• 26 Temmuz 2014, Cumartesi 9:34
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

OSMANOFLAR
 Öğrenciliklerini sürdüren gençlerin oluşturdukları topluluk Cumhuriyet'in ilkyazın birlikteliğidir. Sabri Esat, Yaşar Nabi, Vasfi Mahir, Kenan Hulusi, Cevdet Kudret,Ziya Osman,  Muammer Lütfi "harçlıklarını" bütünleştirerek ortak bir kitap yayımlarlar, uzun tartış­maların sonunda bulmuşlardır yapıtın adını: YEDİ MEŞALE.
Kenan Hulusi dışındakiler şiirleriyle katılır bu imeciye,o da öyküleriyle...
Sonraki yıllarda sonuna dek şiirde Ziya Osman direnir. Muammer Lütfi tümden bırakır yazmayı. Kenan Hulusi de 1943'te Adapazarı'nda yedeksubayken tifüsten ölür. Ötekiler ya­zının değişik alanlarında duyururlar adlarını...
1906 doğumlu Kenan Hulusi, ilk öyküsünü 1928'de Servetifünun dergisinde yayımladığı­na göre topluluğa da aynı yıl atar imzayı.
Kenan Hulusi, kitapların yeni harflerle basılmaya başlandığı 1929'da çıkarır küçücük yapıtını :Tek öykülük, Bir Yudum Su'dur bu. Aynı yıl bir öykü yapıtı daha çıkar:Kırmızı ve Siyah.Ne ki bu Kenan Hulusi'den on iki yaş büyük olmasına karşın 1950'li yıllara değin yazmayı sürdürecek Nahit Sırrı Örik'in emeğidir.
1939'da Kemal Bilbaşar(Anadolu'dan Hikayeler), Halit Ziya Uşaklıgil( Kadın Pençesi), Hüseyin Rahmi Gürpınar(Gönül Ticareti),Enver Naci Gökşen(İnan Bana),Sait Faik Abasıyanık(Sarnıç),Halikarnas Balıkçısı(Ege Kıyılarından) öykü yapıtlarıyla çoğaltır yazını­mızı. Kenan Hulusi, Koray soyadını almıştır, bu adla uzun öykü sayılabilecek İnan Bana'yla omuz verir 1939'a.
Maşale dergisi­nin dördüncü sayısında Ceylan Sesi adlı romanını yayımlamaya başlasa da bu kimi yazarlarımızda görüldüğü üzere yarım kalacaktır.
Kenan Hulusi Koray bir roman bitirir.Bu,1938'de Vakit gazetesinde "tefrika” edilen Osmanoflar'dır.
Osmanoflar, gazetedeki "tefrikadan", Koray'ın ölümünden 61 yıl sonra kitaplaşacaktır.İnci Enginün'ün yayıma hazırladığı yapıt Doğan Kitap'ın ürünüdür.
Bu aralar fırsat buldukça Balkanlar'ı anlatan öykülere, romanlara göz atıyorum. Ömer Seyfettin, Necati Cumalı,Faik Baysal,İvo Andriç,Panait Istrati...gözdelerim.Kenan Hulu­si'nin Osmanoflar'ı da yeniden takıldı oltama.
Balkanlar'ın en devingen olduğu yıllarda;çetelerin,"komitacıların" cirit attığı Bul­gar topraklarından almış konusunu Osmanoflar. Oranın köklü bir Türk ailesi...1904'deki olaylara yaslanan romandaki bu büyük ailenin geçmişi iki yüz yıl önceye dayanmakta.
Yazar 1904'teki Türk ailesini eksen alarak;onların çevrelerini,günlük yaşamlarını, kimi siyasal olayları,o toprakların başka başka insan kişiliklerini, bireysel-duygusal gelişmeleri aktarıyor romanda.
Birinci kişi ağzından-yazar-anı-öykü uygulayımıyla oluşturulmuş Osmanoflar. Gerçekle düş iç içe geçirilmiş... Anlatım geleneksel roman sınırları içinde...
kısa tümceli betimlemeler yetiyor okuyucuya çevreyi tanımıkta. Kişilerin konuşmala­rı doğal. Tümce kurarken sözcüklere özen gösterildiği anlaşılıyor. Fazlalıklar, abartmalar, duygusal taşmalar, süslemeler yok romanda. Kişilerin iç dünyaları da yansıtılmaya çalı­şılmış. Kişiler-olaylar başarılı bir akışla yansıtılmış...Patlama yaratacak gerilime yer verilmemiş. Elden geldiğince gerçekçilik sağlanmış, toplumsallık yansıtılmaya çalışılmış.
Yer yer Sabahattin Ali'yi, Ömer Seyfettin'i anımsatıyor Koray'ın roman dili, anlatı­mı. Topu topu on on beş yıl yetersizce öyküye, romana akıtılmış terin beklenmedik bir ölümle yarıda kalması üzüyor insanı...Yaşasaydı Kenan Hulusi Koray belki de kendini gelişti­recek, yenileyecek önemli yapıtlara emek verecekti. Osmanoflar duyumsatıyor bunu.
Osmanoflar Halil'le, Ahmet'le, Selim'le, Yusuf'la, Zehra'yla, Yuvanna'yla,Groşenka'yla, Grigorof'la,Dimitri'yle...Balkan insanının ustaca çizilmiş karakalem resmi...
Kenan Hulusi Koray'ın Bir Yudum Su, Bahar Hikayeleri, Son Öpüş, Bir Otelde Yedi Kişi ad-öykü yapıtlarına ulaşabilsem çok sevinirdim. Yok bu olanağım. Onun öykülerini gözden geçireceğim yapıt 1973'te yayımlanan seçmeleri Kenan Hulusi, Hikayeler(Haz.İnci Enginün).
Cumhuriyet romanı üstüne yazılmış incelemelere göz attım. Cevdet Kudret topluluk arka­daşına yer vermemiş Türk Edebiyatında Hikaye ve Roman'ın son ciltinde. Tahir Alangu, Cum­huriyetten Sonra Hikaye ve Roman'de Koray'a değinmiş. Şükran Kurdakul da Çağdaş Türk Edebiyatı'nın dördüncü cildinde yer ayırmış ona. Rauf Mutluay'ın Ellinci Yılın Türk Edebiya­tı da çok sınırlı da olsa söz ediyor Kenan Hulusi Koray'dan. Fethi Naci'nin romanımızla ilgili üç önemli yapıtında da yok Koray...
Başlangıç verimi olarak umut ışığı düşüren Kenan Hulusi Koray erken ölümle sönen bir yazı emeği…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık