• 27 Nisan 2018, Cuma 17:50
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

KAPLUMBAĞALAR
Fakir Baykurt'un beşinci romanı Kaplumbağalar. 1958'de Yılanların Öcü, 1961'de Irazca'nın Dirliği, Onuncu Köy, 1967'de Amerikan Sargısı yayımlanmış. Kaplumbağalar'ın ya­yımı 1967'de gerçekleşmiş.
Kaplumbağalar'ı lise yıllarımda okumuştum. Bunca yıl içinde birkaç kez elime al­dığım, göz attığım oldu sayfalarına. Bugünlerde özenli bir okumayla ikinci kez roman dağarcığıma kattım Kaplumbağaları.
Toplumcu Gerçekçi Romancılar başlığı altındaki yazarlardan biri Fakir Baykurt. Ede­biyat dersinde 12'lere, lise bitirmiş sınava çalışan öğrencilere romancı, öykücü yönüy­le tanıtıyorum Baykurt'u.
Toplumcu Gerçekçileri bu ay anlatıyorum. Bunca yoğunluk içinde okudum Kaplumbağaları.
"Romanda çevre olarak Ankara Tozak köyünü seçmiş Fakir Baykurt. Yoksul, suyu olma­yan, yeşilliğe özlem duyan bir köy burası. Güneşin altında kavrulan, Tozak kırı... Yol­lar toz toprak içinde. Yollardaki köylüler gibi Kaplumbağalar da yeşillik arayışında.
Bir karış altı "pur" toprağın. Eğitmin Rıza toprağı, çevreyi değiştirmeyi, doğayı yenmeyi tasarlayıp durur. Öncü olur köylülere. Sözünü dinletir. İmeci olurlar. Bele dek kazarlar toprağı. Burayı yeşertecekler, üreterek güzelleştireceklerdir.
Yöreyi en uygun yeşertme asmayla olacaktır. Eşilen yerlere uygun biçimlerde asma çubukları dikilir.
Doğayı yenerek, üreterek yeşilliğe kavuşma altı yıl sonra gerçekleşir. Kaplumbağa­lar, insanlar kavuşmuştur yeşilliğe.
Üretime geçilmiştir. Üzümler şarap, pekmez yapılarak değerlendirilir, olumludur gelişmeler, yüzü gülmeye başlamıştır köylülerin.
İki yıl sürer bu. Kadastro gelir köye. Bağlar ölçülür. 120 dönümdür. "Hazine" yeridir. 10 yıllık "kullanma, işleme" süresi dolmamıştır.
Durum kötüye gitmektedir. Dilekçe üstüne dilekçe... Cumhurbaşkanına dek başvurulur. Olumsuzdur sonuç. Malmüdürlüğü köylüden ev başına 650 lira kira alacaktır. Bu çoktur köylü için. Para ödenemez.
Bağlar açık artırmaya çıkar. Dışardan istekli çıkmaz. El konulur "hazine" adına bağ­lara. Üzümler Ankara'da halde satılacaktır.
Eyleme geçer köylüler. Üzümler bir gecede toplanır. Altı yıldır bağın bekçiliğini yapan Kır Abbas tüm sığırları sürer bağlara. Asmaları yedirir yaprak, yeşerti kalmama­casına. Köy, Tozak köyü eski durumuna döner: Çorak, çorak...
Altı yıldır bağların yeşilliğinde üreyen kaplumbağalar, kızgın güneş altında kavru­lan bozkıra dağılır."
Köylülerin doğayla savaşımı anlatılır romanda. Kazanılır savaş. Doğanın güç koşullar; yenilir, kişioğluna yararlı duruma dönüştürülür. Bu yengidir. Toplumsal düzen karşısında ellerinden gelmez bir şey. 
Yenilgidir bu.
Romana adını veren kaplumbağa simgesel görüntü çizer romanda. Kızgın güneşte ters dönen, bir daha doğrulamayan, ölen yaşlı kaplumbağa simgesidir köylünün.
Romanda insan, köy, ev betimlemeleri kaplumbağa betimlemeleriyle iç içe, benzetmeli olarak kullanılmıştır.
Fakir Baykurt Köy Enstitülü yazarlarımızdandır. Romanda doğayı yenen, toplum düze­nine yenilen, emekleri yok edilen köylülerin öyküsü 21 Köy Enstitüsünün durumunu düşündürmektedir: Çorak toprakların üstüne imeciyle kurulan eğitim yuvaları, Enstitüler, bir süre sonra baltalanarak kapatılmıştır...
Tozak köyünün eğitmeni Rıza romanda "köy enstitülü" öğretmendir. Bu okullardan ye­tişenler gibi salt bilgi aktarmakla kalmaz, eğitim üretim içindir anlayışıyla köyün üreterek çağdaşlaşmasını da sağlar...
Eğitimcidir, öğretmendir Fakir Baykurt. Bu yüzden onun yapıtlarında Halide Edip Adıvar'da, Reşat Nuri Gültekin'de... olduğu gibi aydınlık yüzlü öğretmenlerle karşılaşı­rız.
İyi ettim yeniden okumakla Baykurt'u, Kaplumbağalar'ı...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık