• 30 Mart 2018, Cuma 16:36
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

KARADENİZ KİTAP FUARI
 TÜYAP Karadeniz Kitap Fuarı'nın dördüncüsü düzenlendi bu yıl. Türkiye Yayıncılar Birliği, Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, Sam­sun Ticaret Borsası, Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, 19 Mayıs Üniversitesi, Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü fuara katkı sundu.
Karadeniz Kitap Fuarı görebildiğimce tüm Karadeniz'e duyuruldu. Tanıtım için binler­ce görsel dağıtıldı, uygun yerlere asıldı. Çalıştığım Açı Lisesine de astık bunlardan birini. Öğretmenlere, öğrencilere duyurduk etkinliği.
İlk üçüne gidememiştim. Geçen yıl Görele "Işıklar"da altıdan dokuz buçuğa dek bir araca binememiştim Samsun'a gitmek için... Yoğun da yağış vardı.
25 Nisan Pazar günü. Beş buçukta Işıklar'dayım. Fuara gitmek için daha kararlıyım bu yıl. Çiseli bir ezan öncesi. Gözüme kestirdiklerime el kaldırıyorum. Üç TIR durmadı... Bir otobüs. Gürcüstan yörelerinden geliyor. El ettim, durmadı. Bir otobüs daha. O da ora­lardan geliyor. Durdu. Bindim. En arka boş. Saat altı buçuk... Ver elini Samsun, Fuar...
Dokuzu yirmi geçe Fuar'ın karşısında durdurdum otobüsü, indim. Ona dek oyalanacağım. Gitgide yoğunlaşıyor fuarın önü. Benim gibi yürüyerek gelenler de var ama daha çok dolmuşla, özel araçlarla, başka illerden, ilçelerden gelen araçlarla geliyorlar...
Onu on geçe denetim yerinden geçerek girdim içeri... Girişte Samsunspor, Samsun Bele­diyesi, Samsun Milli Eğitim Müdürlüğü satış yerleri... Sonra kuzey, güney yönünde yayınev­lerinin bulunduğu büyük bölümler...
Can Yayınları, Destek Yayınları, Türk Dil Kurumu Yayınları, Türk Tarih Kurumu Yayın­ları... Daha Nice Yayınevleri... Bilgi Yaymevi, ötekiler. Bir de "sahaf"...
Sindire sindire geziyorum, tümüne uğruyorum yayınevlerinin. Samsun'da çıkan bir der­ginin, Samsunlu yazarların, ozanların yerleri de var...
Bir saat içinde yoğunluk iyice arttı. Daha çok gençler. Öğrenciler... Bu yoğunluk, kitaba bu ilgi gönendiriyor beni. Ellere bakıyorum... Gençlerin, çocukların, büyüklerin ellerine bir iki kitap var yayınevlerinin adları yazılı torbalarda...
Metin Uca dolaşıyor... İmza günü var. Orhan Kemal'in yapıtlarının satıldığı bölümde Işık Öğütçü var... Büyük yazarın oğlu... Ergun Poyraz'ı görüyorum kitaplarının çıktığı yayınevine ayrılmış bölümde.
Kuzeydeki bölümle güneydeki bölüm arasında kalan büyük salon ana baba günü. Sıraya girmiş yüzden çok daha çok genç kız, kadın... İmza almak için girmişler sıraya. Az son­ra Ayşe Kulin geliyor, kitaplarını imzalıyor okuyucularına. Bu saatte en çok ilgi ona.
Kuzeydeki bölümü gezmeye başlıyorum... Çok kalabalık burası da. Bir tanıdığımla karşılaşıyorua. Kucaklaşıyoruz. Ortaokul öğrencisi kızlarını getirmiş. Beni tanıtıyor çocuklarına, "edebiyat öğretmeni" diyerek. Kitap seçiyor çocuklar... Elleri de dolu...
Karşıda özenli giyimiyle kendi kitaplarının bulunduğu yerde tanıdık bir yazar, ozan,tanıdık bir yüz. "Tekin Bey, günaydın" diyorum. Konuşmaya başlıyoruz... Ona uğrayan yok şu an...
1972-1975 yıllarının önemli dergisini çıkarırdı Tekin Sönmez. Dergiden söz açıyo­rum, "Derginin, Yansıma'nın sürdürümcüsüydüm" diyorum... Daha da sıcaklaşıyor söyleşi. Yeşilgiresun'un yazarı olduğumu söylüyorum. Tekin Sönmez Fethi Naci'ye getiriyor sö­zü. İlk yazılarının orada çıktığını vurguluyor. Gazetemizi, Yeşilgiresun'u övüyor...
Üç dört saatlik otobüs yolculuğunu göze alışıma, kitap ardına düşüşüme, "Ne kadar güzel" diyor...
Ta öğrencilik yıllarımda aldığım "Boşuna Değil Yaşamak", "Şafağın Demircisi", "Ağıt Yok" adlı şiir yapıtlarından söz ediyorum. Aramızdaki duygu, düşünce ortaklığı pekişi­yor. Kırk yılı geçmiş Tekin Sönmez'in okuru olalı... Bunları paylaşıyorum. Kırk yılın yazınsal, toplumsal gelişimini anılarla aktarıyoruz... Onun için, yazar için okunmuş olmak, unutulmamış olmak, izlenmiş, izlenir olmak sevindirici. Bunu söylüyor...
Bir romanını alıyorum imzalaması, ortak duygudaşlık için... 'Çok değerli dost Hay­rettin Günay'a 40 yıl sonra içtenlik" yazıyor... Bir yapıtını da armağan ederek imza­lıyor... Fotoğrafımı çekiyor, birlikte çekiliyoruz... Kartını, telefon numarasını veri­yor...
On dördü on geçe biniyorum Kamberoğlu'na. Van'a gidiyor, Trabzon üzerinden. On doku­zu on geçe evdeyim...
Sahaftan aldıklarımla Tekin Sönmezleri okuyacağım özümseyerek.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık