• 14 Haziran 2015, Pazar 9:49
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

D0ĞU KARADENİZ GELENEKSEL MÜZİK ve DANS GÜNLERİ(7)
 17.30-19.00 Atölye çalışmasıydı.İberya Özkan Melaşvili, geleneksel polifonik Gürcü mü­ziğini örnekledi. Bizi, dinleyenlerin tümünü çalışmanın içine çekti. Örnekleyeceği müziğin metnini dağıttı. Onun söyleyişlerini yineleyerek çalışmanın sonunda bir Gürcü şarkısı öğrenmiş olduk.
19.00-22.00 akşam yemeği saatleriydi. Katılımcılar topluca KTÜ'nün otobüsüyle Maçka’da bir otele götü-rüldü. Otelin girişindeki salonda yedik akşam yemeğini. Yemekte Meyser Kaya, Yusuf Kurt, Rıza Can Özel, Remzi Bekar, Emrah Kaya aynı masadaydık. Kemençe, bağlama, tu­lum, horan, türkü üstüne konuştuk.
Yemek sonrası Remzi Bekar eşşiz bir tulum dinletti bize. Onun yöresini bilenler oyuna kalkarak güzel bir gösteri yaptılar. Ardından Rıza Can Özel konuşturdu kemençesini. Sonun­da büyük bir katılımın olduğu horanla tamamladık bu geceyi.
Gece KTÜ’de kaldım.1975'te öğrenciyken kaldığım anılarım çağrıştı.
Erken kalktım sabah.15 Nisanın çarşambası ama hava soğukça.Yürüyüş, gözlem amaçlı, çık­tım yola. KTÜ'ye çıkan yoldan aşağı iniyorum. Kırk yıl önceyle karşılaştırmalar yapıyorum. Karşıda liman aynı. Sol üstte Boztepe de öyle. Tek değişeni Boztepe’yi artık çok katlı ko­nutların tümden kuşatması. Karşımda uzanan Karadeniz aynı ama büyük beton binalar, aşağıda büyük alışveriş yapısı, kıyıdan geçen yeni yol günümüzün yansıması. Köprüde durdum. Hiç de­ğişmemiş dere. Yakın çevresi yine karmakarışık, kirli. İyice azalan su kirli kirli akıyor. Bunlara inat KTÜ alanına bitişik kaşta tepeden tırnağa çiçeğe bürünmüş bir çakal eğiği. Şimdilik direniyor "beton, atık, gürültü” dönemine.
Otogarın önüne dek yürüdüm. Dolmuş bekliyorum. Otogara Ankara'dan, İstanbul'dan gelen oto­büsler giriyor. Gençliğimden beri bildik, tanıdık otobüsler. Bunlara Bakü'den, Tiflis'ten, Batum'dan gelenler eklenmiş...
Dolmuşla geçiyorum Meydan'a. Çorba...Biraz gezinti. Maraş'taki İş Bankası Kitabevi'nin açılmasını bekliyorum. Az gecikmeyle geliyor görevli kadın. Giriyorum. Torunum Rabiasu bu­radan kitap istedi, alıyorum onu. Geçiyorum Kültür Merkezi'ne.
Özlem Doğuş Varlı'nın, Recep Ragıp Demeli'nin konuşmalarına yetişemiyorum. C.Yunus Özkurt’un "Türküleriyle Koryanalı Hüseyin:Hüseyin Köse panelini,Yakup Aksoy'un "Karadeniz Kültü­rüyle Günlük hayatta Girişim Marka ve Pazarlama Faaliyetirinin Önemi" konuşmasını dinliyorum.
11.15-12.15 Oturumunun başkanı Merve Eken Küçükaksoy. Konuşmacılar Ayhan Yüksel, Engin Erşen. Konu: Kolbastı...
Önemli Tarihçi Ayhan Yüksel, Kolbastı'nın kökenini, ortamını, coğrafyasını, halk oyunla­rındaki yerini belgelerle açıklıyor. Osmanlı belgeliğinden eski yazılar getirmiş kanıt olarak onları okuyor. Kolbaşı oyunlarının, müziğinin doğduğu toplumsal olayları, eğlence ortamlarını belgeliyor. Bu belgeler bir anlamda Engin Erşen'in savunduğu Cumhuriyetten sonra oluşan Faroz Kesmesi=Hoptek=Kolbastı tezlerini de çürütüyor.
Engin Erşen, sürekli seslendirdiği tümceleri bu kez sahnede oyunlardan örneklerle yine­liyor. Ona göre Hoptek, Faroz kesmesi, kolbastı aynı anlamı içeriyor. İnandırıcı hiçbir ka­nıt sunamıyor. Ona göre kolbastı Faroz'da doğmuş bir oyun. Cumhuriyet kültürüyle biçimlenmiş. Gösterdiği oyunu oynamak için kullanılan müzik bizim Giresun'un müziği. Burası da be­nim konuma giriyor:Görele, Giresun müziğinde etkileşim...Engin Erşen bir de kitapçık da­ğıttı, savunduklarına taban oluşturma çabası. Hoptek'i, Faroz Kesmesi'ni Trabzon Kolbastısı adıyla da "tescilletmiş." Oysa Türkiye'de yayımlanmış bilimsel yapıtlarda "Trabzon Kol­bastısı" diye bir terim yok (Metin And, Oyun ve Bügü;Adnan Ataman,Bu Toprağın Sesi;Mahmut Ragıp Gazimihal;Türk Halk Oyunları Katalogu).
Yemek sonrası Remzi Bekar, tulumu anlatıyor lirik konuşmasıyla çalgısıyla. Cem Tarım Karadeniz bağlamasından örnekler sunuyor etkileyici biçemiyle. Tonyalı İlknur Yakuboğlu kendisiyle kemençe-türkü ilişkisini anlatıyor. Refika Kadıoğlu ile Mecit Çeliktaş bir köy örneğinden yola çıkarak gün yüzüne pek de çıkmamış ezgiler sunuyor. 17.00'da başlıyor Batum Sanat Eğitimi Üniversitesi Müzik Topluluğu'nun klasik müzik dinletisi. Ardından Hüseyin Tahmaz'ın yönetiminde İmece'nin görkemli horanıyla bitiyor bu üç günlük dolu dolu etkinlik.
Doğu Karadeniz müziğinin, danslarının bu denli geniş kapsamlı sunumu ilk kez gerçek­leşti bölgemizde. Başta Doç.Dr.Abdullah Akat olmak üzere emeği geçen herkes alkışlanmalı.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık