• 30 Ocak 2015, Cuma 17:27
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÖRELE’DEKİ OYUNLAR (7-8)
 Kayma:Kayma, kayak, kızak, kızak kaymak sözcükleriyle somutlaştırılır. Genel dildeki karşılığı kayak( kay-ak)tır. Kızak sözcüğü de "kıyağın" ünsüz değişikliğine (kayak- kıyak- kızak: Eski Türkçede kıyık, kayak, kazak kullanımları var.) uğramış biçimidir.
“Gar yaduğunda en yaygun oyunumuz gaymagdı. Gaymag için özel bi araç yapma gere duymazdug. Bunun içün en uygun iki araç vardı evlerimizde: Biri ağaç isgele, öteki de çamaşur leni. Bayır yeller gaymag içün uygun olurdu. Mahallede en uygunu darı tallalariydi. Tallanın başına varuduk,urdan başlardug gaymiye.İsgeleye kimilerde teg kimilerde de iki arka­daş oturudug. Talla çok yamaysa çog hızlı gayardı iskele. Tallanın sonuna geldümüzde iki ayamızı hızlıca ileriye doru atarag gara gömerdüg, bi çeşit firen yapardug, isgele(gızamız) durudu. Sora onu sürüye sürüye tallanın başına getürüdüg, yeniden gayardug. Biz birinde Hacıhasan'la unnarın tallasında gayarken isgeli durduramadug tallanın ...deki duvardan aşa yolandug. Gar oldu içün bişi olmadug, yaralanmadug."
"Bizim çocuglumuzda çamaşur yıkanan tekneler ağaçdandı. Çamaşur teknesi derdi anam. Çaşudan satun alunudu. Unu yapan usdalar vardı. Çamaşur teknesi güçüg bi gayıg gibiydi eme altı dümdüzdü. Ya gibi gayardı. Çamaşur teknesine isgele gibi iki gişi binemezdüg. Sırasıyla gayardug. Ey gidi heç unud-mam: Hacıhasan evden çamaşur teknesini almışdı. Unnarın çitin­de gayuyudug. Bir iki sefer gaydug. Sora gayarken tekni durduramadug. Düşdüg.Ama tekne de gaşdan aşa geddi, daşa çarpdı, çarpmanın edgisiyle ikiye bölündü. Çog gordug,üzüldüg.Ne edicemizi şaşudug. Tekni telle melle balamiye, bitüşdümiye çaluşdug.Sora noldu bilmiyum..."
Çark: "Sözcük Farsçaya Sanskr.den geçmedir.Bize oradan gelmiştir.Çark, çarkçılık, çark­çıbaşı, çarkıfelek, vapur çarkı, bileği çarkı, dişli çark;çark çevirmek,çark etmek, çarka vermek, çarka çaktirmek, çarkı döndür-mek, çarkına etmek, çarkına okumak; çarklı, yandan çarklı, çarkıfelekgiller,çarksız" gibi sözcük, söz öbeği ya da deyimlerle anadilimize yerleşerek Türkçeleşmiştir.
"Bizim oynadumuz çarg oyunu köyümüzdeki demenlerin çarkının oyuncag biçimine dönüştürülmesiydi. Çakuile üğüm dalından yapardım. Bi buçug santim gadar kalınlıg bırakarak galınlığın iki yanını da çok düzgünce yonarag sab durumuna getürüdüm. Sora başga dallardan çıkıntu çıkararag çarkın ganadlarını yapardım.Yedi sekiz ganad oludu.Ganadların suya değeceg gısmı geniş, yonduğum dalın galin gısmına gireceg yanı dar-ince olurdu.Çarg yapmak bi çeşid usdalıg gerekiyudu. Ganadlarm gireceği yeri çok böyüg özenle çakunun ucile ya­rardım. Sırasile çarkın ganadlarını uriye çakardım. Çarg tamamdı.İş şimdi unu döndüreceg suyu bulmagdı. Derenin uygun bi yerine suyu göllerdim. Bu üsdde galmalıydi. Alta çarkı yelleşdürüdüm,iki çatal çubuğun yardımı olurdu,unları guyardım.Şimdi çarka üsden su gelmeliydi. U da golaydi: Böyük bi taflan ya da garaavu unları da bulamazsak galdirig yapra işe yarardı.Üsdeki suyu yapragdan çarka vuracak biçimde akıdmam gereküdü.Yapra çamur yardımile çarkın üsdüne yelleşdürüdüm. Üsden gelen, yapran ucundan çarka vuran suyun hızine fıldır fıldır dönerdi çarkımız. U döndügce unu izlemeg çok sarardı. Ben soraki yıllarda bahçeye geddügce oğullarımın çocugluğunda unlara çarg yapdım. Bir iki yıldır da torunuma, Rabia Su'ya yaparag eskiden köyde nası oynadumuzu, oyuncaglarımızı gendümüz nası yabdumuzu annatuyum."
Dozildik:Dozildik, dozrik, dozillik, dozildig kullanımlarıyla bilinir. Derleme Sözlüğü'nde sözcüğün Ordu-Arpaköy ile Görele'den derlendiği yer alır: “İki ceviz, iki fındık ya da yuvarlak madenî şeyi delip iplik geçirerek yapılan bir çeşit oyuncak" tanımı sözlükte yer alır.
Bizim buralarda üç çeşit yapılır, oynanır: Sivri fındıkla, cevizle, palto-kaput-hırka iri düğmeleriyle.
"Fındıgda agşamları ya da yamur yağab da evde oldumuz zaman sivri fındıgdan dozildig yapıp oynardım: İri sivri fındığın düz yanını tam ortasından kibrid çöpü giriceg ga­dar çakunun ucile delerdim. Bi de iki santim gadar uriye gireceg biçimde bi çöp-sap yapardım, sıkıca oydum delügden içeriye sıkıca yelleşdürüdüm. Bi tebsi aludum, dozildin sapını baş barmamala orta barmamın ucile sıkıca dutar fıtık atar gibi çevirereg tepsiye atardım.Dozildik nerdise bir iki dagga dönerdi dik diz diye. Döndü yere göre doz doz diye de ses çıkarudu. Oyuncan adı da doz doz sesinden geliyu besbellü."
Dozildik tek başına da oynanır, bir iki kişiyle de olnanur. Oynayan birden çoksa oyun yarışmaya döner. Kimin dozildiği daha çok dönecek? Ya da dönerken çarpışırlarsa kiminki dü­şerek yarışma dışı kalacak?Cevizden yapılan dozildik özenli el becerisine, çakı kullanımına gereksinim duyar. Cevizden yapılacak oyun aracının adıdır dozildik.
Cevizin en irisi seçilir. Üst, alt yanın ortası iyice keskin çakının ucu kullanılarak oyulur.Oyuk genişletilir. Cevizin alt, üst yanına birer delik açılmış olur. Cevizin tam ortasına, delikler çizgi gibi düşünülürse ona dik açı yapılacak biçimde, kurşun kalem ucu girecek kalınlıkta bir delik açılır. Deliklerden girecek tel, sert ince çubuk aracılığıyla cevizin içi tümden çıkarılır. Ceviz dozildik için uygun duruma gelmiştir. Şimdi de çubuğu­na geldi sıra:Küçük parmak kalınlığında bir üğüm çubuğu ceviz boyunun dört beş katı uzunluğunda çelik yapılır. Cevizin içine girecek bölümü inceltilir. Dışta kalacak bölüm ceviz deliğinden kalın olmalıdır. İnce olan uç için üç dört santimlik iki kanat yapılır, ortaları delinir bunların. Artık oyun aracımız bitmek üzeredir. İş parçaları yerli yerine koymaya kaldı: Üğüm çubuğundan yaptığımız çeliğin cevizin içine girdiğinde, cevizdeki küçük delik doğrultusunu çakıyla azıcık inceltiriz. Buraya sağlam bir iplik iki üç kat sarıldıktan sonra sıkıca düğümlenir. İpliğin boyu otuz kırk santim olmalıdır. Şimdi ipin boştaki ucu küçük delikten dışarı çıkacak biçimde çeliği, büyük deliğin birinden girip ötekinden çıkmak koşuluyla cevizin içine yerleşterdik. İnce ucuna da kanatları çaprazlama taktık. Ucuna kanatlar dönerken fırlamasın diye yonttuğumuz ağaç çiviyi(bir ucu kalın öteki ucu ince) vurduk. Dozildik bitti gibi. İpliğin ucuna da tutmak için kibrit çöpünü andırır bir düz­gün kesek bağladık. Baya uğraştık ama güzel bir dozildik oldu. Şimdi döndüreceğiz, oynayacağız. Çeliğin kalın yerinden tutum, çeliği çevirerek ipi sarıyorum. Şimdi artık sol elimin baş parmağı ile işaret parmağı arasına aldım cevizden tutarak dozildiği. İpin ucundaki kesekten tutarak düzenli, küçük beceriyle ipi çekip çekip bırakıyorum; Oyuncağım, cevizden dozildiğim fır fır, doz doz dönüyor...Çevir çevirebildiğince, yorulana dek...
Palto düğmesinden yapılan dozildik en kolayı: İkiye katlanınca otuz kırk santim olacak bir "midar ipliğini" aldım. Düğmenin iki deliğinden geçirdim uçlarını. Sonra düğüm attım. Düğüm attığım yeri sağ elimin işaret parmağına geçirdim, ipin öteki ucunu da sol elimin işaret parmağına ğeçirdim. İki elimi ipliği azıcık gevşek tutarak epey çevirdim. İplik sarıldı. Şimdi özenli, narin biçimde ellerimi bir kapatıp bir açarak dönderiyorum dozildiğimi.
Dozildikler çocuk oyunlarıdır. Fındık, düğme dozildikleri;ana,baba,dede,abla, ağabey ya­par önce çocuklara.Onlara oynatır,oynar onlarla.Yapımı emek isteyen ceviz dozildiği de büyüklerinden öğrendiği gibi yeni yetmeler yapar, dönderir. Babalar, dedeler çocuklarına yapar ceviz dozildiği.Bu beceriyi onlara aktarır, onlarla oynar: Mutlanır,kaynaşır,sevin­dirir onları,onların mutluluğu,sevinci paylaşılır;dede,baba da anılara,çocukluğuna gider.
Az mutluluk mudur baba ile çocuğun, dede ile çocuğun oynaması?
Sinmece: Çok yaygın bir oyundur.Oynanış biçimi aynı olmasına karşın adlandırma, sözcük varsıllığı önemlidir. Derleme Sözlüğü'nden yararlanarak sinmecenin eşanlamlarını sıralıyo­rum: sinmecek, sinmeceg, sinenbeç, sinembitti, siğnebit, siğnebitti, siğnenbeç, sinebit, sinenbitti, sinlenbiç, sinmecik, sinmemmeç, sinneci, sinnenbözü, sinnenmece,sinnenmeç.Bu yaygın sözcük üretimi oyunun coğrafya genişliğini gösteriyor."Sinmecek" kullanımı "Nefsiköseli-Görele" biçiminde yer almış Derleme Sözlüğü'nde.
Sinmecenin özü "saklanma-bulma"dır: "Oynamazmiyig, çog oynardug.En çog da ilgokul yılların da oynadug. Yorulana, telliyene gadar sinmeceg oynardug. Gızlu erkeklü oynadumuz gibi yalunuz erkek arkadaşla oynadumuz da oludu. Önce bi ebe seçerdüg. Bunun içün ya salmaca söler sırasile çıkardug,en geri galan ebe oludu. Kimilerde de gönüllü ebe duran oludu. Ebenin bulunduğu yer emendi.Ebe gözlerini gapadudu, diyelim elliye gada sayardı.U sayana gada biz gaçar saglanudug.Ebe de bizi bulmiye çaluşudu.İlg kim görünüşe, bulunuşa u ebe oludu. Oyun böle ebenin sayması, ötekilerin saglanması, birinin bulunması biçiminde sürüb giderdi. Güçüğleri oyalamag içün evde bile oynanur. Evin içinde odalar, salun, mutbak oyun yeri oluyudu.
Çizgi oyunu: Bunu daha çog gızlar oynardı;Kare çizülüdü.Karenin köşelerine geleceg biçimde çarpı atuludu.İki gişi daşlarla oynardı.Daşlar önce dağanug durudu. Sora daşları birbirie paralel getüren gazanudu oyunu.Böle sürüp giderdi."

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık