• 15 Temmuz 2016, Cuma 17:02
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

OKUR ARAYIŞLARI
Okuma alışkanlığını giderek tutkuya, yaşam biçimine dönüştüren okurların yıllar için­de ele geçirerek okuyamadıkları yapıtları arayışları bilinir. Nereye gidilirse gidilsin arayış içindeki okurun not defterinde yıllardır bulma umuduyla beklediği yapıtların ad­ları vardır. Hiç umulmadık bir ilçede, bir kentte küçücük bir kitabevinin tozlu rafları karıştırılırken yıllardır beklenen arkadaşla karşılaşır insan. Sevinç mi demeli mutlu­luk mu ... İkisi belki de...
Cevdet Kudret'in yaşam öyküsünden çıkardığı Sınıf Arkadaşları'nı, Havada Bulut Yok'u Karıncayı Tanırsınız'ı böyle arayışlarda edindim. İsmail Hakkı Baltacıoğlu'nun Kuran çevirisini 1975'te Tirebolu'da şimdi yerinde yeller esen küçücük kitapçıdan aldım.
Çetin Yetkin'in Türk Halk Hareketleri'ni yayımlandığı yıllardan epeyce sonra ya­vaş yavaş "kırtasiye"ye dönüşen bir işyerinde buldum. Duru Göl'ü Fatih Eğitim Enstitüsündeyken Dost'tan edinip okudum ama öteki İlhan Taruslara yıllar sonra kavuştum.
Ahmet Mançu'nun önemli araştırması Osmanlı Devletinde Rüşveti yıllar sonra bir okul gezisinde uğradığım bir kitapçıda buldum. Ergun Aybars'ın alanındaki güvenilir, belgeli yapıtı İstiklal Mahkemeleri'ni de okul gezisinde, İstanbul'da aldım...
Okur olarak yapıt arayışlarım dinginliğini koruyor. Sadri Ertem'in ilk baskılı Çıkrık­lar Durunca'sı, İsmail Hakkı Baltacıoğlu'nun Batak'ı, Vedat Nedim Tör'ün Resim Öğretme­ni, Refi Cevat Ulunay'ın Köle'si, İsmail Habib Sevük'ün ilk baskılı Edebi Yeniliğimiz'i, Yaşar Nabi Nayır'ın Adem ve Havva'sı, Sermet Muhtar Alus'un Harp Zengininin Gelini'ni, Ercüment Ekrem Talu'nun Papeloğlu'nu, Ragıp Şevki Yeşim'in Efeler'i, Faruk Nafiz Çamlıbel'in Yıldız Yağmur'u öncelikle okur arayışları kapsamında özlemle bekleniyor yıl­lar yılı...
"Zonguldak Kömür Havzası kömür işçilerinin hayatlarını sergileyen ilk hikayeleri" yazan, adı yazın tarihlerinde bile yer almayan Ahmet Maim'in ortaokul son sınıfa geç­tiğim yıl yayımlanan Kuduz Düğününü "bi ele geçirsem" çok sevinirim, mutlu olurum.
Bir ay önce yaşadım okur arayışlarının sevincini, mutluluğunu. Kitaplığım onsuz eksikti. Vasfi Mahir Kocatürk'ün Büyük Türk Edebiyat Tarihi 45 yıl sonra yeniden yayımlanmıştı. Yapıtın kısa tanıtımı Cumhuriyet Kitap'ın Vitrindekiler bölümünde yapılmıştı.
Bu oylumlu yazın tarihini TC İstanbul Kültür Üniversitesi yayımlamıştı.
Tanıtım yazısını okuduğum hafta edindim Kocatürk'ün yapıtını. Bir aydır başbaşayım yapıtla. Olağanüstü baskısıyla büyük boy 800 sayfa yapıt.
Kocatürk Türk ulusundan, Türk mitolojisinden, Türk dilinden başlayarak Orta Asya Türk Edebiyatı, Orta Asya ile Anadolu Arasındaki Türk Edebiyatı, Anadolu Türk Edebiyatı, Tanzimattan Sonra Türk Edebiyatı, 20.Yüzyılda Türk Edebiyatı, Modern Türk Edebiyatı ana baş­lıklarıyla incelemiş, değerlendirmiş yazınımızı.
Vasfi Mahir Kocatürk yazın tarihimizi "tarihsel gelişim içinde" incelerken yazar- ozan, yapıt, örnek bağlamında değerlendirmeler, çözümlemeler yapıyor. Dahası gerektiğinde ürünlere eleştirel gözle yaklaşıyor.
Yapıtın en geniş bölümü Osmanlı yazını. Divan şiiri örneklerle incelenmiş. Bu bölü­mü Nihat Sami Banarlı'nın Resimli Türk Edebiyatı Tarihi'yle yan yana getirebiliriz.
Nihat Sami yapıtında Osmanlı divan şiirini incelerken sürekli övgüyle beğenme-şaşırma duygusuyla kuruyor tümcelerini. Nesnellik yok oluyor böylece. "İmparatorluk-ümmet-Osmanlıca" övgücüsünün yazın tarihi bir bakıma Nihat Sami'nin ki.
Vasfi Mahir'se Banarlı'ya göre daha "bilimsel", daha "ussal" bakmasını bilmiş Os­manlı şiirine. Dai Mehmet Efendi'nin şiirini incelerken aktöre açısından onaylamayacağımız "aşk", "sevi", "sevgi" anlayışını yansıtmıştır. Çoğu Osmanlıcı yazarlar gibi o dö­nemin "sevi" anlayışını örtmemiş, kapatmamış "kendince sansürlememiş"tir.
Vasfi Mahir Kocatürk 1961'de öldüğü için yapıtında Cumhuriyet Dönemi ilk 25 yıl olarak değerlendirilmiştir. O da dar olarak romanda, düşünde. Şiirdeyse o yılların hececile­ri üzerinde durulmuş.
Kendisinin de içinde bulunduğu I928'de yedi gencin oluşturduğu yazın eylemini, Yedi Meşale'yi gerekçelerini sunarak "yazın topluluğu olarak" görmemiştir.
Okur olarak arayışlarımdan biriyle karşılaştım bu yıl. Ötekilere de ulaşırız birgün.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık