• 22 Haziran 2018, Cuma 16:41
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

OĞUZ ATAY'IN EVİ (5)
Amasra'dan ayrılıyoruz istemeye istemeye. Bartın'da geceleyeceğiz. Öğretmenevinde.
23 Nisan... Önemli günlerimizden biri. Egemenliğin ulusa geçtiği gün. Kurtuluşa, bağımsızlığa, Türkiye Cumhuriyeti'ne, Devrimlere yönelişin başlangıcı... Çocuk sevincimi­zi evrenselleştiren gün...
İlk ağızda yapıyoruz kahvaltıyı. 8.20'de ardımızda bırakıyoruz Bartın Öğretmenevini, Bartın'ı... "Bugün hava güzel." Yazlıkları giydik...
Ulus-Karabük yolundan gidiyoruz. Ver elini Safranbolu... Bayırdüzü... İncirlidere Viyadüğü... Orman denizinde yüzüyoruz. Yol kıyılarındaki ağaçların dalları yolun üstünü örtecek biçimde kucaklaşmışlar. Ağaç dallarından oluşma tünelde kayıyoruz, kayıyoruz... Yurdumuzun taşı toprağı güzel ya... Bu görünüm de bambaşka güzel... Türkü çağırası, dinleyesi geliyor insanın. Biz de öyle yapıyoruz... Yurt türküleri... Dört köşesinden yurdumun... Bedri Rahmi Eyuboğlu'nu, Türküler Dolusu'nu anıyoruz... Nice şiirler söylendi tür­küler üstüne, Eyubolu'nunki başka... Onunki ak, onunki ana sütü...
Bizim Mehmet Çolak arkadaşlık ilişkilerini yaşam boyu sürdürenlerden. Safranbolu'da da "askerlik arkadaşı" var. Telefonlaştılar. Bizi kentin girişinde 78 DE 657 ak PEJO ile karşılıyor. İlk kez görüyorum Safranbolu çevresini: Ormanlık, dağ, tepe, yeşillik... Ahmet Usta Geçidi'ni de anımsayacağız...
Yeni Safranbolu'yu geçtik. Eski Safranbolu'dayız. Beyzade Konak'ın meyve ağaçlı bahçesini de. Mehmet'in arkadaşı üç konağın işletmecisi. Yatırımcı Sabri Avcı'yla söyleşi­yoruz çayları yudumlarken. Oğulları çok saygılı... Çarşıyı geziyoruz birlikte... Yapıla­rıyla, işyerleriyle, ürünleriyle geçmişe götürüyor Safranbolu kendisine uğrayanı, çarşı­sında gezeni... Bugünkü kuşak geçmişi koruduğu için gezgin çekiyor Safranbolu...
Alışveriş yaptık. Yöreye özgü ürünleri satın aldık... "Turizmci" Sabri Avcı uğurluyor bizi... Mehmet Çolak onun yanında kalda. Öğleden sonra buradan Ankara'ya geçecek...
Kastamonu - Taşköprü - Hamamönü - Boyabat - Durağan - Vezirköprü - Havza yoluyla dönüşe geçi­yoruz...
Kastamonu'dayız... Görmeyeli çok oldu Kastamonu'yu... Büyümüş, gelişmiş gördüm kenti. Kent içinde yeni düzenlemeler yapılmış... Öğle yemeğini burada yiyeceğiz... Kentlerimi­zin kendine özgü yemek ekini var. Kastamonu deyince ilk anımsanan "Kuyu kebabı"...
Kent içinde gezerken bir iki çağdaş aşevine soruyoruz bu ünlü "kebabı" nerede yiye bileceğiz? Üçüncüsü yol gösteriyor doğru dürüst... Kasaplar'ı söylüyor... O çevredeki aşavlerinde yapılıyormuş... Gösterdiği, tanımladığı yoldan ulaşıyoruz Kasaplar'a. Tanıtım yazılarından kestirerek az çok geçmişi olan bir yeri seçiyoruz: GOCURUN YERİ Büryan ÇAĞLAYAN KUYU KEBABI... Yüz yıllık geçmişi varmış...
13:00... Buranın süt kuzularından pişirilen Kuyu Kebabı'yla baş başayız... Doyumsuz bir tat... Kuzuyu; severim oldum bittim. Bu çeşitli ilk kez tadıyorum. Pilav da çok iyi... türkü söyler gibi, şiir okur gibi özenle yiyoruz...
Kastamonu'ya yolu düşeceklere duyurulur. Bizim beğeniyle tattığımız "Kuyu Kebabı"nı yemedikten sonra Kastamonu'ya gittim... Kastamonu'yu tanıyorum, demeyin... Unutmayın... Geziler salt doğal güzelliklerin, tarihsel güzelliklerin görüleceği bir etkinlik değildir. Yemek ekininin de doya doya tanınacağı etkinliktir... Çıkarmayın bunu usunuzdan... Ya da not edin bir yere... Bizim gezilerin de olmazsa olmazıdır yemek ekini...
16:00... Boyabat'ta çay düşünü... Hava güneşli. Anayol üstündeyiz... Çayları içtik... Yüz metre ilerideki İşletmeye gidiyoruz Bekir Öztürk'le. "Fabrika"... Bizden yaşlı işleten. "Fabrika"sı da yaşlı... İçerisi dağınık. İlk göze çarpan bu... 5'er kiloluk birer pirinç alıyoruz. Yerli, bu yörenin pirinci... (Pirinç çok beğenildi, Pirinci çok beğendik.)
17.00'de Durağan'dayız... Kızılırmak... Bir süre onunla yan yana gidecek yolumuz...
Yol boyu uyarı yazıları: İNEK ÇIKABİLİR... DOMUZ ÇIKABİLİR... Çıkmadı.... Kocakaya Tüneli. Baraj gölü boyu gidiyoruz. Çam ormanı... Tırtıllı, sayrılı kimi çamlar... Bir cami belirdi Düşün... Derenin karşısındaki evin kapılarından hindi sesleri geliyor. Görüyoruz onları. Yayılıyorlar... 
Menfez'in altındaki telefon direği-nin tepesinde koskocaman yuva... Ley­lek yuvası. Çöten gibi... Kimbilir kaç kilo... Eşler yuvada... Fotoğraflar... Altınkaya Baraj Gölü boyu gidiyo-ruz... Çiçeklenmiş akasyalar yol boyu... Havza'ya döndük, Havza'ya ulaştık...
Samsun - Ordu - Giresun - Görele... Gece ta-mamladık bu yıl ki yurt gezimizi... Gelecek yıl güzel yurdumuzun güzel yerlerini üç günlük bir geziyle tanıma dileklerimizle evleri­mize gidiyoruz...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık