• 08 Eylül 2017, Cuma 17:23
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÖRELE'DE KEMENÇE HORAN (6)
 Ahmet Ala, Ahmet Ağabey, Karaman'ın torunu. Bu yaştaşlarına göre üstünlük sayılmalı. Neredeyse çocukluğundan beri düğünlerde çalıyor. 1973 Temmuz'unda Hayrettin, Rafet Günay'ın düğünlerinde de Ahmet Ağabey kemençeciydi.
Yetenekleriyle, dedesinden öğrendiklerini kaynaştıran Ahmet Ala, yöremizde yaptığı düğünlerle, sonraki yıllarda taşındığı İstanbul'da kemençemizin Görele dışını etkilemesine katkı sundu.
Kemal Caba, "1950'lilerin" önemli kemençecisi Burhan Caba'nın babası. Delikanlılığından başlayarak çok etkileyici biçem yaratıyor. Düğünler, göçler, gelinçiler, imeciler o varsa güzelleşiyor. Yenge dediği komşusu karnımdaki oğlan olursa adını "Kemal" koyaca­ğım, diyor. Kemal adı verilen çocuk günümüzde Çürükeynesil'in önemli zurnacısı... Çoğu yaşlıların "Başka bir Karaman, başka bir Piçoğlu yetişiyor, dedikleri Kemal Caba otuzlu yaşların başlarında yayla yolunda araç devrilmesi sonucu sonsuza göçüyor...
Katip Şadi "1930'luların" en ünlüsü. Onlarca plağı, kaseti var. Derlenmiş türküleri, kendine özgü horan çalışı, Tuzcuoğlusu, Cezayir'i var. Yayı, parmakları, kemençesi çok iyi. Türküler yakabilmesi üstünlüğü. Artvinden Zonguldak'a, İstanbul'a, Bursa'ya, İzmir'e... düğün yapmadığı il, ilçe, köy yok gibi. Bölgemizdeki tüm otçular onunla söylenceleşiyor. Üstüne tezler yazıldı, ilimizin Üniversitesi ona "Fahri Doktora" verdi. Bölgemizde bir­çok kemençeci kemençeyi ona bakarak, onu dinleyerek,ondan etkilenerek öğrendiğini söy­lüyor.1960 sonrasında Görele kemençesini Görele dışına taşıyan tartışmasız en önemli ad...
Sırrı Öztürk Görele'de düğünlerde, otçularda ünlenerek ad yaptı. TRT'de çalması, Konservatuvarda öğretici olması ününü, etkisini artırdı. Önemli öğrenciler yetiştirdi. Görele kemençesini yurtdışlarında da duyurdu. Bölgedeki kemençeciler, türkücüler Sırrı Öztürk'ü her ortamda öğretmenleri saydı...
Sami Günay, Karaman biçemini yetenekleriyle içselleştirdi, kendine özgü biçem oluşturdu. 1960'ın ilk yıllarına dek Görele'de, Görele dışında çok sayıda düğün yaptı. Düğünlerin aranılan adı oldu. Almanya'ya işçi olarak ilk gidenlerden. Kemençeyi de Al­manya'ya ilk götüren Göreleli.
Yirmi dört saatinin en az dört saatini kemençeye ayıran; çalarken duygulanan, yaşayan, çaldıklarıyla mutlu olan, kemençeyi yaşam biçimine dönüştüren Sami Ağabey kimi der­lemelerde kaynak kişim. Onun Tuzcuoğlu'su, Cezayir'i, Görele Inceoyunu, Kıtıriki, Zurna Havası, Kaymakam'ı, Gelin Ağlatması, Horanı... bambaşka. Cezayirini, İnceoyununu, Tuzcuoğlunu çalarken dinleyenlerden ağlayanlar olur... Sami Günay'dan etkilenerek kemençeci olanlar var...
Nazmi Özdemir, Sabri Ozdemir Hacıali Özdemir'in "ikizleri". Daha ilkokul yıllarında babalarıyla düğünlerde çalarken böyle anıldılar. Müzik eğitimi aldılar, müzik öğretmen­liği yaptılar. Kemençe dışında kemanda da İstanbul'da ünlendiler. Nazmi Özdemir için Giresun'a kemençeyi sevdiren diyebiliriz. Giresun'da müzik, sanat, türkü, kemençe söyle­şilerinde sürekli anılan adlardan. Nazmi Özdemir kemençeli türkü plakları da çıkardı...
Şenel Dandin, Katip Şadi gibi Durkaya'nın öğretmenliğinin ürünleri. Onun öğreticili­ğinde bulmuş kişiliğini. Görele'de Görele dışında yaştaşları gibi nice düğünlerde, otçu­larda, oturaklarda bulunuyor. Horanı, yol havaları, oturak havaları etkileyici, coşturucu.
Horan çalışındaki geçişler, süslemeler, özel dokunuşlar benzersiz. "Onun bulduğu ses­leri ondan başkası" bulamıyor. Bu özel seslerin Katip Şadi de alkışlayıcısı...
Kemal Yılmaz, çoğu büyük düğünlerde, örneğin Çürükeynesil'deki büyük bir düğünde, Katip Şadi'yle, Şenel Dandin'le, Sami Günay'la birlikte çalanlardan. Sonradan gittiği büyük kentlerde çaldığı yerlerde Görele kemençesini başarıyla dinletti, dinleyenleri etkiledi, türkülere türküler kattı, yeni yetmeleri kemençeye yöneltti...
Esat Somuncu... Davulda, zurnada, kemençede çok önemli ad. Nice düğünler yaptı. Bir özelliği de davul zurnalı plağı. Esat Somuncu'nun ürettiği kemençeler de aranırdı.
Görele'de geçmişten gelen kemençeyi yayma işlevi günümüzde de sürüyor.
Gençliklerinin verimli yıllarını yaşayan üç adı anmalıyım:
Haşim Torun; Sürmene'den Zonguldak'a, İstanbul'a, Bursa'ya dek düğünlere gidiyor. Görele kemençesinin etkileyiciliğini aktarıyor, yaşatıyor.
Uğur Özdemir; Trabzon'da saygın bir ad edindi. İmece'de çalıyor. Tonya, Honofter Sisdağı otçuları onsuz olmuyor.
Emre Sarıcı da öyle... Düğünlerde, otçularda Trabzonlu, Tonyalı yaşlılardan "maşallah, nazar değmesin" ödülleri alıyor...





MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık