• 04 Ağustos 2013, Pazar 9:55
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GİRESUN MÜZİĞİNDE ETKİLEŞİM (9)
 1920'li, 1930'lu yılları yansıtan türkünün başka dörtlükleri de var belgeliğimizde. Kavuştak dizelerinin:
Oy niye hanım niye
Oy niye hanım niye
Öldüm yar diye diye
Öldüm yar diye diye   biçiminde söylendiğine değgin kaynak kişiler de...
Şevket Bilgin'den derlenen, UY DEDİN URDUN BENİ başlığıyla yayımlanan(Süleyman Şenel) kolbastı    türkümüzün Bilgin'in ağzından kavuştağı da şöyle:
Oy niye niye niye 
Öldüm yar diye diye 
Şükür olsun Mevla'ya 
Kızın adı Hayriye
Bu kavuştağı Görele'de   başvurduğum kaynak kişiler anımsayamadı.Bu türküden,türkünün işlevinden yola çıkarak  kolbastı türküleriyle inceoyun,çiftetelli çeşitlemelerinin Görele'de birbirine çok yakın,birbirine girmiş, birbiriyle iç içe olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Görele'de 1930'lu, 1940'lı,1960'lı yıllarda İstanbul, Orta Anadolu, Konya...etkisini de görüyoruz. Özellikle   ÇİFTETELLİ, KONYALI  Görele köy düğünlerinin ortak   oyun ezgilerinden.
Çürükeynesil Köyü düğünlerinde horan başta olmak üzere tüm oyunları başlatan, düzenleyen, yöneten... kişiler vardı. Bunlar tıpkı "şamanlar" gibi doğal yetenekleriyle-güçleriyle düğünün horan kurucusu, horan yöneticisi,türkucüsü... tören önderiydi.Önce oynamaya başlar, sonra fendinden geçer, ardından tek tek   düğündekileri horana kaldırır, horan halkasının içinde oynayarak döner, büyük halka tamamlandıktan sonra kendisi horan halkasının içinde türküler söyleyerek döne döne oynardı...Elinde kimilerde değnek bulunurdu. Belinde yılan dilli Görele bıçağı olurdu. Horan devinimleri dışında kendinden geçerek naralanmak, teheylenmek, ihihihuuulara yönelmek... onun işiydi.
Bunların içinde çok yakından tanıdığım Halil Amca'ydı(Halil Kahveci). Onun gösterisini 1960'lı,1970'li yıllarda çok düğünde yaşadım. Binlerce yıl önceki    şamanların çağa uyarak Görele Çürükeynesil'e gelmiş örneğiydi. Düğündeki özelliklerinden başka kahvelerde, imecilerde,köyden çarşıya iniş-çıkış yolculuklarında "taklitler" yapar olağanüstü güzellikte öyküler anlatırdı. Bu yanıyla İstanbul "meddahlarının"   Çürükeynesil kültürüne yansımasıydı.
Birçok düğüne  sevine sevine,coşkuyla Halil Amca o düğünde olacağı için giderdim...
Halil Amca horanın en güzelini, süslüsünü karşılamaların en kıvrağını, KONYALININ en özgününü oynardı. Belki de Konyalı'yı türküsünü de söyleyerek o oynardı...
Haniya da benim elli dirhem pırasam 
Üç gün yaksam Konyalımı arasam
Vay vay Konyalım yürü 
Yürü yavrum yürü 
Saçlarını sürü 
Şimdi de burdan geçti 
Hovardanın biri
Haniya da benim elli dirhem kestanem
Konyalıdan başkasını istemem
 -K-
Haniya da benim elli dirhem ırakım
İçerim de gitmez benim merakım
 -K-
Halil Amcayı böyle şen, böyle kendinden geçmiş   türküyle, Konyalıyla, horanla, karşılamayla gören,onun özelliğini bilmeyenler onu çok içmiş, çok sarhoş sanırlardı. Oysa Halil Amca ağzına içkinin, rakınm damlasını koymazdı...Onunki bir çeşit   yaptığı işten mutlu olma, en iyisini yapma... sonucu kendinden geçmeydi...
BIÇAK OYUNUNU da(horanı) ondan izleyecektiniz.Elindeki gerçek bıçaktı.Yine kendinden geçerek oynardı.Çok tehlikeli ataklar yapardı ama elinden kaza çıkmazdı.Bıçaklı atakları izleyicileri ürkütürdü...Çünkü ateş alev olurdu ataklarda Halil Amca'nın gözleri.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık