• 02 Haziran 2017, Cuma 16:59
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

NEŞET ERTAŞ'IN MEZARINDA (1)
 18 Mayıs 2017. Perşembe, ışırken, 5'te çıkıldı yola. Nihat Öztürk, Bekir Öztürk, Meh­met Çolak, Hayrettin Günay... Başladı bu yılın yurt, kültür, sanat, tarih gezisi...
Kahvaltıyı Sivas'ta yapacağız ama ne olur ne olmaz iki pide aldık Dereli'den. Eğribel'de birkaç yudum su... Dorukta fotoğraf... Kimi yazılarımda söz ettiğim Tamzara'nın, solundan geçerek günaydın Şebinkarahisar...
Sivas yolundayız. Suşehri, Zara, Hafik... Dağlarca'dan öğrendiğimiz Sivas yolları çok gerilerde kalmış. Ünlü, önemli ozanın toplumsal duyarlılığının, insancıl bakışı­nın başlangıç yapıtı Sivaslı Karınca yılları evrimleşmiş, gelişmiş. Geniş, ikili yol­lara dönüşmüş... Reşat Nuri Güntekin'in Anadolu Notları'ndaki araçlar, kamyonlar da yok...
Genin Beli Geçidi'ni (2010) aştık. Sivas'tayız saat 10.00'da. Belediye Sosyal Tesis­lerinde. Kahvaltı sonrası Bekir Öztürk'ün arkadaşı Göktür Fırat'a uğruyoruz. Birer çay... Meydan'a geçiyoruz. İç açıcı, geniş bir alan. Sivas'ın yüreği. Çifte Minare, Ka­le Cami'si... Caddenin karşısında Kurtuluş Savaşı'nın, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı Sivas Erkek Lisesi: "CUMHURİYETİN TEMELİNİ BURADA ATTIK. 4 EYLÜL 1919 SİVAS KONGRESİ"
Sivas'ı görmek, yurdumun güzel, özellikli kentlerinden birinde olmak, onu tanımaya çalışmak gönendiriyor bizi. Pir Sultan Abdal'ın, Aşık Veysel Şatıroğlu'nun, Aşık Ali İzzet Özkan'ın, Ruhsati'nin, Serdari'nin, Mesleki'nin, Derdimend'in, Talibi Coşkun'un, Sefil Selimi'nin, İsmet Namlı'nın, Gürünlü Aşık Gülhani'nin, Musa Merdanoğlu'nun, Muh­lis Akarsu'nun, Şah Turna'nın, Hasan Hüseyin Korkmazgil'in... yurdu buralar... Pir Sultan'ın, Aşık Veysel'in onlarca şiiri, türküsü var belleğimizde... Yazdıklarım "EDEBİYAT SOHBETLERİ" köşesine uygun düşmeli. Mesleki'yi yaşatan güzelliklerden biri: "Dolanı dolanı gelir/ölüm yavaşça yavaşça/ Kalem alıp yaz derdimi/Gülüm yavaşça yavaşça//Söyünmüyor bir dem narım/Sevda dolu öz diyarın/Güz geldi geçti baharın/Selim yavaşça yavaşça//Garip gönlüm durmaz oldu/Gozüm ırak görmez oldu/İşe güce ermez oldu/Elim yavaşça yavaşça/Sevdiğim bu yana bakmaz/Kaş eğip kir­piğin yıkmaz/Kırıldı kanadım kalkmaz/Kolum yavaşça yavaşça//Şu dünyaya güvenilmez/Ölmeyince gam kesilmez/Mesleki'm artar eksilmez/Zulüm yavaşça yavaşça'"
Sesi güzel, gönlü güzel; tüm Anadolu'yu gezen, Şayı kızı Keklik Emine'ye aşık olan, adı Keklik Emine'yle anılan, beş kez evlenen talibi Coşkun bakalım ne söylemiş: "Gü­neş gibi şahsım olsa/Devlet gibi tahtım olsa/Gazi gibi bahtım olsa/Yine bana gelen olmaz/Güller açsa bağlar gibi/Gazel döksem çağlar gibi/Altın olsam dağlar gibi/ Kıymatımı bilen olmaz/Hazne dolu akçem olsa/Türlü kumaş bohçam olsa/Yalan dünya bahçem olsa/Benden bir gül alan olmaz//Kuş olup gezsem havayı/Arayıp bulsam yuvayı/ Dünyada kuru davayı/Benden başka güden olmaz//Talibi der ne olurum/Mekanı nerde bulurum/Korkarım garip ölürüm/Namazımı kılan olmaz"
Aşık Veysel'den etkilenen, on dört yaşında "bade içtiğini" söyleyen Musa Merdanoğlu alsın sazı eline: "Gerçek önder arıyorsan evladım/Yanımızda Atatürk var iyi bak/Işık tutan soruyorsan bizlere/Önümüzde Atatürk var iyi bak//Sakın uyma insan­ları ezene/Canım gurban hürriyetli düzene/Başkasının önderinden bize ne/Konumuzda Atatürk var iyi bak//Duymayana değil duyana sözüm/Dosdoğru yoluna git iki gözüm/Aslımız neslimiz tertemiz bizim/Kanımızda Atatürk var iyi bak//Türkoğluyuz her oyunu biliriz/Geçmiş tarihlerden hisse alırız/Vatan için göz kırpmadan ölürüz/Canımızda Atatürk var iyi bak//Merdanoğlu der ki böyle evladın/Sen de evladına söy­le evladım/Tarihine dikkat eyle evladım/Şanımızda Atatürk var iyi bak"
Karacaoğlan, Aşık Mahzuni çizgisinde özgünleşen yüreğimizdeki yara Muhlis Akar­su dokunsun tellere: "Ey sevgili sana şikayetim var/Ne sevdiğin belli ne sevmediğin/Ben de bir insanım bir de canım var/Ne sevdiğin belli ne sevmediğin//Eski günler hayalimden gitmiyor/Dün dediğin bugünkünü tutmuyor/Yiğidim ya sana gücüm yetmiyor/ Ne sevdiğin belli ne sevmediğin/Akarsu'yum böyle miydi ahtımız/Onun için viran oldu tahtımız/Umudum yok gülmez gayrı bahtımız/Ne sevdiğin belli ne sevmediğin"
13'e 10 kala böyle güzellikler çağrıştıran, bizde yeniden gelme duygusu bırakan Sivas'tan ayrılıyoruz...
Kayseri yolundayız...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık