• 20 Mart 2015, Cuma 16:46
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÖRELE'DEKİ OYUNLAR(14)
 Emen Almaca: Emen Sözcüğü, "çukur,bağ çubuğu,sebze dikmek için açılan çukur,çocuk oyun„ larında kazılan çukur,oyunda çocukların hedef olarak diktikleri taş, sıkışıp oturulacak kadar yer, kumar oyununda iki yanın ortaya koydukları ya da birine teslim ettikleri pa­ra..." anlam çeşitliliğini içeriyor.
Emen almaca oyununda sözcük "kale" anlamındadır. Sözcük neredeyse tüm bölgelerimizde “emen, eben, emmen, eme, emence, emendirmek, emendirmeg, emeneşken, emeneşgen, emenmek, emen oyu­nu" söyleyişleriyle aynı kökü paylaşır.
Emen almaca üç dört kişiyle oynanır. Oyun alanının bir köşesine bir çember çizilir. Bu­rası emendir. Oyunculardan ebe olanı burayı korumaya çalışır. Öteki oyuncular çeşitli yön­lerden atağa geçerek ebeye yakalanmadan ayağını emene değdirmeye çalışır. Oyun böylece sürüp gider. Emeni alırken yakalanan ebe olur, emeni korur."İlgokul sıralarında oynardug bunu. Emenimiz bazı bi yuvallag oludu,bazı da bi böyüg daş guyardug,bu daş oludu emenimiz.”
Takildik: Tak-il-dik sözcüğü bu oyun aracının çıkardığı yansıma sesten türemiştir. Söz­cük, Derleme Sözlüğünde, Sözlüğün ek cildinde de olmadığına göre derlenmeyen sözcüklerden­dir.
Takildik yapmak için tahta, hartama, uygun bir kuru fındık dalı;bunları takildiğe dö­nüştürmek için keskin bir bıçak, bıçkı;marangozluk becerisi gerekir.
Takildik yapmak için en uygunu çam, kestane tahtasıdır. Genişliği yirmi santimetre uzun­luğu elli altmış santimetre olmak üzere iki tahtayı dikey otuz otuz beş santimetrelik aralıklarla aynı kalınlıkta bir tahtaya çivileriz. Üstteki bölümü de on beş santimetrelik uzunluk bırakacak biçimde tahta parçası uzun tahtaların içine gelecek biçimde çivileriz. Uzunluğuna oluşturduğumuz kasanın içindeki küçük tahtaları tam ortadan kaput düğmesinden daha iri olmak üzere deleriz.Şimdi sıra takildiğin evinden sonra kanatlara geldi.Kanatlar hartamadan olacak. Hartama yoksa iyice inceltilmiş tahta kullanacağız. Takildiğin evinin boşluk bıraktığımız iki tahtasını da yukarıdan önceki delikler büyüklüğünde deleceğiz. Delikten geçirmik için iki tahta boşluğunun yaklaşık bir buçuk katı uzunluğunda bir değ­nek yaptık. Değneğin bir ucuna hartamadan yaptığımız kanatları çaprazlama takacağız. Onu başardık. Şimdi geriye kanadı üstteki deliklerden geçirmek kaldı,o da tamam.Kanat taktı­ğımız değneğin boş ucuna meşe palamudunu andıran ondan üç dört kat büyük iki ...ak yapa­cağız bir değneği uygun biçimde keserek. ...ğı oraya taktık,onun hemen altına çapraz bir tahta çakacağız.Çok dengeli çakacağız!Kanatlar dönerken ...lar hızlıca bu tahtaya vuracak dönüş hızına göre tak tak tak tak tak...taktaktaktaktaktaktaktak...taktaktaktaktaktaktak taktaktaktaktataktaktak...biçiminde ses çıkacak, öyle dönecek ki mahalle bu sesten bıka­cak. ..Takildik nerede dönecek? Evin yanındaki büyük dut ağacının en tepesinde.İşin bir zor bölümü de bu:Ağacın tepesine çıkılacak. Sağlam, kalın bir dal tepeye çivilenecek. Bu da­lın ucu aşağıda deliklerinden takildik girecek biçimde inceltelmişti. Takildik buraya takılacak.Orada gece gündüz duracak. Yel estikçe yeri göğü inleterek dönecek.
"Ben takildig yapmadım.Enver Abim marangozdu.Asgerden geldügden sora ba bi takildig yabdı,ba yabdı eme unun takildiyidi.Bizim tamın arkasındaki böyüg dud ağacının depesine takildi dağdı.Takildimiz aylarca döndü takildiyerek...Bu takildi örneg alan gaşuda Boçalu'da,okarda Gıran'da başgaları da takilidig yabdı.Bunlar birbiriyle yaruşucasına dönüb durudu.Yılını anımsamıyum.Fırtınalu bi gecenin sabahında bi de galgduk ki o güzelim dud ağacımız devrülmüş..."
İsim Şehir Hayvan Bitki: "ilkokul yıllarında bizim evde yamullu günlerde Selahiddin'le, Mısdava'yla, Fari'le çog oynardug. Kağadlarımızın sonuna geldümüzde aldumuz puvanları toplardug,kiminki çogsa u birinci oludu."
Harita Oyunu:"İlgokul yıllarında bizim evde oynardug.Atlaslarımızı açardug.Bi yer sölerdüg.Bi sayı sayana gadar unu buludug.Önce bulan puanı aludu. Oyun böle sürüb giderdi.
Çoğu çocukluğumla kesişen oyunları aktardım.Bunların tümü çocuğun her çeşit becerisi­ni geliştiren oyunlar.Doğayla,toplumsal koşullarla iç içe üretilmiş oyunlar.Eğlence ya­nında el,beden,araç kullanma;araç üretme becerisini de geliştiriyor küçük,genç bireyle­rin.Ayrıca bu oyunlar yüzlerce sözcüğün oluşumunu besliyor.Günümüzde unutulan bu oyunlar yanında dil varsıllığımızın örneği şu sözcükleri de bilmiyor günümüzün gençleri, çocukla­rı: arabacılık, esir almaca, yakalamaca, çelik, Üç taş,beş taş, kuyu taşı, değirmen oyunu,çıkırık, patlangıç,kayık oyunu, çember, zıpçık, boru, ışıldik, kuşlastiği, sinmecek, çizgi oyunu, komen, atlama, körebe, yağ satarım bal satarım,birdirbir,uzuneşek,güvercin taklası,arkuru sallan cak, yakan top,mile(miras), kolçak, topaç, ok, emen almaca, takildik;siftiye, ardiye, emen kontur atmak, dıgıllamak, pürçek, perçem, çatal, meşin, kulaç atmak, çömlek patlatmak, baş dal­mak, dipden kum almak,nefes tutmak, camildik, şimşir miras, taş miras, cıvız, ebe... bunlarla ilgili yüzlerce sözcük kullanım.Yaşambiçiminin değişmesi kimi gelenekleri yok ettiği gibi bu alanlarla ilgili dil ürünlerini de yok ediyor.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık