• 26 Temmuz 2019, Cuma 16:58
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÖBEKLİTEPE (8)

Kaymakam Bey'le Bekir Öztürk arasında birer tümcelik yazışmalar. Diyarbakır'da, Ergari'de olmamız şaşırttı Kaymakam Bey'i. Bizi İş Bankası karşısındaki manava, Halaoğlu Cen­giz Bey'e yöneltti. Sıcak karşılayış, Hoşbeş... Çaylar... Cengiz'in öğretmen arkadaşı Ya­vuz Bey'le de tanışıyoruz. Kısa, yürekten söyleşi. Ergani'den insan sıcaklığıyla ayrılıyoruz, yükselerek. Dönemeçlerle. Tepedeyiz. Karşılar görkemli dağ görünümleri. Fotoğraflık. Karlı mı karlı... Biz mi böyleyiz ? Güzelliğini, karlı dağların güzelliğini gözümüzle içiyoruz doya doya. Anadolu topraklarında güzel sözcüğüyle belirtilmeyecek bir yer var mıdır? Güzel yurdum... Güzel...
İnişteyiz. Karşımızda şaşırtacak bir güzellik daha: Hazar Gölü. Uygun yerlerde fotoğraf­lar çekiliyor. Gölün ta karşı kıyılarından geriye doğru yükselen karlı dağlar, apak dağ­lar. Hazar Gölü kıyı boyunca ilerliyoruz. Çeşit çeşit dinlence evleri. Denizi aratmıyor. Hazar Gölü bir iki ile deniz olanağı sunuyor. Kaymakam Erdoğan Turan Gezmiş anlattı, buralara dinlenceye onlar da geliyorlarmış...
Elazığ'dayız. Öğretmenevindeyiz. Yerimiz tamam. Bu gece buralıyız. Öğretmenevi arkasında otopark. 14 lira verdik. Aracımızın yeri burası. Öğretmenevinin önü geniş alan. Alanın bitimi geniş cadde. Buradan ileri geri yüründüğünde Valilik'e, Eski Valilik'e, kitap fuar alanına ulaşılıyor. Yol üstünde çağdaş işyerleri, aşevleri... Öğretmenevi bahçesi ağaçlı. Alanda Atatürk heykeli...  Lise yıllarında Cevat Fehmi Başkut'un oyunu Harput'ta Bir Amerikalı'dan anımsadı­ğım eski Elazığ'a, Harput'a çıkacağız. Saat 18:00. Aracımızla. Bekir ayarladı. "Bayan, buyuru­larla" bizi yukarıya kaleye, Harput'a çıkaracak. Bu kez çok özenli. Urfa'daki gibi değil. Hiç: şaşmadan Harput'tayız. Aracı çektik. Geziyoruz tarihsel alanı... Fotoğraflayarak...
Harput olağanüstü. Buralardan aşağılara doğru bağıra bağıra türkü söyleyesi geliyor insanın. Tahir Abacı'nın Harput / Elazığ Türküleri: arkadaşım, dostun, araştırmacı Salih Turhan'ın yapıtları geçiyor belleğimden. Salih Turan buralı. Elazığlı. Kültür Bakanlığı THM Sanatçısı... İstanbul'da elliden çok yapıtı var. Türkü araştırmacısı. Şimdi Salih Turan olsa. Elazığ türküleri okusa. Urfa türküleri okusa. Giresun türküle­ri okusa. Azerbaycan türküleri okusa. Kerkük. Kerkük türküleri okusa. Kars türküleri okusa. Yemen türküleri okusa... Sonra bizi bilgilendirse... Elazığ'dan Ah Hele Zalım'ı mı, Akşam­ları mı, Al Yanaktan Al Yanaktan'ı mı, Bahçeye Gel ki Göreni' i mi, Bu Dere Baştan Başa Ay­valı Bağ'ı mı, Çayda Çıra Yanıyor'u mu, Cicom'u mu, Dağlar Dağadır Benim'i mi, Elaziz Uzun Çarşı'yı mı, Gamzedeler'i mi, Harput Mayası'nı mı, Havuz Başının Gülleri'ni mi, Odasına Vardım'ı mı, Saray Yolu'nu mu, Şu Fırat'ın Suyu'nu mu, Yüksek Minare'de Kandiller Ya­nar'ı mı...Daha nicelerini mi?

Ya Esmerim, Esmerim:

Esmerim kıyma bana
Kurban olayım sana
Esmerim aman aman aman
Çok içmişim başım duman
Sevdalıyım halim yaman vay

Yılda kurban bir olur
Hergün kurbanım sana
Esmer aman......    

Aman piyale vaktidir
Canım piyale vaktidir
Gözünü sevdiğim esmer
Menekşe lale vaktidir hey

Bu gece buralıyım
Ne bahtı karalıyım
Esmer aman aman.......

El beni aşık sanır
Ezelden yaralıyım
Aman piyale vaktidir...

Bu gece uymamışam
Ben yare doymamışam

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık