• 29 Mart 2014, Cumartesi 11:11
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

DERGİLERE YOLCULUK
 Kitaplığımın en altı dolap biçimindedir. İkişer  kapaklı dört gözden oluşur bu dolaplar. Kimilerde çoğunca yağışlı günlerde, kapakları açarak gözlerden birine yolculuğa çıkarım.Uzun yıllardır buraları yurt edinmiş dergiler çıkar  karşıma:Varlıklar,Yeni Alar,Yeni Ufuklar, Soyutlar, Milliyet Sanatlar, Doğrultular, Yansımalar, Eleştiriler, Cumhuriyet Kitaplar, Türk Dili'nin 1970 sonrası sayıları...
Varlık'ın kimi sayılarını gözden geçirdim geçenlerde. Tümü de yıllardır karşılaşmadığım dost gibiydiler. Elime ilk aldığım ayların sıcaklığını yitirmemişlerdi.Şimdiki Varlık'ın görünümünden uzaktılar.Büyük boydular, büyük desenliydi kapakları. Kapağın en altında BU SAYIDA yukarıdan aşağıya doğruydu.Birinin üzerinde temmuz 1978 SAYI 850 8 lira yazıyordu. BU SAYIDA yer alanlardan kimileri şunlardı:Naci Girginsoy, Fazıl H.Dağlarca, S.Kocagöz,Yaşar Nabi, Sami N.Özerdim, B.Necatigil, Mehmet Şeyda, Burhan Günel, Cengiz Dağcı, Talat S.Halman, O.Kazım Atol, Emin Özdemir, İnci Aral,İlhan Demiraslan, F.Baykurt, M.Uyguner...
Adlar büyük harf kullanılmadan yazılmış. Adlar arasında birer yıldız var.O yıllarda kapak düzeni böyle Varlık'ın.
İlk adda bir yanlışlık yapılmış.Naci ile Girginsoy'un arasına da konulmuş yıldız. Aynı ad iki ayrı ad gibi duruyor.Kimbilir kaç  kez denetlendikten sonra basılmıştır kapak ama gene de bu tür aksaklıkların önü alınamamış...Bu da dizginin,basımın gerçeği...
Kapak içi her ay olduğu gibi AYIN OLAYLARI'na ayrılmış.Altta VARLIK'ın künyesi... Sağ altta küçük bir duyuru:Kağıt fiatlarındaki aşırı artış nedeniyle Varlık bir süreden beri zararına çıkmaktadır.Onun için dergimizin    fiatı gelecek sayıdan itibaren 10 lira  olacak...
O yılların ekonomi yönetimiyle ilgili çağrışımlar oluşturan bir anlatım...
Naci Girginsoy ÖZGÜRLÜK başlıklı bir deneme sunmuş üçüncü sayfada. Aynı sayfada Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın AYLA DOĞAN şiiri. Çerçevelenmiş. Şu dizelerle bitiyor:İşte/Güzelliğin/ Dudaklarımda işte/Binlerce yıldır soğumamış/Denizlerin çağların ardından/Yavaşla çıplak/ Seni bana birleştirir bu ses/ Birleştirir beni ölüme.
Dördüncü sayfada Yaşar Nabi'nin denemesi ULUSAL BİRLİK, Samim Kocagöz'ünkü İNTİHAL adını taşıyor. Yaşar Nabi o yılın Türkiye'sindeki gergin çatışmalı ortamdan yakınmış.Kocagöz de yazarların birbirinden çalıntılarından...Dergide başlığın İHTİHAL olarak çıktığını ekleyeyim.Başlığın altını çizmişim kurşun kalemle.
Beşinci sayfada Sami N.Özerdim'in kitap tanıtma yazısı yar. İki de şiir var bu sayfada: Behçet Necatigil'den ORTA YURTTAŞ, Nazmi Akıman'dan SENİN İÇİN. Akıman'ınki çerçeveli. Orta Yurttaş böyle başlıyor:Geliri giderine/Bekler/Sıradan vatandaş, sade/Kıl keçede emekler/...böyle bitiyor:Bu yaşta boyuna yaz çiz/Kurumayan tuz/İçin için, güvenceli gelecek,/ Has şarapken eskimiş sirkeleriz.
Altıncı, yedinci sayfalar günce ağırlıklı. Mehmet Seyda'nın romancı günlüğü KÜL YUTMAZ, Burhan Günel'in Günlerden'i ESKİ DESENLER başlıklı. M.Alaeddin Asna'nın şiiriyle Talat Sait Halman'ınki de yedinci sayfada. İkisi de çerçeveli.Talat Sait Halman, Kadı Burhanettin'i anımsatan dört dörtlük oluşturmuş:ZORBALARA KARŞI TUYUĞLAR...
Sekizinci, dokuzuncu sayfalarda Cengiz Dağcı,Feriha Aktan, A.Rıza Ergüven, Mazhar Candan, Sabahattin Ali konaklamış...Sabahattin Ali'nin "gönlünü ULU Gazi'ye" verdiği şiiri BENİM AŞKIM tıpkı basımıyla yer almış.Şiirin ilk çıkışı:Varlık, 15 Ocak 1934.
Onuncu sayfada Oğuz Kazım Atok'un denemesiyle Türkan İldeniz'in şiiri iç içe. Sonraki sayfa Emin Özdemir'in.Doyurucu bir denemesi:Şiir'in Aydınlığında...
Arka sayfada bir konuşma yayımlanmış:İnci ARAL'la bir konuşma...Konuşan:Halil Sahan.
Karşı sayfada Ali Dündar'ın eğitim üstüne bir denemesi...Yaşar Nabi'den arkadaşları Cahit'e, Ziya'ya, Orhan Veli'ye, Sait'e özlem şiiri...
Gelelim bu sayfadaki öteki şiire: İlhan Demiraslan, MADEN OCAKLARINDA SİLİKOZKIRIMI...
Bu yazı belki de bu şiir için yazıldı:
İlkin zorla toplayıp soktular madenlere 
Yoksul ve kimsesiz ve topraksız köylüleri
Yıllarca sürdü yokluk gitti delikanlılar 
Çokları sevinerek iş etti madenleri
Döndü üç beş kuruşla Şile'den Artvin'e dek 
Taşındı Zonguldak'a Karadeniz illeri
İki ölüm yaşandı yer altında yıllardır 
Birisi girizoydu silikozdu diğeri
Karadeniz'in yoksul topraksız köylüleri 
Kazdılar kayaları kazdılar kömürleri
Ve giderek taş etti yutulan taş tozları 
O canım ciğerleri o canım ciğerleri
Sonunda bile bile boğuldu silkozlu
Bırakıp arkasında taptaze gelinleri
Koşullandırılmıştır insan oğlu yazgıya 
Çaresizdir elleri ağıtlanır dilleri
Ama suçlular açık sürdürür eylemini
Kör olsun Zonguldak'ın kömür işletmeleri
Arka sayfada Fakir Baykurt'un öyküsü: Diro kızın Saçları...
Varlık'ın yarısına geldik böylece...Dost Varlık'ın içinde yıllardır yeni açmışlığını koruyan güllerle, karanfillerle...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık