• 04 Mart 2016, Cuma 18:50
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

BÜYÜK BALIKLAR
 "Geçen sene, Kafamda bir Tuhaflık'ın bittiği günlerde, Patrick Modiano Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştı. Öncesinde birkaç kitabını okumuştum. Modiano'nun ama Le Figiaro gazetesinin editörü İstanbul'a gelip Madiano röportaji yapalım deyince bir süre daha Modiano okuması yaptım. Modiano kısa romanın üstadı. Okurken de kafamın bir yanıyla ben de bir kısa roman yazabilir miyim diye soruyordum kendime."
Orhan Pamuk yeni yayımlanan Kırmızı Saçlı Kadın romanıyla ilgili konuşmada Turhan Günay'la Eray Ak'ın bir sorusuna böyle karşılık veriyor.
Romanlarında, konuşmalarında yaptığı gibi Nobelli Orhan Pamuk bu yanıtta da anlatım bozukluğu yapıyor. Konu o deyil. Söz konusu olan kısa roman.
Genelde dört beş yılda bir oylumlu romanlar yayımlayan Orhan Pamuk yeni yapıtıyla kısa romanı denediğini söylüyor. Örneği de Modiano.
Batı'da "novel" sözcüğüyle de çakışan kısa romanın önemli örnekleri var. Bu örneklerin çoğunda öğretici, aktsresel, düşünsel göndermeler var. Kırmızı Saçlı Kadın bu yönüyle giri­yor "novel"e.
Kuyusu ile çırağından yola çıkarak anlatısında "baba-oğul", "usta-çırak", "Oidipus", "Sührap", "otorite", “özgürlük", "devlet", "Oiderot", "Voltaire" göndermelerini, çağrışımlarını içe­riyor Orhan Pamuk'un yapıtı.
Romanın satışını artırmak için bu türün,kısa romanın,bizde ilk kez yazıldığı söyle­necek neredeyse.
Batı'da Venedik'te Ölüm,Kodin...gibi nice örnekleri olan türün bizde de anımsanacak
adları var: Teneke, Yılkı Atı içerik-kurgu yönünden örtüşmese de bizde türün başarılı örnekleri.
Cengiz Aytmatov'un Cemile'si de kısa romanın unutulmazlarından. Behzat Ay'ın yayımlandığı yıllarda çok da başarılı bulunmayan Dor Ali'sini de ekleyeyim.
Bu türe Orhan Hanşerlioğlu daha çok örnek vermişe benziyor.
1956'da TDK Ödülü'nü alan Ali bunlardan biri. "Ali" ekseninde İstanbul'da yaşayan başka başka işlerde dişlenmiş bir kişilik anlatımı. Türün önemli denemesi.
Gaziantep'le İstanbul'da geçen olayları yansıtan Bordamıza Vuran DenizC1960)'i de anım, sıyorum.
Oyun da türün emek verilmişlerinden.1953'te yayımlanmış. Emekliliğin eşiğine dek çalış­mış, liseyi bitirmiş küçük memur Halim'in çağrışımlı, göndermeli öyküsü. "Novel" tanımlama­arına uyuyor.
Diliyle, akıcılığıyla Büyük Balıklar Orhan Hançerlioğlu'nun bu tür yapıtları içinde beni birden çok okumaya çağıran yapıtı.
İlk anlatılan kişi Vatman Sabri.
"Vatman Sabri, ikinci mevki Şişli-Sirkeci'yi garajdan çıkarırken gök aydınlanmaya başlamıştı. Duvar diplerinin zifiri karanlığı yavaş yavaş mavileşiyordu. Mezarlığın kapısında çömelen üç işçi, rayların gıcırtısını işitince kımıldadılar. Virajı dönen araba onların önün de durdu. İşçiler basamakları ağır ağır çıktılar. Biletçi arka sıralardan birine bağdaş kur­muş, garajın pırıl pırıl ışıklarına bakıyordu."
ikinci anlatılan Silva. Yakınları onu "tirikotaj fabrikasında" çalışıyor" sanmakta. Oysa Silva "kötü yol"dan ekmek yemektedir. "Sıcak bir ilkbahar güneşi doğuyordu. Silva tembel tembel gerindi. Kalkmıştı bir kere... Yeniden yatağa girmek istemiyordu. Yorganların içine büzülmüş, uyuyan erkeğe döndü. Bir zaman onun horultusunu dinledi, yüzünden bir tiksinti gölgesi geçti."
I952'de sonraki yıllarda 1981'de, 1998'de, 1999'da yayımlanan Büyük Balıklar kurgusuy­la da ilginç. "Sinema anlatımından" izler taşıyor. İstanbul'da gündelik yaşamı yansıtıyor. Art arda sıralanmış "kişiler, kişilerle ilgili konuşmalar, yaşam parçaları" geçiriliyor okuyucunun gözü önünden. 
Üçüncüsü Şakir bey (Bey). "Uykudan şişmiş gözlerle etrafına bakındı. Şu anda hiçbir şey görmediği, hiçbir şey duymadığı belli idi. Kendi kendine homurdandı, öksürdü."
Sonrakiler İhtiyar tütüncü, Refik Bey, Madam David, Salih Bey... ötekiler.
Sürükleyici, hızlı akışlarla İstanbul gözlemi olarak kotarılmış Orhan Bançerlioğlu'nun kısa romanı Büyük Balıklar.
Önemli "bürokratik" görevlerde bulunan Hançerlioğlu bunların dışında da emek verdi ro­mana. Sonra bıraktı onu. Çok birikimli yapıtlara yöneldi: Musahipzade Celal, Erdem Düşüncesi Düşünce Tarihi, Felsefe Sözlüğü, Felsefe Ansiklopedisi, Ekonomi Sözlüğü, Toplumbilim Sözlü­ğü, İslam İnançları Sözlüğü, Dünya İnançları Sözlüğü...
Selçuk Altun da kısa romanda yoğunlaşanlardan. Buraları Rüzgar Buraları Yağmur son örneği. Okunmalı...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık