• 31 Mayıs 2014, Cumartesi 10:14
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

BELGESEL NOTLARI(7)
 Bu buluşmada belgeselin özelliğini, kemençe belgeselinde Görele'de, çevresinde gelenekte çok önemli olan ekin kazmanın işlevini konuştuk yeniden. Kemençeci Ali Genç yıllar Önce derleyerek yayımladığım! Görele İmeci Türküleri, Ekin Dili, Yeşilgiresun gazetesi)  ekin türkülerini biliyordu. Bu gelenekte de yer almıştı…
Derslerim nedeniyle bu çekimde bulunamadım. Dönüşte Harun Bey, Ekrem Bey imeci çekiminin başarılı olduğunu, eski görkemli imecileri yaşattığını söyledi. Kemençeci Ali Genç'in söylediği ekin türkülerinin imeciye(çekime)  değer kattığını, ekindeki bir bayanın bu türkülere doğaçlama karşılık verdiğini, bunun çekimi zenginleşterdiğini söylediler.
Çekim sonrasındaki zamanı adını Şenol Kurtal'dan aldığım Eynesilli yeni yetme kemençeci Osman Ergin'e ayırdık.Osman,Şenol'un çalıştırdığı horan ekibine çalıyor. Gelecekte yetkin bir kemençeci olacağını düşündüğümüz için bu çekimde en genç kuşaktan biri olarak bulunması uygundu.
Bu çekimlerde Görele kemençesinin önemli genç adı Haşim Torun'u bozcaali sırtlarından Görele'ye bakan bir konutun üstünden çektik. Haşim, Görele görünümlü çekimde önceden saptadığımız iki eski, önemli türkü çaldı söyledi. Söyleyeceği türkünün birinde seçimi ona bıraktım. Ötekinin Görele Şırıp Havası olmasını ben istedim.
Bu önemli türkü bölgemizde  kemençenin gelmiş geçmiş en önemli adı “Karaman'ın yadigarı? Türküyü geçtiğimiz yıllarda Yeşilgiresun'da bir araştırma yazısıyla belgeleyerek sözlerini yayımlamıştım.Giresun Müziğinde Etkileşimi(8) yazımızda da yer vermiştim Şırıp Şırıp'a. Haşim;düzgün, düzgün, disiplinli tekniğiyle öyle çalıp söyledi ki beni de Harun Bey'i de ta   çocukluğumuza götürdü;
Oy tepe üstü tepe
Kulakta altın küpe heeeeeey...
Gucağında uyusam
Öpe yüzünden öpe şırıp şırıp...
Oy Giresin Giresin
Geldi seni göresim can can...
İpek mendil olasın
Cebimde guriyesin şırıp şırıp...
1943'te Ankara Devlet Konservatuarının Karaman(1878-1964)'dan derlediği bu türkü çok güzel, çok etkileyici, olağanüstü.Haşim'in kemençesinde, eline, parmaklarına, yayına, diline yakışıyor... Türkünün en etkileyici yanlarından biri sözler arasında kemençenin işlevi. Bu türkünün müziğinde kemençeyle öyle geç işler, arada girişler çıkışlar yapılıyor ki anlatılması güç. Haşim Karaman'ı, Durkaya'yı, Katip Sadi'yi anımsattı açıkçası, (müziğimizi çok iyi bilen Harun Yöndem, yıllardır müzik dinlenceleri çeken yönetmen Ekrem Ergüder Haşim Torun'un çalışını, tekniğini çok üstün buldular...      
Bu ilk çekim çalışmasının son gününü Şalpazarı'na, Akçaabat'a ayırdık.
Şalpazarı'yla bizim kültürümüzün ortak yanları çok. Çepni müziği, kemençesi bunlardan önemlisi. Kullandığımız sözcükler, tümceler, konuşma biçimimiz    de ortak...
Aluu(Aloğlu)  Kazım, Ağasarlı Süleyman, Ali Çankaya...gibi önemli adlar yetişti  kemençede buradan. Onları anımsatacak bir kemençeciyi çekmemiz gerek. Ön araştırmada aradıklarımın "gurbette" olduğunu öğreniyorum. Halk Eğitim Müdürlüğünden de yardım alarak Şemsettin Gülbahar'ın Şalpazarını yansıtacak ad olduğunu kararlaştırıyoruz.
Şemsettin Gülbahar'ı ad olarak bilmemize karşın bu çekimde tanışacağız yakından. Müdürlükte buluşuyoruz. Aluu(Aloğlu)  Kazım'ım torunlarından o. Bu önemli. Kendi türküleri var, izlencelere, sahnelere çıkmış, kaset çıkarmış...Alçakgönüllü, hoşgörülü, sevecen, güleryüzlü kendini anlatmaktan    kaçınan...kişiliği yansıyor konuşmalarına.
Bu değerli kemençecinin çekimini Şalpazarı'na az "okarısında" iki obuzun birleştiği "Cazugölü " yanında yapıyoruz. Burası çok küçük ama çamı, kirazı, avusu, fındığı, kestanesi.. bir arada upufak bir dinlenme, kaçış yeri.Türkü söyleyeşi, kemençe çalası gelen...buraya kaçıyor besbelli.
Şemsettin Gülbahar düzgün çalışıyla kendine özgü söyleyişiyle bir yol havası, bir de kendi türküsünü armağan ediyor belgesele...
Öğle yemeğini Şalpazarındaki bir lokantada yiyoruz.Akçaabat'a geçiyoruz. Burası Koryanalı Hüseyin'i (Hüseyin Köse), Şevket Köroğlu'nu…yetiştirdi. Onları anımsatabilecek bir adda anlaşıyoruz:Abdurrahman Değirmenci'yi buluyoruz.O da birlikte izlencelere çıktığı Üzeyir Karaduan'ı çağırıyor.İkiliyi Akçaabat'ın olağanüstü tarihsel evleriyle ünlü Ortaköy'de,Timurcuoğlu konağında çekiyoruz...Yürek yakan bir türkü söylüyorlar..Akşam yemeği sonrası Harun Yöndemli,Ekrem Ergüderli,ekiptekileri uğurluyoruz havaalanından...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık