• 01 Nisan 2016, Cuma 17:05
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ
 Bugün Dünya Tiyatrolar Günü 27 Mart Yakın yıllara dek 27 Mart'ta tiyatroya yıl­larını vermiş, alanında tartışmasız saygınlığı olan "bir sanatçı" gün adına bildiri yazardı. Okurdu bildiriyi törende. Gazeteler, yayın organları, dergiler bildiriyi yayım­layarak kamuya duyururdu.
Bu alanda da yıllardır süregelen birliktelik aşınarak yerini bölünmüşlüğe bırak­tı yanılmıyorsam. Birkaç yıldır ortak bildiri gelmiyor. Belki de birden çok bildiri yayımlanıyor. Çok seslilik mi? Bölünmüşlük mü? Çoğalarak gürbüzleşme, güçlenme mi? Parçalanarak küçülme mi, etkisizleşme mi? Yoruma, tartışmaya açık...
Tiyatro iletişim, göstermeye bağlı anlatım sanatı. Çok çok eski bir sanat. Günümüzde var olan inancı da kapsayan "toplumsal insan" ürünlerinin, kurallarının, örgütlenmele­rinin en eskisi. Kökeni yemeye, üretime... emeğe dayanıyor.
Mısır, Babil, Suriye, Kıbrıs, Trakya, Anadolu, Girit, eski Yunan... tiyatroyla ilgili ilk bilgilerin ardındaki coğrafya.
Öykünme yoluyla oluşan bu sanat dalı ateşi, avı, büyüyü, müziği, bedensel oyunları, ürün çoğaltma törenlerini... düşündürüyor.
Dilin, iletişimin, kültürün, sanatın evrimi içinde günümüze ulaşıyor, çeşitleniyor, kendi kurallarını insan yaratıcılığı içinde evrimleşerek geliştiriyor tiyatro.
Günümüzde geldiği yerde yazılmış bir oyun(dil-yazın sanatı), oyunu oynayacak oyun­cular, izleyici yeri (oyun yapısı, alanı...), dekor, giysi, ışık, izleyici tiyatronun ba­şat öğeleri.
Tiyatroya gelişmişlik, uygarlık ölçüsü gözüyle bakanlar var. Konuyu gözlemleyerek iş­leyenlerin aktardıklarına göre Rusya'nın, Fransa'nın, Almanya'nın, Avusturya'nın, İtalya'nın, İngiltere'nin kimi kentleri yüzlerce tiyatro, opera yapısı barındırmakta. Yapıların çoğunun da "tarihsel kimlikli" olduğu vurgulanmakta.
Tiyatro öğelerinin en önemlisi "oyuncu"dur.
Türk tiyatrosu"1859'da mimar Balyan'm önayak olduğu Ortaköy'deki tiyatrodan Hekimyan ve arkadaşlarından bu güne binlerce oyuncu yetiştirdi. Bu oyuncular "Şehir Tiyatrocularında", "Belediye Tiyatrolarında", “Vizel Tiyatrolarda" neredeyse ölene dek sundular sanatlarını.
Günümüzde de "doksan yaş eşiğinde" oynayan-yöneten sanatçımız var: Haldun Dormen.
Hürriyet'teki söyleşide Ayşe Arman'ın, "İstediğiniz hayatı yaşadınız mı?" sorusu­na verdiği yanıt:
"Hâlâ yaşıyorum. Kendi çapımda, dış ülkelere de sesimi duyurdum. Londra'ya üç kere oyun götürdüm. Bir keresinde Londra'yı 31 gün dolaştık “Yıldız Kenter, Nevra Serezli ve Kerem Yılmazer'le birlikte. Çok güzel günlerdi, İngilizce oynadık hem de. İlk defa yabancı bir grup kendi oyunlarını İngilizce oynuyorlardı İngiltere'de. Ama kimse üstünde bile durmadı. Hatta o zaman Kültür Bakanlığı, 'Bana ne. Türkçe oynamadınız ki, İngi­lizce oynadınız...' dedi."
I859'dan bu yana alanında ilk olan Şair Evlenmesi, Vatan yahut Silistre gibi bin­leri bulan oyun sığdırıldı yazınımıza. Bunlardan biri 1948'de çıktı gün ışığına: "Murtaza elli beş yaşlarında ilkokul öğretmenidir. Karısı Hatice, oğlu Rıdvan'la tek odalı evde otururlar. Hatice oğulları Rıdvan'ı Bakkal Hacı Hüsamettin'in konağına içgüveysi vererek yoksulluktan kurtulma düşü kurar. Bakkalsa "davul dengi dengine" anlayışındadır. Hacı Hüsamettin'in karısıyla kendi karısı Murtaza Bey'i "bakkal lığa razı edemezler."
Hacı Hüsamettin, annesi aracılığıyla bir öğrenciyi kandırarak öğretmene tuzak kuracak, öğretmen de öğrenciyi dövecek, olay basına yansıyacak, Murtaza çok sevdiği öğret­menlikten atılacaktır.
Öğretmen Murtaza "atılmaktansa" "istifayı" yeğler. Bir yolu bulunur. Murtazaya "dük­kan açılır." Öğretmen yeni işine alışamaz, tüm kişiliğini yitirmiştir. Oğlu Rıdvan da Hacı'nın kızıyla değil kendi sevdiği kızla evlenecektir. Murtaza'nın oyuna geldiği an­laşılır. Milli Eğitim onun öğretmenliğe dönmesini onaylar. Sevdiği öğrencilerine dönecektir. Ama dükkan açılırken alınan borç Hacı'nın eşindendir. Öğretmenin sevinci yok olur. Murtaza umutsuzdur. Oyun öğretmenin okulda ders vermesi düşüyle biter.
Cevat Fehmi Başkut'un bu oyunu Atina'da sahnelendi. Yurt dışında "profesyonel" bir sahnede oynanan ilk Türk oyunu oldu.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık