• 06 Mayıs 2016, Cuma 17:29
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

ERDEN MENTEŞEOĞLU ÜSTÜNE
 En katı, en acı gerçek ölüm. Nedense usumuzdan çok az geçiriyoruz onu. Tanıdık birini yitirdiğimizde, yakınımızı yolculadığımızda, çoğunca yanımızda olanı uğurladığımızda ayrımına varıyoruz onun. Ölümle ilgili düşünceler, yüzleşmeler böyle günlerde yapılıyor. Günlük yaşamın hay huyu, devingenliği içinde "acı gerçekle" iç içe olduğumuzun bilincine bile varmıyoruz.
Faust'taki gibi "hiçbir vakit pekiyi karşılanmayan konuk" o. Hogo'nun deyişiyle
"Hükümdar da tanımıyor soytarı da tümünü yutuyor." Senaca'nın vardığı sonuçla "her
kesi eşit kılıyor."
Yeryüzü er meydanı değil öğrenme meydanı; Bilgisiz doğuyoruz, öğrenerek büyüyoruz, yaşıyoruz, bilgeleşerek gidiyoruz.
Acımak da üzülmek de öğrendiklerimizden. Bunu yakınların, tanıdıkların ölümüyle
tatmak anlatılmaz bir boşluk, yalnızlık, kapanılmaz bir yara bırakıyor...
Niceleri bıraktı bu acıyı, bu kapanmaz yarayı, bu boşluğu yıllar içinde. Anamız,
kardeşlerimiz, babamız, halalarımız, amcalarımız, dayımız, teyzelerimiz; yapıtlarına saygıyla eğildiklerimiz; arkadaşlıkta, dostlukta buluştuklarımız, aynı türküleri çağırdıklarımız, uğraştaşlarımız...
Erden Menteşeoğlu son örnek. Saydıklarımdan biri. İlimin, Giresunlunun tanımakla o-
nurlandığım insanlarından. Hasan Öğütçü Ağabey gibi, Bahtiyar Dayımoğlu Ağabey gibi.
Yeşilgiresunlu olmak, o ailenin bireyi, yazarı olmak, onunla anılmak ne güzel. Erden Menteşeoğlu gibi.
Erden Menteşeoğlu benden önce Yeşilgiresunluydu. Okuruydum onun. Sonra birlikte
yazdık. Kimi günler aynı gün çıktı yazılarımız, kimi gün yan yana... Köşedaş, arkadaş
olduk...
Yeşilgiresun öncesinde tanıştık. Yanılmıyorsam sevgili Yaşar Çakır'la Görele'ye
gelmişlerdi Ahmet Amca'yı (Ahmet Kaçar'ı) görmek için. Yirmi beş yıl oluyor. Az değil.
Çalışkandı, üretkendi. Giresun'a, kültürümüze, sanatımıza, tarihimize, doğamıza, güzelliklerimize, kalıcı değerlerimize "bir şeyler yapmak için", katkıda bulunmak için çırpınıp duranlardandı.
İçtendi. Yararlı olmak için yazıyordu, "bu alanda benim de adım geçsin, ben de ben diyenlerden değildi. Gücünü, yeteneğini biliyordu, onu geliştirmek, aşmak için emek veriyordu.
Osman Ağa için yaptığı çalışmaların tanığıyım. Emeğini kitaplaştırdığı için de mutluydu. Kitaba ilginin az oluşu bile döndüremezdi onu yolundan...
Şuradan buradan üç beş mani alarak, "sanki biraz da modaya uyarak" halkbilim ça­lışması yapıyorum havasında olmadı hiç. Yıllarca emek verdi, gezdi, aradı, buldu, araştırdı. Gecelerini geçirdi yazı aygıtıyla "temize çekmek için" derlediklerini. Dağıttı, topladı, fişledi, dosyaladı, ciltledi.
Giresunluların yüzlerce yıllık ekinsel birikimini iğneyle kuyu kazarcasına yüz­lerce sayfalık "halkbilim yapıtına" dönüştürdü. Giresun'da tek, yalnız adam duruşuyla alçak gönüllülüğüyle...
Yakın Tarihimizde Osman Ağa ve Giresunlular, Giresunlu Fedailerle Konuştum Onlar da Çılgındı ardında bıraktığı yaşayacak yapıtlarından.
Erden Menteşeoğlu'yla yıllar içinde birçok kez birlikte olduk. "Meslektaş"tık, ar­kadaştık. Birbirimizin yazdıklarını özenle okurduk. Çoğunca Yeşilgiresun'da buluştuğumuzda doyumsuz söyleşilerimiz olurdu. Konular belliydi: Bir yazı, bir şiir, yeni çı­kan bir kitap, turizm, halkbilim, tarihimiz, kültürümüz, eğitim sorunları, Giresun'da iş üretim; ilimizin büyümesi,fındık,fındık...türkülerimiz,değerlerimiz,sanatçılarımız.
Buluşmalarımızın, söyleşilerimizin yeri Haşan Öğütçü Ağabey'in odasıydı. Onun çev­resinde olurduk, Erden Menteşeoğlu, Bahtiyar Dayımoğlu, Ali Gülertekin... Ara sıra Ahmet Öğütçü gelir haber alırdı bizden...
Sevgili Ahmet Öğütçü kardeşim tanığı bu bir daha gerçekleşmeyecek buluşmaların. Görüşümüzü çeşitlendiren, bizi kaynaştıran, sorumluluklarımızı pekiştiren buluşmala­rın, söyleşilerin...
Erden Menteşeoğlu telefonla konuştuğum az sayıda kişilerdendir. Kimiler de düşüncealışverişinde bulunurduk. Kimilerde postayla göndereceği bir çalışmasını özetlerdi.
Ali Ağabey'in, Bahtiyar Ağabey'in, Hasan Ağabey'in ardından Erden Bey'in gitmesi eksiltti beni, yaraladıkların değerleriyle, anılarıyla onurlanacağım...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık