsuzluklarıyla geçti. Köyün en eski, en geniş ailesindendi (Amaduları... Günaylar, Yaylalar, Günaydınlar). Ekip biçilecek; meyveler, sebzeler üre­tilecek toprak sıkıntıları yoktu. Toprak üretimi yanında hayvancılık başka geçim kayna­ğıydı.
Kimilerde gaz, tuz, ekmek sıkıntısı köylerin ortak sorunlarıydı. Baba Selami, ana Pem­be Günay sıkıntılı yılları atlatmak; çocukları Ayşe, Mehmet, Mustafa, Fatma, Ahmet, Sami, Hüseyin Günayların yaşama tutunmaları için tarla, bahçe, hayvancılık işlerinde çalışkan­dılar... Köydeki çoğu babalar, analar gibi yaylacılıkları da vardı. Başlıbaşma bir Çepni kültürünü, yaylacılığı Selami Günaylar da tam tamına yaşıyorlardı. İneklerini, danalarını, koyunlarını, kuzularını, atlarını, katırlarını; yüklerini, denklerini toplayarak Çürükeynesil’den yola vurulur, düşünler verilerek üç günde Topucak'a, Garaşıh'a çıkılırdı. Selami Günay'a dededen aktarılan bu yaşam biçimi şimdi onun önderliğinde Sami Günay'a, kardeşle­re de doğal yaşam içinde öğretiliyordu... Gün gelecek Sami Günay şimdi güçlükle tırman­dığı yokuşlarda yavaş yavaş ustalaşan parmaklarıyla tellere egemen olacak, yay atma be­cerisine erişecek, kesme türküler yanında yanık türküler de salacaktı çamlara, doruklara... Kimi düşün gecelerinde iliklerine işleyen soğukta zar zor uyuduğu düzlüklerde kıvrak horan basışlarıyla çimenleri ezecekti...
1950 başlarında kemençecilikte düzgün yolda ilerleyen Sami Günay'ın gönlüne bu önem­li Çepni çalgısını düşüren, Görele'de ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula boş vermesine yol açan önemli gerekçeler vardı.
Günümüze dek bilinen yüze yakın kemençeci yetiştiren köydü Çürükeynesil. Kemençenin horanın tohumları buralarda atılmıştı. Tarlalar büyük imecilerle kemençe eşliğinde ka­zılırdı. Köyde çalgıcısı olmayan, çalgısı olmayan bir ev bile yoktu. İş günü iş, eğlenme günü eğlenme, yeme içme... Muhtar önderliğinde topluca başka köylere düğüne gitmeler... Horan yaratıcılığı karşısında her köyde saygıyla izlenmeler... Yiğitliğine yiğit, yeri geldiğinde bilekli... kavgadan kaçınmayan delikanlılar... Yılan dilli bıçağa düşkün; tabancayı, tüfeği seven, avcılığa yatkın insanlar... Askerlik öncesi en az bir iki kez hak­lı olduğuna inanarak kavgaya girmiş gençler... Çelik, sinmecek, top, kolçak, birdirbir, uzun eşek, miras... oynayan; araba, kızak, kayık, pattavug, takildik, dozildik... yapan çocuklar, gençler...
Köyün toplanma yeri Cami Yanı... Çevresinde Günayların evleri... En az yüz yıllık çınar. Burada oturulur, oyun oynanır, konuşulur...Düğün dernek kurulur... Kemençenin gelmiş geçmiş en büyüğü Karaman, Karaman'la aynı düğünlerde çalan söyleyen Hacıali Özdemir, Geleceğin Karaman'ı gözüyle bakılan Kemal Caba burada dinlenirler, ayran içerler, kemençe çalarlar... Haşan, Velet, Kazım Özdemirler burada davul zurna çalarlar... Düdüğü, bağ­lamayı ağlatanlar burada, Cami Yanı'ndadır... Sami Günay da buradaki evdedir...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık