• 22 Kasım 2019, Cuma 15:50
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GİRESUN'DA (1)

Görele Sağlık Köyü İlkokulu'nu ilk bitirenlerdenim. O yıllarda ilkokulu bitirenlerin girebileceği "kolej" sınavı vardı sanırım. Bu sınava yönlendirilmediğimizden olacak bizim dönemden, bizden önceki dönemlerden sınava, koleje giren olmadı. Bizden bir sınıf sonra Sefa, Sefa Kaçar (Yılmaz Kaçar) Samsun Maarif Koleji'ni kazandı.
Sağlık köyü (Çürükeynesil) Görele'nin batı kıyılarından başlayan, dört beş kilometre içlere, tepelere dek uzanan bir köy. Yürünerek iniliyor çarşıya, Görele'ye:
Çarşıya gideceğim
Tuzum tükendi tuzum
Hani yarın derlerse
Salıget beni kuzum
Görele ortaokulu 1944'te açılmış. Görele kökenli Haşan Ali Yücel'in "bakanlığında".
O yıllardan sonra bizim köyden niceleri bitirmiş Görele Ortaokulunu.
Sıra bizim dönemde. İlkokul bitirme sınavlarını tamamladık. Gerekli belgeler babalarımızca tamamlandı. Ortaokula gidildi. Belgeler verildi, okula yazıldık. Ortaokullu olduk, Görele Ortaokullu. Sevinçliyiz. Eski yazıyı, yeni yazıyı bilen babamla, okuma yazması ol­mayan anam onur duyuyor, "Ortaokulda okuyan oğlu var."
Hayrettin, Mehmet, Hacıhasan, Nazmi, Mesut, Ekrem, Necmi, Baki... Hüseyin, Hasan, Mustafa, Sabahattin, Mehmet... Birlikte gidiyoruz, birlikte geliyoruz. Ortaokulluyuz...
Dersleri iyi olan kız arkadaşlarımız da var. Onları vermediler ortaokula. İlkokulu bitirdiler; yeter, denildi.
O yıllarda sınıfta kalma yaygın. İlkokulda da ortaokulda da. Bizim dönem ilkokulda iyiydi. Ortaokulda da kötü gitmedi. Son sınıfa geldik. 
Ortaokul sonda girilebilen sınavlar o yıllarda da vardı. Çoğunu bilmezdik sınavların. Tümümüzün bildiği öğretmen okulu sınavlarıydı. Trabzon'da, Giresun'da öğretmen okulu vardı. Onların sınavını kazanmak ortaokuldan sonra, üç yıl sonra? öğretmen olmaya yetiyordu.
Öğretmenokulu sınav başvurularını nasıl, ne zaman yaptık anımsamıyorum. Annemin baba­mın evde olduğu bir yaz günüydü sanırım. Kapıda dut ağacının yanında oynuyorduk. Yukarıdan aşağıya inen evimizin yanındaki "Sayit malesi" yolundan Mustafa geldi. Ben gibi o da çekingenlerdendi. Radyodan mı duymuş, nereden duyduysa yarın ya da öbürgün Giresun' da bizim de başvurduğumuz "öğretmenokulu sınavları" yapılacakmış. Karayağız Mustafa bun­ları sıkıla sıkıla, önüne baka baka, belli belirsiz gülümseyerek anlattı. Sınav yakındı ama sınav gününü bilemiyorduk.
Anamla babam bir şeyler konuştu. Babam içeri gitti. Biz Mustafa'yla konuşuyorduk. Babam geldi içeriden. Beş lira verdi bana. Okula giderken her gün bir lira verirdi. 'Çarşı­ya, Görele'ye gidin, dedi. Postaneden telefon edin, sınav gününü öğrenin...
Yola çıktık Mustafa'yla. bizim evin önünden aşağıya yola iki kıyısı da dikenli telle çevrili yoldan iniliyordu. İki yüz adımlık bir yoldu. Bir yanı bizim çit, darı tarlası bir yanı da Mehmet amcamların içinde armut, elma, incir, erik, kiraz ağaçları olan fındık bahçesi.
İkimiz de coşkuluyuz. Dikme, Davud'un Ömerin yeri, Fehmigil'in yeri, kemer köprü, De­ğirmen Yanı, Oyrak, Çavuşların Selami'nin çeşmesi, Alacanlı,Ferhat'ın evi, Yapca Mahallesi, Mebbus'un yeri, Korkmaz Çeşmesi, Hebüllü Obuzu, Çanakçı yolu, Kahvecu Bükü'ndeki dönemeç, anayol,küçük köprü, Görele Köprüsü, Tırığm Mustafa'nın çevresi incir ağaçlı evi, Görele Ortaokulu, Lisesi altı derken Konakdüzü'ne geldik.
Postane Soğuksu'daydı. Oraya geçtik Mustafa'yla konuşa konuşa. İçeri girdik. Mustafa benden de çekingendi. Utana sıkıla anlattım durumu. Giresun Öğretmen Okulu'na telefon edi­lecekti.
Görevli telefonu bağlamaya çalışıyordu. Şimdiki gibi anında edilemiyordu telefon. Epeyce bekledik. Bir şeyler konuştu görevli. Sonra kara almacı bana uzattı. Sor, dedi. Sı­nav ne günü olacakmış?
Yanımda tanımadığım bir adamla konuşur gibi sıkıla sıkıla konuştum almaçtaki sesle. İlk konuşmamdı telefonla. Zorlanmıştım ama başarmıştım. Üç gün sonraydı Öğretmen Okulu, Giresun Öğretmen Okulu sınavı. Konuşma ücretini ödedim. Mustafa yarısını ben vereyim, dedi. olmaz, dedim...
İskeleye gittik. Dolaştık. Tırığın Mustafa'ya geldik. Helva aldık. Elli metre berideki fırından da çeyrek ekmek. Karnını yardık ekmeğin. İçine koyduk helvayı. Bastırdık. Ekmek sıcakmış. Öyle güzel oldu ki...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık