• 18 Ağustos 2013, Pazar 9:08
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GİRESUN MÜZİĞİNDE ETKİLEŞİM(10)
 Görele Çürükeynesil düğünlerinde KONYALI etkisi 1970'in başlarına dek sürdü. Sonra köy-düğünü yerini "salon" düğününe bıraktı. Halil Amca da yaşlandı. Belki de kırk elli yıl düğünlerimizin "vazgeçilmezi" Konyalı yitti,bizim kuşağın, bizden öncekilerin anılarımızda kaldı.
KONYALI'nın "yaşamöyküsü" gibidir BAHRİYE ÇİFTETELLİSİ'nin yaşamöyküsü de Çürükeynesilde. Bu İstanbul oyun havası türküsünün sözlerini de 1960 başlarında duymuştum bir düğünde ilk kez Halil Amca'nm sesinden:
Kadifeden kesesi 
Kahveden gelir sesi 
Oturmuş kumar oynar 
Ciğerimin köşesi
Haydi yallah Üsküdar'a yolla 
Yolla yolla yar yolla
Kadife yastığım yok
Odana basdığım yok
Kitaba el basarım
Senden başka dostum yok 
-K-
Halil Amca,Görele'nin, Çürükeynesil'in her çeşit horanını; ince oyununu, karşılamaları, bıçak oyununu, Konyalıyı, çiftetelliyi…oynamasıyla,insanları oyuna yönlendirmesiyle, türkü söylemesiyle, atma türküler yaratmasıyla, olağanüstü güzellikte öyküler…anlatmasıyla Görele Çürükeynesil'in çok önemli kaynak kişilerindendi. Onun yetenekleri, yaratıcılığı, bulunduğu uzak yerlerden kültür taşımacılığı Görele Çürükeynesil halkbilimi için çok önemlidir…Onu saygıyla anıyorum, arıyorum...
Halil Amca'nın "şaman azarı"(Türk mitolojisi, CELAL BEYDİLİ)na tutulmuş görüntüsüyle düğünlerimizdeki oyun-atma türkü-ses-taklit-tören yönetme-etkileme...özgünlüğüyle halk kültürümüzdeki yerinin dolması olası değil...
Görele kendi yaratıcılığı yanında kendi dışından da etkilenerek yeni biçemlere açık bir yöredir. Bunun en tipik örneklerinden biridir AVARE(AVARA).
Dünyanın önemli sinema alanlarından biridir Hint sineması.
1951'de Hindistan sineması kendi alanının kilometre taşlarından birini üretir: AVARİ, Aşırıya kaçmayan yapısıyla müzikli, danslı; büyük kentlerin çoğunluğunun dünyasına, gülümseyerek değinen bir filmdir Avare. Ticaret başarısıyla neredeyse sineması olan tüm  ülkelere ulaşır, kitlesel bir film başarısı olur.
1930'lardan beri sineması olan (2013'te yok.) Görele de payını alır Avare'den...
Ta Hindistan'dan gelen Avare, Görele'de belleklerde iz bırakan bir film olarak kalmaz, Avare müziği Görele'de oyun ezgisine dönüşür. Rac Kapoor'un yapıtının bir yönüyle Görele'de halk oyununa dönüşmesi belki "müziğin,dansın evrenselliği" anlayışıyla açıklanabilir ama gene de toplumbilimsel açıdan üstüne çok yorumlar yapılabilecek bir durumdur bu.
1950'li yılların ortalarından sonra özellikle de 1960'larda köy düğünlerimizde Çürükeynesil merkez olmak üzere düğünlerde "Avare" bir kadın halk oyunu olarak çalınarak oynanıyordu.
Tanıklığımızla kemençecilerden "avaremu" çalmaları isteniyordu. Bu ezgiyle Görele ince-oyun devinimleriyle sergileniyordu genç  kızlarca avaremu…
O yılların kemençecileri kimi zaman   Avare filminin Türkçeleştirilmiş müzik sözlerinden yola çıkarak bizim yedili hece ölçüsüyle    atma türkü tekniğiyle kemençelerine eşlik ederlerdi oyun sırasında.
1960'ın sonlarında unutuldu Avaremu. O yılların genç kızlarının bir etkilenmesi, belki de bir öykünmesi olarak bir kuşağın anılarında    kaldı. Aşağı yukarı on yıllık bir  "moda" gibi gelip geçti.
Çok uzak coğrafyalardan gelerek bir on yıl benimsenen yerli kültürle kaynaşan bir moda...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık