• 22 Temmuz 2016, Cuma 16:28
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

DEĞİNMELER
 1.
Cumhuriyet Döneminde gazeteci olarak özellikle de "gazete röpartajlarıyla" ünlenen önemli yazarlarımızdandır Reşat Enis (1909-1968). Gazete anlatımı, gazete dili başarısı Reşat Enis'i "romancılığımızın da köşetaşlarından" yapar. Kanun Namına, Gong Vurdu, Gece Konuştu, Afrodit Buhurdanında Bir Kadın, Toprak Kokusu, Ekmek Kavgamız,  Ağlama Duvarı, Yolgeçen Hanı, Despot 1932-1957 yılları sürecinde kitaplaşan romanlarıdır. Reşat Enis' in.
Romanımızın gelişimi açısından, romanımızın ilkleri açısından Reşat Enis incelemecilerin,  ilkeli - düzenli roman okuyucularının yok sayamayacağı bir addır.
Romandaki doğalcı akımın bizdeki öncüsü odur denebilir. Zola'nın yaygınlaştırdığı "acı gerçek, toplumun en düşük kesimi" romanımıza bilinçli olarak Reşat Enis'le girer.
Mahmut Yesari'nin Çulluk'undan sonra tümüyle işçi kesimini anlatan öncü yapıtlardan Afrodit Buhurdanında (içine kokulu ağaç yaprakları konularak yakılan kap)  Bir Kadın. 
İşçi - patron, emek - anamal, işçi - işsiz, yoksulluk - sağtöre... kavramları romanda anasız, babasız büyüyen Yıldız'ın kimliğinde aktarılır. Evden kaçma, boğaz tokluğuna çalışma, yazmanlık, fabrika işçiliği, emeğin - kadınlığın sömürülüşü...  grev, maden... romanda bilinçli olarak olaylar içinde yansıtılan yaşam gerçekleridir. Enis, romanıyla yazınımızın konusunu neredeyse yazılmamış bir alana çekmiş, başka yazarlara da öncülük etmiştir.
Yeniden okuma isteği uyandırıyor Reşat Enis. Toplumdan soyutlanmış "bunalım" romanı okuyuculuğundan soluklanamayacak duruma düşürülen okuyucu için yararlı bir başlangıç niteliğinde olacaktır Afrodit Buhurdanında Bir Kadın.
 Romanda "emek - anamal" karşıtlığını çözümleyen anlayışla ilgili terimlerin bolca kullanıldığını göreceksiniz. Çevrenin, koşulların 
"insanı düşürerek biçimlendirdiğine" tanık olacaksınız. Reşat Enis'in inandırıcılığını sorgulasanız bile "röportaj dilinin" akıcı, sürükleyici roman diline dönüştüğünü gözlemleyeceksiniz.
Kaynaklarda romanın 1935'te yazılmaya başlandığı yazılı. İlk baskıyla ilgiliyse bir birini tutmayan bilgiler var: Behçet Necatigil'e göre 1939'da basılmış roman. Türk Dili Roman Özel Sayısı'nda Ali Püsküllüoğlu'na göre de Necatigil'in bilgisi doğru. N. Ziya Bakırcıoğlu da Necatigil'in tarihini vermiş. Rauf Mutluay'ın 50 Yılın Türk Edebiyatı'nda 1935 yazılı. Evrensel'in üçüncü basımına göre (Ekim 2013) 1937'de yayımlanmış Afrodit Buhurdanında Bir kadın.
Kırk yıl sonra yeniden okuyarak kendimce değerlendirdiğim Reşat Enis romanı öncülüğü, yolaçıcılığı, başka yazarlara yol göstericiliği, "Yeşilçam"a" esinciliği yönüyle gelecekte de okunacak, değerlendirilecek yapıtlardan.
2.
Köy Enstitülü öykücülerimizi, romancılarımızı ortaokul yıllarımdan beri ilgiyle, severek okurum. Dursun Akçam da bunlardan.
1969'da liseye adım attığım yıl çıktığında okumuştum Ölü Ekmeği'ni. Sonraki yıllarda bir iki yabancı dile çevrildiğini bildiğim öyküler toplamını yeniden okudum.
Konularını Kars köy gerçeğinden alan çarpıcı, sarsıcı öyküler var Ölü Ekmeği'nde. Yer yer geleneklerin, göreneklerin; daha çok da acımasız yaşam koşullarının biçimlendirdiği yoksulluk içinde yüzen babalar, analar, oğlanlar, kızlar...
Şeher Tayfası, Tezek Payı, Kahraman, Ölü Ekmeği, Pantol, Kiraz, Seher, Kurban, Bade, Yoğurt, Oğlan Uşağı yer yer yerel dilin yansıtıldığı, akıcı, çarpıcı anlatımla okuyucuyu acıyla gülümseten öyküler.
Kanlıdere'nin Kurtları romanıyla TDK Roman Ödülü alan Dursun Akçam'ın gelecekte Kars, Ardahan belgeseli olarak değerlendirilecek öykü yapıtı Ölü Ekmeği.
3.
Bu ara yeni yapıtlar yanında gençliğimde okuduklarımdan "yeniden okuma" isteği uyandıranları da bulunduruyorum elimin altında.
Ay Tutulduğu Gece, Denizin Çağırışı art arda bitiriverdiğim Kemal Bilbaşar yapıtları.
Menderesli yıllarda Yunanistan'dan gelen göçmenlerin çoğunlukta olduğu bir Ege kasabasını anlatıyor Kemal Bilbaşar Ay Tutulduğu Gece'de. Halk, balıkçılık, zeytincilik, ağalık... romanın izleklerinden. İlgimi hiç eksiltmediğim Ege'yi doyurucu anlatıyor Bilbaşar. Denizin Çağırışı ilk roman olmasına karşın Dostoyevski anlatımlı bir yabancı­laşma yapıtı... Günümüz romancılarından daha çekici bence öncekiler...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık