• 07 Aralık 2014, Pazar 9:51
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÖRELE'DEKİ OYUNLAR (1)
 İsmet Zeki Eyuboğlu'na göre(Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,1995) oyun sözcüğü, çukur anlamına gelen oy kökünden türemiştir: oy-un/oyun. Anlam genişlemesiyle günümüzde temel, yan anlamlara örneklik edecek bu sözcüğün mecaz anlamları da vardır. Sözkonusu köke yükle­nen anlamın doğruluğunu yöremizde kullandığımız oyrak sözcüğünde de görmekteyiz. İki te­pe arasındaki yer, anlamı içeren oyrak(oy-r-ak/oyrak):oyuk yer, oylum, çukur sözcülerini de içerir.Bizim köyde yer adıdır oyrak: Bizira fındık bahçesinin birinin adı oyraktır. Yerin tapusunda "Oyrakta" biçiminde geçmektedir.
Oyun, oyrak sözcülerinin kökü Kaşgarlı Mahmut'ta, "oy:yerdeki oyukluk, çukurluk” olarak geçer(Divanü Lugat-it-Türk,Dizin,4.cilt,Besim Atalay).
Oyun,"hoşça vakit geçirmek için karşılıklı yapılan;hesap, dikkat, çeviklik ya da raslantılara dayanan eğlenceli yarıştır. Buna "satranç, dama, bilardo, poker, tavla, domino, tenis, ayaktopu, cirit, esir almaca, çelik çomak..." örnek verilebilir.
İşe "şaşkınlık uyandırıcı, öğretici, güzellik duygularını okşayıcı” özellikler girdiğinde "Karagöz oyunu, hokkabaz oyunu, bale, tiyatro, horan, karşılama, kolbastı, zeybek, köçek oyunları" anımsanır.
Sözcük anlam kaymalarıyla, yeni işlevlere girer:Düzen, hile;güreşte oyun, bunlardan­dır.
Sözcüğün kökünden "oyunbaz, oyunbazlık, oyunbozan, oyunbozanlık, oyuncak, oyuncakçı, oyuncak­çılık, oyuncu, oyunculuk, oyunluk, oyuntu…gibi birleşikler,türetmeler yapılmıştır.
Oyun almak,oyun çıkarmak,oyun ebesi,oyun etmek,oyun havası,oyun kağıdı,oyun kurmak, oyun kurucu,oyun oynamak,oyun vermek,oyuna çıkmak,oyuna gelmek,oyuna getirmek,oyunu almak..." bileşikleri de sözcüğün yaygın olarak değişmeceli kullanıldığını gösterir.
Biz bu adlandırmalardan sonra konuyu "Çocukların, kimilerde de büyüklerin-günlük geçim didinmelerinden ayırabildikleri boş zamanlarında-herhangi bir üretim çabasını ya da başka çeşitten bir hizmeti zorunlu kılmadan, yalnız eğlenme yoluyla dinlenmelerini sağla­yan "eylemlere getireceğiz.Bilye, topaç, saklambaç, çelik, kolçak...bunlardan.
Konuyu işlerken, örneklerken geçmişe, anılara gideceğiz.
Görele halkbiliminde çeşitli örnekleri var bu tür oyunların. Kimilerini çocuklar, kimileri­ni gençler, kimilerini gençler-yaşlılar, kimilerini erkekler, kimilerini kızlar oynar. Kimileri tek başına, kimileri arkadaş öbeğiyle; kimileri izleyiciler önünde oynanır. Kimileri birey­sel beceri niteliğinde, kimileri de yarışma niteliğindedir. Özü, işlevi ne olursa olsun ço­cuğun tüm yıllarını kapsar oyunlar.
Konuyla ilgili çok sayıda yayın vardır. Türk Folkloru Araştırmaları dergisinin çeşit­li sayılarında kimi yörelerin oyunları derlenerek yayımlanmıştır. Metin And'ın oylumlu yapıtı Oyun ve Bügü(Türk Kültüründe Oyun kavramı,İş Bankası Kültür Yayınları,1974) konu­yu çok geniş açıdan işleyerek yansıtan çok önemli bir başyapıttır. Pertev Naili Boratav, Türk Folkloru'nda(Gerçek Yayınevi,1973) konuyu beşinci bölümde, on bir başlık altında in­celemiştir. Yöresel halkbilim derleme yapıtlarında da her araştırıcı kendi yöresinin oyun­larını derleyerek yayımlamıştır.
Görele oyunları derlenerek yazıya dökülmemiştir. Yıllardır yöremizle ilgili derleme yaparak bunları çeşitli biçimlerle yayımlama olanağını sürdürüyoruz. Görele'deki oyunla­rın yayımlanma sırasının geldiğini düşünerek oluşturuyoruz bu derlemeyi, incelemeyi...
Görele adı bu yazıda ilçe genelini belirtmek için kullanıldı. İncelemenin, araştırmanın çekirdeğinde köyüm(Çürükeynesil-Sağlık köyü-Cillioğlu Mahallesi) var. Buradan, buradaki oyunlardan yola çıkarak yansıtacağız Görele'yi.
Yöremizdeki oyunların öğrenilmesine, sunulmasına, işlevine baktığımızda çocuğun doğal yaşam içinde göre göre, yaşaya yaşaya, öyküne öyküne öğrendiğini görüyoruz oyunları.Başın­da onu eğitecek, yönlendirecek bir eğitici yok.Çocuk günlük yaşam içinde kazanımını da sorumluluğunu da kendiliğinden öğreniyor. Bilinci gelişiyor oyunlarla çocuğun. Yengiyi öğrendiği gibi yenilgiyi de öğreniyor. Kazanma hırsını kimilerinde de hilesini öğreniyor ama hilenin, yan çizmenin, mızıkçılığın "kötülüğünü" de öğreniyor.Y anlış yapsa da doğrusunu öğreniyor. Ara sıra kızsa da bağırsa çağırsa da dahası kavga etse de arkadaşlıklar, kardeş­likler bu oyunlarda gelişiyor. Kendini tanıyor bir anlamda. Kendini sınıyor. Ben duygusu yanında oyunun niteliğine göre biz duygusu da gelişiyor. Yeteneği, becerisi oyunlarda orta­ya çıktığı gibi güçsüzlüğü, beceriksizliği de dökülür ortaya, çocuk daha iyi tanıyor kendini böylece. Kolay sandığının altından kalkamayacağını oyun sınamalarında öğrenir çocuk. Sevmeyi, saymayı, hoşgörüyü oyun alanları kadar öğreten ne var...
Bu gelişimsel, toplumsal yönleri de unutmadan aktaracağız Görele'de oynanan oyunları.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık