• 16 Ocak 2015, Cuma 17:31
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÖRELE'DEKİ 0YUNLAR (6)
 Kartopu: Kar yağınca oynanan oyunlardandır.Esir almaca, çelik, saklambaç...gibi bireysel beceriyi kaçmaya, kovalamaya,eğilmeye,çökmeye,yere yatmaya,yana kaçmaya;atağı savuşturmaya,atağa geçmeye;kısası savaşıma yönelik oyundur.Bire bir oynandığı gibi öbek­ler biçiminde karşılıklı da oynanır.Karla kaplı alanda çocukların toplanacağı her yer­de oynanır.
Oyunun özü yerden kar alarak onu çabucak iki elle sıkarak kar topuna dönüştürmek, bunu karşı koyana vurmak amacıyla atmak;karşıdan gelen  kartopundan da kurtul­maktır.
"Gartopu gışın çok severeg oynadumuz bi oyundu.Bizim malede, Selahaddin, Mısdava, Fari, Hacıhasan, Şenel, Halil, Memed, Yusup...oynardug. Salıgköyü İlgokulunda da oynardug tenefüslerde, ölinde...Kimilerde oyun iyice gızmıtur,iş gartopu görünümlü döğüşe dönerdi.Birbi­rine gıcığı olanlar içün fırsad oludu gartopu. Görele Lisesi bahçasında da oynardug gızlu erkeklü..."
"Kimilerde gartopunun içine çakıl yerleştirereg hile yapan arkadaşlar olurdu. Bu tür hileler sonucu, sulu karı top yaparak taş gibi sertleştiren arkadaşların atagları sonu­cu ufag tefeg yaralanmalar, yüzde morarmalar, kuçüg ganamalar...oludu."
"Ey gidi çocuglug,ey gidi günler ey.. .1964'dü.İlgokul sondidig.Bi gece önce üç garış gada gar yadidi.Ölinde gartopuna dutuşduk.Önce gaşuluglu on on beş gişi vardug.Sora oynayanlar çıka çıka iki arkadaş galdı: Biri Hacı biri İsin."
"Hacı'yle İsin okula geç başladugları için bizden bi iki yaş böyügdü. Şindi atug nerdise bütün öğrenciler,üsdde merdüvenin başında Ömer Öretmenim bunların oyununu izliyudu. Gartopu oyunu gidereg gızışıyudu.Hacı'yle İsin en serd kartoplarını yaparak birbir­lerini ald edmiye uğraşıyulardı. Gafiye, yüze, göze, alna, gula gelen kartopunun edgisiyle ikisinin de yüzleri püzüg gibiydi. Her salduruşda birbirlerine yaglaşuyulardı. Aralarında artug iki adım galmışdıt. Solug soluğaydılar,yorulmuşlardı,çok az gan akıcag biçimde ya­ralanmışlardı.Var güçleriyle yere eğilib gar aluken birbirlerine girdiler. Artug zumbuglar gonuşuyudu. Ald alta üsd üste boğuşuyulardı.Ömer öretmenim çubunu alarag indi merdi­veni.Bunlara bağırarag, çubuğlarla vurarag ayırdı ikisini de. Bizden çıd çıkmıyudu. Öredmenim ikisine de ellerini açmalarını söledi.Sırasıyla bi una bi una vurmiye başladı.Her vuruşda ufff, diye inliyulardı. Az biraz bize de gözdağ sayılacag dayag biddi.Unları barışdırarag ellerini yüzlerini yıkamiye gönderdi."
Kuşlastiği:"Kuşlasdi" (kuş-lastik-i,kuş-lasdig-i,kuş-lasd-i) biçiminde seslendirdiğimiz "oyuncag, oyun aracı" genel kullanımıyla sapan olarak bilinmektedir.
"Sapmak"tan(sap-a-n) türemiş bir gövdedir;"Atmaya, uzaklaştırmaya, yön değiştirmeye yara­yan araç" sözcüğün anlamlarını içerir. "sapan, guşlasdi, sapankaya, sapanga, sapanğa, sapeng, sapang, sapenk,sapancug gibi kullanımlar sözcüğün yaygınlığını gösterir. Sapanlar geçmi­şin kimi dönemlerinde savaşlarda "düşmana" taş atmak için kullanılan "savaş aracıydı."
Aynı işlevi günümüzde Filistinli çocuklar ellerindeki sapanlarla İsrail askerlerine kar­şı uyguluyorlar. Bunlar görüntülü olarak televizyonlardan sunuluyor izleyicilere.
Kuşlastiği oyun aracıdır ama gerçek işlevi kuş vurmaktır. Oyun aracı olarak bahçede, tarlada, yolda, harmanda, derede, tepede, dağda, bayırda, deniz kıyısında...şuraya buraya "ni­şan atılarak" oynanır. Havadaki sineğe, üveze, daldaki kiraza, elmaya, armuda, eriğe, duvâr de­liğindeki kertenkeleye, gara yılana, piç yılana, su yılanına... vurmamacasına nişan atılır kuş lastiğiyle.
Kuş avında kullanılır: Tüfek atmaya geçilmemiş yaşlarda kuşlar bununla avlanır, vurulur.Cillikler,cıddikler,körgaravucanlar,serçeler,akıllı guşlar, garatavuklar, çort kuşla­rı, su guşları, aliforuzlar...tüfek sesinden çok kuşlastiği şapıramasından yılmışlardır.
Kuş lasdiğinde;çatal,bağlama ipi,lastik-kavuçuk,meşin,bir karış tahta,uygun bir kara avu çatalı becerikli çocuk elinde bir bütün oluşturur.
"Beğem guşlasdim duruyu anı olarag.İki tüllü çatal yapardug:Biri böyük Y biçiminde bir gara avu dalından öteki de bi garış boyunda digdötgen bir tahdadan.Ben tahdadan ya da yontarag tahtaya dönüşdürdüğüm kalın bir üğüm,gara avu dalından yapardım çakumla çatalı.Meşini esgi ayaggabı derilerinden yapardım. Lasdiği satın aludum çaşudan. Ki­milerde de esgi çizmenin boğazını çevreleyen yumuşak laşdiği gullanudum. Bunlar gara olu­du genellügle.Kavuçug olanlar koyu sarı olurdu. Lasdigleri çatalın uçlarına, meşine midar ipliğiyle değil de ip gibi kesdüğüm lasdiglerle balardım.             İple bağlasam bellü bi zaman sora ip lasdi keserdi. Lasdigle yuvarlag çakıl atardug guşlara..."

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık