• 17 Haziran 2016, Cuma 16:27
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

KARS'A GİDERİM KARS'A (3)
 1.500-2.000 metre arasındaki yüksekliğiyle çevresi tepelerle sarılmış bir ilçe Sarı kamış. Soğuğu, kışı, kış turizmi yaygın Sarıkamış'ın. Girişten başlayarak ilginç çatı ya­pılarıyla karşımıza çıkıyor kışın konaklanacak yapılar. Kentin en işlek caddesinde du­ruyoruz kısa süreliğine. Geneksinim gideriyoruz. Nihat Öztürk, Bekir Öztürk, Mehmet Çolak makineleriyle fotoğraf karelerine yerleştiriyorlar Sarıkamış'ı. Sarıkamış'ta Selçuklulara dek inen geçmişiyle farklı bir tat bırakıyor insanda.
Geri dönerek anayola çıkıyoruz. Fotoğraflama dışında durmuyoruz. Mehmet Çolak sapta­dığı görünümleri aracın penceresinden de çekiyor.
Ulaştık Kars'a. Sora sora bulduk öğretmenevini. Yerimizi Görele'den ayırtmıştık. Gerekli işlemleri yaparak odalarımıza çıktık. Yerleştik. Azıcık da olsa yorgunluk gider­dik.
Kenti dolaşmaya çıktık 20'de Öğretmenevin-deki görevliden nerede akşam yemeği yi­yebileceğimi öğrendik. Bir iki caddeyi dolaştık... Adını öğrendiğimiz aşevine girdik. Seçebileceğimiz sayıda yemek kalmamış. Kalanlarla doyduk. Televizyondaki açık kanaldan Beşiktaş'ın (Beşiktaş'ımın) şampiyonluk kutlamalarını izleyerek.
Ayrımında olmadık, aşevindeyken yağmur yağmış. Cadde ıslak. Bir iki köşe döndükten son­ra gözüktü öğretmenevi. Nihat Öztürk'ün, meyve alalım, önerisine uyarak küçücük bir mana­va girdik. Kayısı, kiraz aldık. Karşı caddeye geçerek öğretmenevine girdik. Gereksinimlerimizi giderdikten sonra yatmadan önce meyve yiyerek günü değerlendirdik. Sabah kahval­tıyı yaptıktan sonra 10'da Ardahan yoluna düşeceğiz. Gezimizde Önceden tasarladığımız saat düzenleyişine uymaya çalışıyoruz.
Cemal Süreya Göçebe adlı yapıtında Kars'ı nasıl şiirleştirmiş bakın:
Öyle güzel ki ölürüm artık 
Beyaz uykusuz uzakta 
Kars çocukların da Kars'ı 
Ölüleri yağan Karda
Donmuş gözlerimin arası
Sen küçüğüm sımsıcak 
Ne derler ona-bu kızakta
Boyuna türküler yakıyorsun ya 
Sanki her türküden sonra 
Hohlasan gök buğulanacak 
...
Nasıl olsa yine bir gün 
Döneriz bu yollardan geri
Senin bir elinde bir mendil 
Öbüründe kuş sesleri
Kars "nasıl olsa yine bir gün bu yollardan geri dönülecek" kentlerden biri. İlk kez 1976'da görmüştüm, son kez 1978'de yıllar sonra çok az değişen bu yollardan geri döndüm yol arkadaşlarımla yeniden görmek için Kars'ı...
Soğuğun, beyazlığın, karın; acıya, tarihe tanıklık eden taş yapıların kenti Kars. Türkü­lerin, halk ozanlarının kenti.
İliyle ilçeleriyle buruk tatlı türküleri üreten, sazıyla sözüyle yüzlerce ozan yetiştirmiş bu topraklar.
Aşık Çenlik, Yusuf Sezai, Zülali, Abbas Nazaroğlu, Bardızlı Nihani, Kağızmanlı Hıfzı, Dursun Cevlani, Gülüstan Çobanoğlu, Canani, Uzeyir Fünhani, Müdami, İlhami Demir, Murat Yıl­dız Karahanlı, Durmuş Denizoğlu, Hasreti, İslam Erdener, Ali Oadaşoğlu, Mihmani, Çeref Taş lıova,Laçin Aladağlı,Hüstem Alyansoğlu, Murat Çobanaoğlu, Fikret Ünal, Ali Hıza Ezgi, Memet Ergani, Erdemli, Maksudi... daha niceleri sazıyla sözü bu topraklarda bütünleştirmiş.
Gülistan Çobanoğlu halk ozanı, 1971'de Kars'ta Çobanoğlu Halk Ozanları Kahve­si'ni 1977'de orada dinlediğim, tanıştığım, Kiziroğlu Mustafa Bey türküsünü tanı­tan Murat Çobanoğlu'nun babası. Cananı, Neşet Ertaş'ın ünlendirdiği, "Silkinip de Şamova'ya çıkınca / Eğlen Çamova'da kal Acem kız" türküsünün yaratıcısı.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık