• 19 Temmuz 2019, Cuma 16:50
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GÖBEKLİTEPE (7)

-Bir ay önceden?
-Öyle ya...İstek çok, karşılayamıyoruz.
-Giresun'dan geldik. Konukevinizde kala-cağız. Yolumuz uzun. Bir şeyler yapsanız.
- Yok , içerisi tıklım tıklım.
Başka konukevlerini araştırmak mı? Sıra gecesini göremeyeceğiz anlaşılan.
Göremedik ama duyduk. Geceyarısına dek sürdü. Alt katta. Çalgı sesleri, okuyanın yanık. Orta sesi yanımızda gibi.
Gelelim yazı başlığımıza. Göbeklitepa. Arkeolojik olan. Kentin 17, 18 kilometre kuzeydoğusundaymış. Örencik köyü yakınlarında. Bu yılki gezimizin analizleği Göbeklitepe'yi görmek. Kolayca ulaşırız nasıl olsa. Bekir telefonla melefonla yer saptıyor, konum belirliyor. Eloğlunun kişioğluna sağladığı bilimsel katkı uygulayımıyla en karmaşık yolları ne de kılı kılına buluyoruz. Yaşasın bilim.  Vurduk yola. Yağış sonrası. Olsun. Nasıl olsa an dakikalık yer. Gidiyoruz. Buyurularla: Sola dön, ileri git, yeniden sola... Anayoldan iyi­ce uzaklaştık. Bu ne, yeryüzünün tanıdığı Göbeklitepe yolu bu mu? Bildiğin toprak yol. Sa­rı çamurlu, vıcık vıcık. Saç çamuru Hacı Ahmet'in arayıp da bulamayacağı yapışkanlıkta. İki de bir uyarı: Yanlış yoldasınız. Sağa dönüp, bilmem kaç metre gidin, yeniden... Dolanıp duruyoruz. Bir iki köy geçtik gibi. Bu kez sanırım doğru yoldayız. Bayanın buyruklarını dördümüz de can kulağıyla dinliyoruz, değerli arkadaşımız, özenli sürücümüz Bekir Öztürk de bizim de baskımızla şaşırmadan gidiyor. Gidiyor, gidiyoruz. Tamam gibi. Bir ahıra çıktı yolumuz. Yine buyruk. Yanlış yoldasınız. Ee, sen gönderdin e bizi. Yeniden. Bu kez bir iki uyarı, dönme, geri gelme... sonucu bir iki ev yıkıntısına çıktık. On dakikalık yoldu, yarım saattir dönüp duruyoruz köylerde. Belki de iyi oldu, bir iki Urfa köyü de gör­müş olduk. Eloğlunun bu uygulayım aracı yoksa bizim topraklarda bocalıyor mu? Dön Dön. Karşıda ikili anayol. Aman onu yitirmeyelim. Bu bayanın buyruklarıyla buralardan çıkaca­ğımız yok... Anayolda vızır vızır işleyen araçlar... Yirmi dakikada ancak ulaşabildik anayola. Buyruklara, karşın...
Göbeklitepe girişinden sapıyoruz. Yol yola benziyor artık. Araçlar çoğalıyor. Az az da yağmur. Ulaştık. Aracımızı gösterilen yere çektik. Ana baba günü. Biletleri aldık... Yürüye yürüye Göbeklitepe'ye kazı yerine gidiyoruz.
1963'te İstanbul ile Chicago Üniversitelerinin ortak çalışmasıyla bulunmuş Göbeklitepe 1994 çalışmalarından sonra anlaşılmış alanın önemi, değeri. Göbeklitepe'nin 12.000 yıl öncesine uzanan yeryüzündeki ilk yerleşim yeri olduğu saptanmış. Kişioğlu "avcılık, top­layıcılık" döneminden ilk kez burada tohum ekerek, yerleşik düzene geçmiş. Kazı alanında yapılar, oval sütunlar, küçük küçük sütunlar görülüyor. Bu gözümüzün gördüğü genişlikteki alanda kazılar en az yüz yıl sürecekmiş. İnsanı ürpertiyor gördüklerimiz. İnsan soyunun en eski buluntuları. Kimbilir neler çıkacak daha. Yerleşik düzene geçişle kişioğlunun yaptıkları, ürettikleri, yaratıcılıkları somutlaşacak... Görele Fen Lisesiyle karşılaştık. Başlarında Ender Kahveci vardı. Öğrencilerin bu tür yerleri görmeleri ne iyi. Bizim Yeşiltepe Camii'nin hocasıyla da karşılaştık. Kızı görevliymiş Urfa'da onun yanına gelmiş Göbeklitepe'yi de görmek istemiş Zühtü Hoca...
Gezimizde Nemrut da vardı. Onu atladık. Çünkü kar yoğun yağdığı için önermediler. Görmek başka gezilere kaldı Nemrut'u.
Saat, 10. Ayrılıyoruz Urfa'dan. Havaalanı. Sağ sol fıstık bahçeleri. Fotoğraf... Urfa'nın etrafı dumanlı, yok yok karlı dağlar... Hilvan yolu. Çay düşünü. Dibek kahve içtik. Bekir "atom^ içti. Siverek girişi. Ovalar ovalar... Taşlı, saylı, halikli ovalar. Koyun sürüleri. Çobanlar, takmanlı, değnekli. "Hacı leylek" oturuyor bir ağacın tepesindeki yuvada. Bahçeşehir Koleji. Yapısı gözalıcı. Çobanlar. Çobanlar. Sürüler. Sürüler. Kepenekli çobanlar...
"Et Suyuna Çorba, Kavurmacı Sabri". Açlığımızı duyumsadık ama durmadıl... Diyarbakır'a girdik. Araçtan inmeden görebildiğimizce bir dolaştık, çıktık. Ergani yolundayız.. Elazığ"a ulaşacağız.13.kilometrede Altundağ Dinlenme yerindeyiz. Bahçeli, yeşilli, havuzlu, hamaklı.. yok. Yok.
Mercimek çorbası. İyi geldi. Sac kavurma. Kuzu. Daha iyi geldi. Fotoğraflar. Nihat, Bekir Mehmet boyuna fotoğraf çekiyor. Yörük çadırında oturduk tek tek fotoğraf çektirdik. Bura anısı olsun... Çevre, yol boyları, ovalar, her yan "gardel* çiçeği (ymiş).
Vurduk yeniden yola. Deve geçidi. Dönemeçli yükselişler, inişler. Bu tür yollara bayı­lıyoruz.
Ergani girişi. Fotoğrafladık. Bekir Öztürk anında Görele Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş'e attı. Kaymakam, beyle tanışıyoruz dördümüzde. Kaymakam Bey Ergani'li...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık