• 04 Ağustos 2012, Cumartesi 11:31
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

KÖTÜ YOL
 Okuma tutkumun düzeyli yapıtlara yöneldiği yıllarda yöneldim   Batılı toplumcu yazarlarla Orhan Kemal'e.
Köyü,tarım işçilerini,fabrika işçilerini, çocukları, gençleri, kadınları, ekmek kavgasına düşüp yerinden yurdundan koparak İstanbullarda tutunmaya çalışanları,evden kaçanları,bulunduğu çevrenin kötü koşullarını beğenmeyerek büyük düşlerle sınıf değiştirme düşü kuranları,emeği acımasızca sömürülenleri, öksüzleri, yetimleri, çıkarı için her şeyi yapabilecekleri... kolay okunan romanlarla aktaran Orhan Kemal çekmişti beni. Sonraki yıllarda el yordamıyla okuduğum, etkilendiğim yapıtlarını yeniden okuma gereği  de   duydum önemli yazarın öyküleriyle birlikte. Anılarını, mektuplarını, onunla ilgili bulabildiğim tüm yazıları okudum. Dergi yazıları yanında hiç  de küçümsenmeyecek bir Orhan Kemal gazete yazıları kesiğim vardır.
Onun 1950 sonrasında İstanbul'da ölümüne dek (1970) ne yaman bir geçim sıkıntısı çektiği dergilere, mektuplara, anılara yansımıştır. Neredeyse her öyküsünde, her romanında, her senaryosunda, her oyununda eve ekmek götürebilmenin sıkıntısı, acısı, güçlüğü vardır. Bu yüzden son dönem yazdıklarının epeycesinde çalakalem yazmanın, tefrika sürükleyiciliğinin kolaylığı yok değildir. "Yeşilçam anlayışına" uygun yapıtlar tefrika etmesi, yayımlamasının ardında bunlar vardır.
Orhan Kemal bu tür romanlarında İstanbul'da yaşayan küçük, yoksul kişilerin dünyasını yansıtır. Bu tür romanları bir anlamda "popüler roman"dır...
Yayım sırasına göre Suçlu, Serseri Milyoner, Devlet Kuşu, Gavurun Kızı, Küçücük, El Kızı, Gurbet Kuşları, Sokakların Çocuğu, Bir Filiz Vardı, Yalancı Dünya, Evlerden Biri, Sokaklardan Bir Kız, Kötü Yol bu tür romanlardan sayılabilir.
Bunların tümünü "popüler anlayışa" bağlayamayız; Suçlu, Gurbet Kuşları, Sokakların Çocuğu, Bir Filiz Vardı kendini yeniden okutacak   yapıtlardandır.
Roman tekniği açısından da işlediği konu açısından   da Orhan Kemal'in romanları beyazperdeye, son yıllarda   da beyazcam dizilerine yansıdı. Roman kişilerinin varsıllığı, anlatımındaki senaryo tekniği onun bu anlamda aranan romancı olmasında önemli etken.
Kimi gazetelerin televizyon sayfalarından öğrendiğime göre  ölümünden bir yıl önce kitaplaşan KDTÜ YOL romanı  da dizi olarak yayımlanmaya başlayacak bu günlerde.
Kötü Yol, adından   da anlaşılacağına göre türlü düşlerle kötü yola düşen nice genç kızlardan birinin romanıdır:
Nuran, güzelliğinin yaşadığı kasabada bir işe yaramadan sönüp gideceğini düşünür. Okuduğu gazetelerdeki, dergilerdeki sinema güzellerinin yaşamını düşler hep. Küçük kasabadan, çamaşırcının kızı olarak kalmaktan sıyrılmak ister. Önünde ona doğru, gerçekçi, namuslu yaşamın deneyimlerini aktaracak babası da yoktur. Namusuyla çalışarak yaşamını kazanan ağabeyi de Nuran'ın düşlerini önleyemez. Kasaba, kasabanın kaba saba kişileri onda nefret, "kaçıp kurtulma" isteği doğurur.
İstanbul'a gitmek..Artist olmak...Üstelik böyle gençken, güzelken...Sokağa çıktığında ardından,"Marilin..."   denilirken...
Artist olmak, ünlenmek, sınıf değiştirmek...Nuran bu düşlerle yaşar. Üstelik konu komşu söyleşilerinde de,"Sendeki bu güzellik bizde olsa bir dakika durmaz, bir filmciye görünmenin yolunu buluruz..." denmektedir.
Nuran düşlerini eyleme dönüştürmenin yollarını arar.Kendini artist yapacak birini bekler artık.
Onun düşlerini bilen üstelik ağabeyinin de arkadaşı şoför Reşat, türlü yalanlarla Nuran'ı "artist yapmak için" İstanbul'a götürür. Nuran'ın düşlerine göre konuşarak   kandırır onu, kızlığını da alır. Nuran bunu önemsemez, sonunda artist olacaktır ya...Tanıdıkları aracılığıyla Yeşilçam'a  götürecektir   ya...
Reşat kendi tasarısını uygulamıştır, şimdi sıra Nuran'ı bırakarak kentten kaçmaktadır sıra. Bu gerçekleşmez. Nuran onu bulur istasyonda. Reşat'ta yalan mı yoktur. Nuran'dan ayrılması kimi filmcilerle görüşmek içindir. Bir iki hafta sonra yüz üstü bırakır Nuran'ı.Bir ara yanında çalıştığı Osman'ın barına satmaya çalışır.
Nuran için  kaçınılmazdır  kötü yol...
Günün birinde ağabey İhsan çıkagelir, kız kardeşini bu bataktan çekip çıkarır...
Orhan Kemal'in romanı Kötü Yol'un çatısı bu. Bu çatı  bakalım televizyon dizisine nasıl yansıyacak...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık