• 06 Kasım 2015, Cuma 15:49
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÖL İNSANLARI
 Göl İnsanları, önemli romancımız Kemal Tahir'in tek öykü yapıtı.
1910 doğumlu Kemal Tahir, geçim sıkıntıları yüzünden liseyi yarıda bırakarak yaşama atılan,
1932-1938 arası gazetecilik yapan, çeşitli dergilerde şiirler yayımlayan genç, yazar adayı.
1938-1950 arasını da tutukevinde geçiriyor. Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya tutukevlerinde 
tamamlıyor on iki yılı. İleride yazacağı düzeyli romanların taslaklarını, kimilerinin de 
olgunlarını bitiriyor on iki yılda. Tutukevlerinde tanıdığı insanlar onun kotaracağı köy romanlarına romancı kurgusuyla değiştirilerek roman kişileri olacaktır.
Tutukevindeyken Cemalettin Mahir, Bedri Eser, F.M. İkinci takma adlarıyla öyküler, çeviriler, serüven romanları yayımlayacaktır.
Cemal Tahir adıyla Tan gazetesinde yayımlar Göl İnsanları genel başlığıyla öykülerini. 1941'de 
bu öyküler yazın ortamındaki konuşmalara, değerlendirmelere konu olur.
Göl İnsanları 1955'te kitaplaşmış. Dört öykü varmış içinde. O yılların kitaplarına sonradan ortaokul, lise yıllarımda ulaşabildim. Göl insanlarının 1955 baskısıyla 
karşılaşmadım bu güne dek. 1970'in başlarında Görele'den ilk satın aldığım Kemal Tahir 1958 baskılı Yedi Çınar Yaylası'ydı...
Yediçınar Yaylası "Kemal Tahirleri okumalıyım" düşüncesi yarattı bende. İlk bulduğum Bilgi 
Yayınevi'nin Göl İnsanları'ydı. 1969'da çıkmıştı.
Nitelikli okur, yazın düşkünü sözünü "hak etmeye" çalıştığım öğrenciliğimde okudum yapıtı.
O yıllar öteki Kemal Tahirlere de bir bir ulaştığım yıllardı.
1980'li yılların başında yeniden Göl İnsanları'na, Kemal Tahir romanlarına el attım. Bu artık epeydir dilin,yazının içindeki "öğretmenin" okumalarıydı.
Bizden gidiyordu Ahmet Kaçar emeklilik öncesi çalıştığı Eynesil'e. İş dönüşü de biz, de kalıyordu. Elimdeki Göl insanları'na baktı. Aldı yapıtı, evirdi çevirdi, kapağını, arka kapaktaki Kemal Tahir fotoğraflı tanıtım yazısına göz attı. "Nasıl?" dedi,"Kemal'ın anlatımı bişiye benziyu mu?" iyi anlatıyor, dedim... Kitaplığın önündeydik, salonda .
Öteki Kemal Tahirleri gösterdim... Devlet Ana'yı aldı, kapağına baktı,inceledi. Büyük Mal'ı,
Yol Ayrımı'nı,Yorgun Savaşçı'yı inceledi.. "Bu kadar kalın kitapları yazmak kolay değil..." 
dedi. İnsan okumaya bile korkuyor... Sonra durdu,"Panait Strati'nin, Steinbeck'in, Jlondon'un, Hemingvay'in, Gorki'nin tadı var mı bunlarda?" dedi, ekledi"İsa Bu Köye Uğramadı"nın
havasını bulabiliyor musun?"..
Gençliğinde okuduklarının etkisi sürüyordu Kaçar'da. Saydıklarıyla arasında ancak nitelikli okurların duyacağı giz oluşmuştu. Bizimkileri okusa bozulacaktı belki de o giz. Kimbilir, belki de bu duygularla zaman ayırmadı bunlara... Etkilendikleri onda yazma isteği
doğurmuştu. 'Çok güzel hekayeler var, çok güzel hekâyeler kurdum, onları bu kış yazıcam..." dedi... Bu tür tümceleri yazın söyleşilerinde sonraki yıllarda da kurdu...
İyi yapıtların okuyucuda "yeniden okuma isteği" yarattığını biliyorum. Üçüncü kez 1990'larda uzandım Göl İnsanları'na,ötekilere.Bu daha çok "öğrenci-öğretmen" duyarlılığıyla, 
sorumluluğuyla ilgiliydi. Bu yıllarda liselerde yazın konuları yeniden yapılanmış; yazın 
yapıtlarına 1940 sonrası yazınımız, günümüz halk şiiri, Türkiye dışı çağdaş Türk yazını 
eklenmişti... Sevincimden uçuyordum. Ortaokul yıllarımızda okuduğumuz için "baskı gördüğümüz, fırçalandığımız çağdaş şiirimizin, öykümüzün, romanımızın kimi adları" alınmıştı ders kitaplarına.. Kemal Tahir'i, Sabahattin Ali'yi, Orhan Kemal'i, Yaşar Kemal'i, Fakir Baykurt'u konu gereği işliyorduk derslerimizde. Dahası öğrenciler, üniversite sınavlarında bu adlar da sorulabiliyordu... Böyle ortamda yeniden el attım Göl insanları'na...
Masamda şimdi Göl insanları. Ozan Sağdıç'ın kapağıyla. İlk baskının üstünden nice yıl geçmiş, neredeyse benimle yaşıt. İlk okuyuşun çekiciliğiyle Göl insanları, Çoban Ali, Gelin -Kadın Oyunu, Arabacı, Nam Uğruna, Kondurma Siyaseti, Bir Kodoşluk Hikayesi, Fermanlı 
Hoca bellediğim kurguları, kişileri yeniden çağırıyorum yanıma...
Dili, özellikle öykü, roman dili çekiyor beni Kemal Tahir'in. Bir de kurguladığı çevre 
içinde yarattığı beklenmedik davranışlarıyla, iyi-kötü bizden olan kişileri...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık