• 14 Aralık 2014, Pazar 9:47
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÖRELE'DEKİ 0YUNLAR(2)
 Kişinin düşünsel,duygusal,devinimsel gelişmesinde kökenin,doğanın,işin çok önemli etkileri vardır. Bu açıdan baktığımızda yöremizdeki çocuk...oyunlarının da kurgulanmasın­da, oyun araçlarının üretilmesinde, oyunların yaşama geçirilmesinde bunların neden-sonuç ilişkisiyle bağını anımsamak gerek.
Yöremiz bilindiği gibi büyük ölçüde Çepni kültürüne bağlı.Bunun yanında iki yer adın­dan yola çıkarak Döğer,Ciğil boylarından söz etmek de olası.Bunun kanıtı Döğer mahalle­siyle ona komşu olan sonradan mezarlıkla yeni oluşan mahalleye ad olan Cillioğlu (Ciğilioğlu). Kökenimizle ilgili somut ipuçları bunlar.Yer adlarının önemi yadsınamaz.
Doğa;bizi kuşatan,sarıp sarmalayan,özdeksel-tinsel oluşumumuzu,beyin-el yaratıcılı­ğımızı büyük ölçüde belirleyen dış koşullar. Dağımız, bayırımız, derelerimiz,gölcüklerimiz; bahçemiz, tarlamız; düzümüz, bayırımız;kapımız bacamız,değirmenimiz,evlerimiz,çeşit çeşit ağaçlarımız, kuşlarımız, balıklarımız,yaban hayvanlarımız...ilk ağladığımızdan son anla­rımıza dek iç içe olduğumuz kimilerde yendiğimiz, kimilerde yenildiğimiz, yendikçe güç, yaratıcılık geliştirdiğimiz yenildikçe başka başka deneyimlere ulaştığımız, yediklerimi­zin, içtiklerimizin; diktiklerimizin, ektik lerimizin, biçtiklerimizin,aldıklarımızın,topla­dıklarımızın ölümsüz kaynağı...
İş-üretim;mısır(darı),sebze...tarlası, fındık bahçesi,el becerisine dayalı araç gereç yapımı… kavramlarıyla giriyor yaşamımıza.
Bunların tümü devinimle, eğlenceyle, beceriyle, öykünmeyle, soyutlamayla bütünleşerek oyuna dönüşüyor.
Günümüzde artık belli yaştakilerin anılarında yaşayan oyunlarımızı aktaralım:
Araba/Arabacılık:Değişik biçimleri vardı:"Böyüg adamların orta barmağı kalınlığında bi çelik yaparduk fındık sürgününden.Bi garış boyunda oludu.Yaz sonlarında oynarduk.
Çeliğin iki ucuna tam da sapının olduğu yerden iki böyük elme geçürüdük.Bu arabamızın tekelleri oludu.Ucu çatal olacak bi de deynek yaparduk.Deyneğen ucunu arabanın çelinin ortasına yelleşdürüdük,öteki ucunu da dutarduk elimizine.Boyuna sürerdük yollarda...
Beş altı arkadaş oynarduk.Araka arkaya sürerdük, karşıluklu sürerdük, geçişürdük, bilerek çarpışurduk...Gendümüzü şüfer gibi düşünürdük..."
"Girebı,bıçak,bıçgı,çivi kullanarak tahtadan tekerlü araba yaparduk.Ucu çatal bir değnek yardımile sürerdük yollarda.Ara sıra diiit,diit diye ses çıkaruduk."
'Çaşuda gördüğümüz otobüs olurduk.İki elimizi öne kaldurur, dömen tutar gibi yaparduk. Koşarak Isdanbul'a giderdük,Isdanbul'dan gelüdük.Male içindeki yoldan çeşme yanına gadar giderdük,orası İsdanbul olurdu. Urdan maliye dönerdük.Oyunun başını Hacıhasan'la ben çekerdim. Selahiddin,Mısdava,Fari,Halil,Şenel...bize katıludu..."
Esir/Yesir Almaca/Yakalamaca: "Çog hareketlü bi oyundu.Malenin bütün çocukları katıludu.Okulda da oynarduk ölinlerde.İkiye ayruluduk.Oyniyenlerin sayısına göre üçerli, beşerli...oluduk.Ya saymacayla ya da yazı turile gaçanları belirlerdük.Kazananlar gaçardı.Gayıbedenler de gaçanları govaliyerek yakalamâye çalışudu.Bi yere toplanudu yakalananlar.Gaçmasılar diye başlarına nübetçi verüdük.Oyun gereği gaçanlar becerilerini gösdererek arkadaşlarını gurtarabilüdü.Gelip arkadaşının eline demesi gereküdü.Bu arada nöbet­çiye yakalanusa o da tutuludu,esir olurdu...Oyun basgun, gurtarma,yakalama ataglarıyla sürüp giderdi...Simdi düşünüyüm da aslında bi savaş oyunuydu bu. Gaçanlarm hebisi yakalanduğunda oyunun biri biterdi.Bu sefer ötekiler gaçardı.Gaçma,govalama,yakalama...işin aslıydı.Gan ter içinde galuduk.Atiglik,gurnazlıg,çevüglük isterdi oyun..."
Çelig:”İlk gençlüg yıllarının oyunuydu.Oyunun aracı çeligle deynegdi.Çelik sert bir ağaç dalından yapıludu.Ya şimşirden ya da avudan yaparduk.Bunnar çok serddi,dayanukluidi. Çelig bi garışdan böyüg olurdu.Çeliğin uçlarını sivriltürdük.Deyne de aynı ağaçlardan yaparduk.
Düz bi yerde oynarduk.Oyunda olmiyenler,güçükler( kızlar,erkekler) çelig oyununu seyredellerdi.Oyunun bi başlanguç yeri,galesi olurdu.Urdan başlardug oynamiye.Gaşuda da epi uzagda gale oludu.Başlanguçda çeliği daşın üzerine guyar bi ucuna vurarag haviye galdurur,havada daynegle bütün guvvetimizle vururduk galiye doru.Çelik yıldırım gibi giderdi.Çeliği galiye geçümiye çaluşuduk.Sizi oynarken seredenler epi uzagda durullardı.teh­likeli bi oyundu.Çeliğin uçları çok sivriydi.Yakında biri olsa da bi yanına geçse çelik? Tehlikeli gaza olurdu...Tehlikeliydi eme gene de oynarduk,seyrederdük,seyredellerdi...
Yaygındı.Nerdise herkesin bi iki çeliği,deyne oludu..."

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık