• 03 Kasım 2017, Cuma 16:19
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

CEZA SÖMÜRGESİ
 Halk öykülerinden, masallardan romana geçiş yapıtım İki Yıl Okul Tatili'dir. İyi, bek­lenmedik bir karşılaşma yapıtıdır ilkokul son sınıf için bu roman. O yıl Aya Seyahat'la Denizler Altında 20.000 Fersah da el yordamıyla okumalarıma eklendi.
Reşat Nuriler, Abdullah Ziya Kazanoğulları, Halide Edip Adıvarlar, Peyami Safa, Hüse­yin Rahmiler, Refik Halit Karaylar, Esat Mahmut Karakurtlar, Kerime Nadirler, Mahmut Yesariler; Fakir Baykurtlar, Aziz Nesinler... Tommiksler, Teksaslar, Kinovalar; Ömer Seyfettin'ler salt olaya takılarak yürüyen okuma açlığıma değişik boyutlar da katmaya başladı. Yazarların anlatım yöntemlerini, birbirinden ayrılan yönlerini, anlattıkları çevreleri, yarattıkları kişilikleri, bunların yaşamımdaki, çevremdeki karşılıklarını, toplumu oluş­turan bireylerin kendine özgü davranışları, yazarların anlatım yöntemleri şöyle böyle sezildi bu yıllarda.
Okumalarımı çeşitlendiren, nitelikleştiren Görele'nin tek gazete satıcısı Zeki Öztürk'ün küçücük işyeridir. Orada yüz yüze geldim Varlık Yayınlarıyla... Düşün Yayıneviyle, Çağlayan'la... Düşün'de çıkan Kemal Tahir'in Yedi Çınar Yaylası o günlerin okuma anıla­rını anımsatır kitaplığımın sol orta sıralarda... Ortaokul ikinci sınıfta başlayan Zeki Öztürk Ağabey'in Varlık bolluğunu bir iki yılda tüketerek varsıllaştım...
Madame Bovary, Ezilenler, Odyesseia, Romalı Kadın, Acımak, Onlar da İnsandı, Penguenler Adası, Korkunç Yıllar, Uğurlu Perşembe, Veba, Otuz Beş Yaş, Hindistan'da Bir Geçit, Yukarı Mahalle, Kumarbaz, Goriot Baba, Sardalya Sokağı, Gurbet Kuşları, Kutsal Sığınak, Vadideki Zambak, Silahlara Veda, Martin Eden, Cennet Çayırları, Avare Yıllar, Tütün Yolu, Missisipi'de Hayat, Eski Zaman Beyleri, Akdeniz, Baragan'ın Dikenleri, Bir Filiz Vardı, Milli Savaş Hikayeleri, Müfettişler Müfettişi, Kira Kiralina, Cemile,Taraş Bulba, Vatikan'ın Zindan­ları, Yurdunu Kaybeden Adam, Yaşayan Görür, Konçinalar, Türk Hiciv ve Mizah Antolojisi, Minka Abla, Ateş Yakmak, Fareler ve İnsanlar, İklimler, Kodin, Angel Dayı, Baba Evi, Sarhoş­lar, Yağmurlu Deniz, Perlmutter Ailesi, Ay Battı, Ekmek Kavgası, İnce, Yeraltı Dünyası, Sarı Traktör, Yeşil Kapı, İvan İlyiç'in Ölümü, Denize Doğru, Ölüler Evinden Anılar, Victoria, Dünya Nimetleri, Altın Böcek, Dar Kapı, Köpek Suratlı Maymun, Yabancı, Toprak Ana, Ev Sahi­besi, İnci, Sokak Kızı, Macar Hikayeleri, Beyaz Geceler, İhtiyar Balıkçı, Ölü Canlar, Çağdaş Rus Hikayeleri Antolojisi; Sanat Tarihi, Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Büyük Romanlar, Tiyatro Tarihi, Fransız İhtilali, Siyasi Doktirinler Tarihi, Cinsiyet ve Psikanaliz, Dü­şünce Tarihi, Atatürkçülük Nedir, Mutluluk Düşüncesi, Uygarlık Tarihi, Özgürlük Düşünce­si, Eski Akdeniz ve Yakın Doğu Uygarlıkları, Atatürk Yolu; Kapitalizm, Sosyalizm ve Demok­rasi, Türkçülüğün Esasları, Atatürkçü Olmak, Edebiyat Terimleri Sözlüğü, Türkiye Mektupla­rı, Çağdaş Eğitim, Başkaldıran İnsan, Dil Devrimi, Bizim Kuşak ve ötekiler, Şiir Sanatı, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı, Atatürkçülüğün İlkeleri, Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü, Ekonomik Doktrinler, Milli Mücadele Anıları... Bunlar benimdi. Bundan öte varsıllık mı olurdu...
Günce, deneme türlerini de o yıllarda öğrendim Suut Kemal Yetkin'in, Necip Alsan'ın çevirileriyle (Montaigne gelmesin usunuza) Andre Gide'in denemeleriyle. Sabahattin Eyuboğlu'nun çevirdiği Montaigne'e bir iki yılım daha vardı...
Ceza Sömürgesi'yle, Dava'yla o yıllarda karşılaştım. Sonraki yıllarda Ceza Kolonisin­de adıyla yayımlanan Ceza Sömürgesi beni ilk okumalardan sonra Değişim'e, Hüküm'e, Şato'ya, Gözlem'e, Amerika'ya... ulaştırdı.
Kafka'yı okuyarak, onu bizden önce tanımışlara sorarak Eğitim Enstitüsünde de o yıl­ların gündem yapıtı gereği tartışmalarla, yeni okuyuşlarla, çözümlemelerle anlamaya çalışırdık. Bir arkadaşımızın bitirme tezi olarak Kafka'yı çalıştığını anımsıyorum.
Özellikle Ceza Sömürgesi, Değişim, Dava, Şato, Amerika benzer yazarlara ulaşmamı sağladı. Albert Camus, Jean Paul Sartre bunlardan.
Yahudilikle Hıristiyanlık arasında sıkışan, baba takıntısıyla kısa yaşamını tamamlayan; mutsuzlukları, çelişkileri sürekli sıkıntıları, çatışmaları barındıran yazarın ana izleği yalnızlık, bunalım, korku... olmuştur.
Kamuran Şipal'in çevirisiyle 1975'te okuduğum Amerika şöyle başlar: "Bir hizmetçi tarafından baştan çıkarılıp kendisinden bir çocuk peydahlandığı için yoksul ailesinin Amerika'ya gönderdiği on altı yaşındaki Kari Rossmann..."
Romanın bitiş tümcesi: "...Karl'ın da memnunlukla gördüğü gibi, bundan yararlanmasını bildi; Son saatlerin bütün korkuları silinip gitmişti."

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık