• 30 Haziran 2013, Pazar 9:54
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

GİRESUN MÜZİĞİNDE ETKİLEŞİM (4)
 ALTINI BOZDURAYIM, YÜCEL PAŞMAKÇI'nın derlemesi.Türküyü notoya alan da Paşmakçı.Kaynak kişi PİCOĞLU OSMAN GÖKÇE(Görele,1901-1946).
Altını Bozdurayım, GİRESUN KARŞILAMA çeşitlemelerinden çok bilinen,Giresun Karşılaması denince bölgemiz dışında da anımsanan ilk örnek.Yıllardır TRT'de çeşitli halk müziği izlencelerinde seslendirilen önemli bir örnek.
Giresun Karşılaması, karşılama türleri içinde halk bilim terimi olarak da yerleşmiştir.Bu terimi zorlamak, değiştirmeye kalkışmak, bunun yerine başka sözcükleri terim olarak, karşılama yerine kullanmak yanlıştır. Bu yanlışı son yıllarda Giresun türkücülerinin kimilerinde görüyoruz. Giresun Karşılaması yerine "...Bel kırması" biçimindeki  adlandırmalar -Giresun'un kimi yerleşim alanlarında kullanılsa bile- içinde birden çok yanlışı barındırıyor: Birincisi yerleşmiş, kalıplaşmış, bilimselleşmiş bir terim yok edilmeye çalışılıyor, ikincisi-daha   da kötüsü- Giresun karşılamasının müziği kullanılarak sözde yeni sözler yazılarak okunuyor, cd, kaset yapılıyor...Müziğimizi başka illere, bölgelere kaptırmamak için çabalarken bir de bu tür kendi türkücülerimizin olumsuzluklarıyla uğraşmak yoruyor insanı.Türkülerimizi sevenlerin bu tür yanlışlarla karşımıza çıkanlara karşı duyarlı olmalarını bekliyoruz.
Giresun müziğinde Giresun'un doğusunu, batısını etkilemiş önemli örneklerden biri de KOLBASTI  HAVALARI'dır.
Cumhuriyet öncesinde yerel eğlence biçimlerinden biri olan "kadın oynatma", Görele'de "kır garısı oynatma" anlayışından doğan; türküleşen, oyunlaşan halk bilim ürünlerindendir KOLBASTI. Dere boylarında, kırlarda, kasabalarda "terk edilmiş evlerde" genellikle "dışarıdan" getirilen bir kadının bağlama... eşliğinde oynatılmasından doğmuştur. Bu içkili eğlenceler geceleri yapılırdı. Evlerde yapılanlarda "kol güç1erine" (güvenlik güçlerine) yakalanmamak için gençlerden biri de gözcülük yapardı... KOLBASTI adı da buradan gelmedir. Genelde bıçkın, kopuk, hovarda... denebilecek gençlerin bu eğlence biçimi salt Giresun'da değil Trabzon'da, Ordu'da…İç bölgedeki illerimizde de vardı.1923 sonrasında bu tür eğlenceler giderek azalmış, zaman içinde tümden kalkmıştır.
Kolbastı ezgilerinin, türkülerinin bölgemizde çeşitlemeleriyle oluştuğu yer Giresun, Görele…gibi yörelerdir.
Cumhuriyet öncesinde bu yörelerimizde horan, karşılama gibi oluşumunu tamamlamış, olgunlaşmış; ses, söz, oyun sanatına dönüşmüştür KOLBASTI.
Düğünlerde, eğlencelerde, asker uğurlamalarda horan, karşılama yanında KOLBASTI da oynanmaktadır o yıllarda.
Mehmet Şakir Sarıbayraktaroğlu, OSMAN AĞA ve GİRESUN UŞAKLARI KONUŞUYOR yapıtında, Balkan Savaşı'ndan dönen Osman Ağa'nın Birinci Dünya Savaşı'na katılışının tanıklığını yapar. Ağa'nın yaraları iyileşmemiştir. Buna karşın arkadaşlarıyla savaşa katılmak için sözleşir...Büyükleri caydıramaz onu, kesin kararlıdır.Hacı Hafize ile Hacı Ayşe'den Ağa'nın savaşa gitmesinin önlenmesi istenir. Ağa'nın anasının dileğidir bu. Hacı Hanım'lar yemek saatinde Ağalara gelirler: "Osman Ağa bu hacı hanımları hoşlayıp kendileriyle biraz sohbet yaptı. Sıra hacı hanımlara geldi. Hacı hanımlar, Osman Ağa'ya, "Osman Ağa sen yine asker toplayıp Rus   harbine gidecekmişsin. Sen ne yapıyorsun oğul, ayağın hasta, bu vaziyette askere gidemezsin, vaz geç" diye ricada bulundular. Osman Ağa bunlara gülerek şu sözü söyledi."Siz hacca giderken ben iskele başına gelip, hacca gitmeyin, ne var orada, desem, ne yapardınız, der. Hacı hanımlar şöyle cevap verir: "O haccı farize, muhakkak gitmemiz lazım, derler. Ağa onlara şu cevabı verir: " O haccı farize ise bu iki misli haccı farize" diyerek onlara, "Beni hiç  kimse bu yolumdan geri koyamaz" deyip kesti.
Artık Yalı kahvede davul zurda çalıyor, HORAN TEPİLİYOR, KOL OYUNU OYNANIYOR. Bir taraftan da hazırlıklar yapılıyor, milli kıyafetimiz olan aba zıpka elbiseler dikiliyor, silah ve mermiler tamamlanıyordu."
Görüldüğü gibi 1915'te horan ne ise Kolbastı da odur.
Giresun'da türküye yansıyan KOLBASTI çeşitlemeleri vardır. Bunların en bilineni, en ünlüsü GİRESUN KOLBASTI  HAVASI olarak bilinen DERE BOYU KAVAKLAR'dır.
Giresun halk müziğinde, Giresun müzik kültüründe çok önemli emeği olan Cemil Uzal'ın derlemesidir Dere Boyu Kavaklar.
Bu Kolbastı türküsü de Altını Bozdurayım gibi ilimizin ilimizin sınırlarını yıllar önce çoktan aşmış türkülerdendir. TRT izlencelerinde sıkça yer aldığı gibi ülkemizde tanınmış halk müziği, pop müziği sanatçılarınca da söylenmiş, cd'lere, kasetlere, plaklara okunmuştur.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık