• 20 Kasım 2015, Cuma 17:37
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÜLTEN AKIN
 "On sekiz yaşındaydım, bir yandan okuyup, öte yandan geçim derdine düştüğümde. O gün bu gündür çalışırım. Bir parça avukat, daha çok devlet görevlisi, en çok da öğret­men oldum. Ama hep vekillikle. Beş çocuğum var. Göstermelik bir eş, bir ana olmayı hiç düşünmedim. Neyi ki yaptım, bütün yüreğimle, bedenimle, içtenliğimle yaptım. Yaşamımdaki bu dolgunluktan, doygunluktan şiirim çok yararlandı. Öğretmenliğimi de avukatlığımı da öğretmek, yol göstermek için değil öğrenmek, yol sormak için kullandım. Eşimin yöne­ticilik görevi nedeniyle Anadolu'yu dolaştık. Çok ilçe değiştirdik. Bu da bir sanatçı için büyük şans. Şimdi tek kaygım zaman azlığı. Artık yaşlanıyorum, istiyorum ki bü­yük birikimim daha çok, daha uzun soluklu şiirlere, destanlara dönüşsün. "Kırmızı Karanfil", "Maraş ve Ökkeş'in Destanı", "Ağıtlar ve Türküler"den sonra vardığım "Seyran" sanıyorum amaçladığım şiire en çok yaklaşan oluyor."
Gülten Akın'ın bu tümceler. 4.6.1977 tarihli Cumhuriyet'teki görüşmeden. Tümceler­de kullandığı sözcükler, yaşam biçimi uçları onun şiir anlayışını yansıtıyor tamtamına. Yurt gerçeği, Anadolu, her çeşit savaşım, çocuklar, kadınlar, türküler, ağıtlar, sevgi, yaralı yürek, bir anlık mutluluk, insan sevgisi, emek, üretim, sorma, sorgulama, öğrenme, uygarlık, çağdaşlık... onun şiir evrenini kuşatıyor.
Gülten Akın adını 1970'lerin başında kazıdım belleğime. Bulabildiğim şiirlerini okurdum özenle.1973 Sinan Yıllığı'nı unutamam hiç. Yıllığın "1972'de Sanat" bölümün­üzün bir değerlendirme yazısı vardı Gülten Akın'ın. "Türk Şiirinde İşlem Gelişimi Üstüne Notlar" başlığını koymuştu yazısına. Sonra ki yıllarda da gerektiğinde yetmiş sayfayı geçen bu yazıdan yararlandım. En azından onun ozanlarımız için dediklerini önemsedim.
Fazıl Hüsnü Dağlarca, Behçet Necatigil, Cahit Kuiebi, Necati Cumalı, Ceyhun Atuf Kansu, Atilla İlhan, Ahmet Arif, Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Edip Cansever, Turgut Uyar Cemal Süreya çok kısa değerlendirme tümceleriyle, şiir örnekleriyle irdelenmişti o yazıda.
Değerlendirilenlerden Orhan Veli Kanık dışındakilerin tümü sağdı. Uzun yıllar geçti aradan. Bir bir gitti ozan Gülten Akın'ın önemsediği, değerlendirdiği ozanlar... 4 Kasım 2015'de de Gülten Akın gitti, onların yanına. Sen de Şairler, Yazarlar Sözlüğü'nde Gülten Akın adının ayracını kapattım...
Ülkemizdeki önemli sayılan ödüllerden kimini almıştı, şiirleri ondan çok dile çev­rilmişti. Kimi şiirleri de bestelenmişti. Rüzgar Saati yapıtındaki Uç bölümlük Deli Kızın Türküsü de bestelenmiş şiirlerindendi.
Cemal Süreya'nın Folklor Şiire Düşman anlayışının tam da karşısındaydı Akın'ın şiirleri. Halkbilim verilerini özümser, kendi şiirini çalışırken bunları çok belirgin olmayacak biçimde kullanırdı şiirde. Yaşar Miraç nasıl bizim türkülerimizi, kesme türkülerimizi şiirine yedirerek çağdaş dizeler kuruyorsa Gülten Akın da ağıtlarımızı, türkülerimizi, koşmalarımızı, destanlarımızı Gülten Akın adıyla özgünleştirerek şiire dönüştürürdü.
Can Yayınları 1982'de bütün şiirlerini SEYRAN adıyla yayımlamıştı. Dergilerden, Cumhuriyet'ten izlemeye çalışıyordum yeni yapıtları. Kimilerini yayıncılardan İste­yerek ediniyordum. Seyran'ı çıktığı yıl edindim. Görele Ortaokulunda öğretmendim. Okulumuzda Trabzonlu bir öğretmen arkadaşımız vardı. Trabzon'a giderdi hafta sonları. Küçük bir kağıda, "Gülten Akın, SEYRAN, Bütün Şiirleri" yazarak vermiştim arkadaşıma. Pazartesi okula dönüşte getirmişti arkadaş Seyran'ı. O gün ders aralarında sindire sindire okuduğumu anımsıyorum Gülten Akın'ı.
Seyran'da "Rüzgar Saati, Kestim Kara Saçlarımı, Sığda, Kırmızı Karanfil, Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı, Ağıtlar ve Türküler, Seyran Destanı" adlı yapıtları yer alıyordu.
Onu "Kadın Olanın Türküsü"nden dizelerle uğurlayalım: "Git oldu can sürgün gel­di dayandı / Sürgün geldi yine dayandı / Kitapları topladım çocukları giydirdin / Hadi de doğrulalım Dıranaz'ın karına / Git oldu can, sürgün geldi dayandı / Diktiğin fidanlar sen olmayanda / Yel vura ırgalana, gün vura duldalana büyüyecek / Yasa şu ki ekinler yürüyecek / Bebek dillenecek güçsüz hallanacak / Sis kalkacak İsfendiyar başından // Git ol­du can, sürgün geldi dayandı / Sorulmasın vatanımız ilimiz.”

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık