• 10 Nisan 2015, Cuma 17:22
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

ELEŞTİRİ
 Yazınımızdaki örnekli yayın organlarından ELEŞTİRİ. Yazın, yayın organı sözcükleri öncelikli "dergi"yi çağrıştırıyor. Eleştiri'yse gazete; eleştiri, edebiyat, sanat gazetesi.
Cemil Dinçbilek çıkarmış Eleştiri'yi. Yazı işlerini A.Hikmet Altınkaynak yürütmüş.15 Ağustos 1979'da çıkan ilk sayıda Hikmet Altınkaynak, Konur Ertop, Demirtaş Ceyhun, Orhan Kemal, Cevdet Kudret, Kemal Özer, Behzat Ay, Hayati Asılyazıcı, Rafet Arsal, Haşan İzzettin Dinamo, Rıfat Ilgaz yer almış yazılarıyla.
Yayın organlarının ilk sayılarındaki gelenek bu sayıda da var: Selam, başlığıyla, "eleş­tirimizin benimsenmesi, güçlenmesi, yaygınlaşması, kısaca işlevini yerine getirmesi için" yayımlandığı açıklanıyor gazetenin. Bu açıklamadan geriye doğru yayıncılığımızı gözden geçirdiğimizde eleştiri türünü içerin derginin-gezetenin pek örneği görülmüyor yazını­mızda.
Eleştiri çıktığında Eynesil Lisesi öğretmeniydim. Dergiyi-gazeteyi PK 314 Aksaray-İstanbul bulunağından sürdürümcü olarak ediniyordum.
Yaşamı uzun sürmedi Eleştiri'nin. Buna karşın önemli yazılar çıktı gazetede. Mustafa Nihat Ozon, Vedat Günyol, Asım Bezirci, Şükran Kurdakul ayrıntılı konuşmalarla tanıtıldı. Altıncı sayı çok doyurucu olmasa da "Türk Edebiyatında Almanya" özel sayısı olarak çık­tı karşımıza. Sonra ki yıllarda çıkacak özel sayılara, incelemelere başlangıç oldu.
Eleştiri'nin sonraki sayılarında Adnan Özyalçıner, Refik Durbaş, Hilmi Yavuz yazılarıy­la omuz verdiler gazeteye.
On beş günde bir çıkıyordu Eleştiri. İkinci sayıda ilk sayfanın çoğu Ömer Faruk Toprak'a ayrılmıştı. Başlık:"bir süredir hasta olan ÖMER FARUK TOPRAK'ı yitirdik" biçimin­deydi. Sayfada 1940 kuşağı ozanı, yazarı Toprak'ın yaşamöyküsü, yapıtları aktarılıyordu.
Ömer Faruk Toprak'ın Kanada'da öğretim görevlisi arkadaşına adadığı SONNET'i de çerçe­velenmiş olarak yayımlanıyordu ilk sayfada: "bir gün "en çok neyi seversin" diye sordun bana/ "doğanın kendi başına yürüdüğü dağlar ırmaklar "/ "on yedi tür yeşil saydığımız fun­dalıklar "/"hiç almadan veren Anadolu " demiştim sana//Yüreğim güpgüp vurur ne zaman kı­ra çıksan/bir dadaş kızının masmavi gözlerine yaklaşırın/onunla birlikte ağıtlardan uzaklaşırım/ışıklarla yıkanırım ölüm döşeğinde de olsan//dostum Ahmat Cemil'den bir mektup aldın/"kitabının arkasında gönderdiğin taflan yaprakları "/"onları koklayınca Milas'ta sanki ormana daldım"//"az ışıklı Milas çarşısında yürüdüm tek başıma "/damların üzerinde­ki akşam mavisi başka yerde yok/"biraz özlem karıştı bu akşamki aşıma"
Tan Oral'ın karikatürü bu sayfanın sağ alt köşesinde.
İkinci sayfada Rıfat Ilgaz'ın güzel şiirlerinde "Bir Kırık Defne Dalıyım" var. Sayfanın şiirden arta kalanı beş sütun olarak Konur Ertop'un. Ertop eleştiri yazarı olarak düzya­zımızın kurucularından Şinasi'yi incelemiş.
Karşı sayfada Neruda'nın "Şiir ve Polis" başlıklı denemesi, onun yanında Kemal Özer'in Neruda'yı Anarken'i. Dördüncü sayfa tümden Xenia Celnarosra'ya ayrılmış. Birinci sayıda başla­yan "Orhan Kemal'in Sosyal-Politik Hicvi" bu sayıda bitmiş. Gelecek sayıda Müfettişler Müfettişi hicvinin duyurusu var.
Günümüzde de tiyatro üstüne doyurucu yazılar yayımlayan Hayati Asıl yazıcı beşinci sayfada 1960 sonrası Türk Tiyatrosu'na başlamış. Arka sayfada "Yaşayan Eleştirmenlerimiz” başlığıyla Vedat Günyol tanıtılmış. Küçük bir Vedat Günyol fotoğrafı da eklenerek. Günyol' un 1970'de yazdığı, sonra ki yıllarda Çan Yayınlarındaki Çalakalem'e( bende imzalı) koydu­ğu "Bir Orhan Kemal Vardı yazısı da karşı sayfada.
Sonraki sayfalarda Haşan Hüseyin'in Erdoğan Özer'i tanıttığı bir yazı, Kemal Özer'in Habora'da çıkan Güldeki Şafak yapıtının duyurusu, Yusuf Ziya Bahadınlı'nın "son öykü" ya­pıtı Haçça Büyüdü Hatiş Oldu'nun kısa tanıtımı, Rafet Arsal'ın karikatürleri, "Belge" baş­lığıyla Ömer Faruk Toprak'ın 9 Ekim 1942'de Yürüyüş'te çıkan Harp ve Şehir başlıklı ya­zısı, O günlerin önemli ozanlarının, yazarlarının katıldığı imza günü duyurusu, ABeCe'nin çocuk romanları duyurusu...Önemli.
Son sayfada Kemal Bilbaşar'ın yapıtı Kölelik Dönemeci üstüne Haşan İzzettin Dinamo'nun değerlendirmesi okunuyor. Sayfanın yarıya yakınında Refik Durbaş'ın önemli şiirlerinden “Çaylar Şirketten'e yer açılmış. Sonradan ozanın önemli bir yapıtına ad olacak şiiri bu­larak okumanız en iyisi.
Yazın dergilerinin, gazetelerinin "yazın, kültür, sanat" açısından ne denli önemli oldu­ğu geçmişte kalan bir örnekteki yazar adlarından, konu başlıklarından bile anlaşılıyor. Dergilerin, gazetelerin çoğalması, uzun yaşamlı olması dahası okuyucusunun olması, okuyucu­sunun artması dileğimiz.Bu uygarlık, sanat yarışında da ölçü sayılıyor.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık