• 31 Ağustos 2014, Pazar 10:13
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

BEKİR SITKI ERDOĞAN ÜSTÜNE
 Ortaokulu bitirdiğim yıl duydum Hancı şiiriyle Bekir Sıtkı Erdoğan'ın adını. Şiirin bestesi yurdumuzu sarmasaydı belki de bir iki yıl sonra duyacaktım ozanı. Sonradan Hancı­nın Binbirinci Gece olduğunu, Şiirin Şadırvan dergisinin ilk sayısında(1 Nisan 1949) ya­yımlandığını,benden de dört yaş büyük olduğunu öğrenecektim. Öncelikle Hancı ozanı ola­rak tanıdık Erdoğan'ı: “Gurbetten gelmişim yorgunum hancı/Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş/Aman karanlığı görmesim gözün/Beyaz perdeleri ger yavaş yavaş/Sıla burcu burcu ille ocağın/Çoluk çocuk hasretinde kucağın/Sana her şeyimi anlatacağın/Otur başucuma sor ya­vaş yavaş/Güç bela bir bilet aldım gişeden/Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan/Hancı n'olur elindeki şişeden/Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş/Ben o gece hem ağladım hem içtin/İki gün diyardan diyara uçtun/Kayseri yolundan Niğde'yi geçtin/Uzaktan göründü Bor yavaş ya­vaş/Garibim her taraf bana yabancı/Dertliyim çekinme doldur be hanca/İlk önce kımıldar hafif bir sanca/Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş/Bende bir resmi var yarısı yırtık/On yıldır evimin kapısı örtük/Garip bir de sarhoş oldu mu artık/Bütün sırlarını der yavaş yavaş/İşte hancı ben her zaman böyleyim/Öteyi ne sen sor ne ben söyleyim/Kaldır artık boş kadehi neyleyim/Şu bizim hesabı gör yavaş yavaş"
Bekir Sıtkı Erdoğan şiiri çoğunca Faruk Nafiz Çamlıbel şiiriyle benzeşiyordu. Ağırlıklı olarak heceyi kullansa da kimilerde aruza, özgür koşuya yöneldiği de oluyordu. Özgür koşuğu kendine özgü imgelerle başarılı kullandığını kanıtlar şu örnek: "Bunaldım bu şehrin havasından/ Kubbeler göğsüme dar geliyor/Çiçekli bahçelere koşuyorum hep/Gelin diyorum çocuklara/Bütün çocuklar geliyor/Neler bulmuyorum neler bilseniz/Uzak iklimler­den yüzlerce insan/Oysa aradığım yalnız ikisi/İki yarım elma/İki can/Bir bakışta buluyorum ikisini de/Saçları pırıl pırıl altın tozu/Gözleri ışın ışın/Daha bir sarışın/İnsan kederinin bütün bahtına inat/Gündüzlerin en aydını doğuyor içime/Gecelerin en karasından/ Nasılsa seçiyorum onları bilsen/Yüzlerce çocuğun arasından/Beni af ediyorsun her akşam üstü/Gülen gözlerinde şu masum kızın/Bu masmavi bu saf bakışlar içinde/Erimiş kaybolmuş bütün boyutları/Bir ömre sığmayan maceramızın/Bu akşam üzeri trenden önce/Son defa okşuyorum onları/Boncuk boncuk terleri siliyorum/Siliyorum içimdeki anıları/Dile gelmiş yer­lerini siliyorum/Başımı çevirsem orda biri var/Ama sen değilsin o/Biliyorum"
Bekir Sıtkı Erdoğan; Nazım Hikmet, Arif Nihat, Cemal Yeşil,Ahmet Kaçar...örneği "rubai" biçimine de katkıda bulunmuştu...
Ahmet Kaçar gibi 1926 doğumluydu. Karaman' da doğmuş, ilkokulu, ortaokulu orada okumuştu. 1946'da Kuleli Askeri Lisesini,1948'de Harp Okulunu bitirmişti. On yıl kıta subaylığı yapmıştı. Ankara'da bulunduğu yıllarda(1953-1957) Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirmişti.
Bekir Sıtkı Erdoğan birçok ozanımız,yazarımız gibi öğretmenlik de yapmıştı. Heybeliada Deniz Lisesinde, İstanbul Alman lisesinde, Marmara Kolejinde "edebiyat" okutmuştu.
Şadırvan, Hisar ,Çağrı...ozanın çoğu şiirlerini yayımladığı dergiler. Uzun dönem Hisar­da yazdığı için onu "Hisarcılardan" saymak olası.
Yüzlerce şiirin katıldığı “Cumhuriyetin Ellinci Yıl Marşı" şiir yarışmasını o kazanmış­tı. Şiirin Necil Kâzım Akses'çe bestelendiğini anımsatayım...
Bekir Sıtkı Erdoğan için "Hancı ozanı" demiştim. Hancı ölçüsünde ünlenen, yaygınlaşan bir şiiri daha var ozanın: Kışlada Bahar...
"Kara gözlüm efkarlanma gül gayrı/İbibikler öter ötmez ordayım/Mektubunda diyorsun ki "Gel gayrı "/Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım/Ah çekerim resmine her bakışta/Bir mahzun­luk var o boyun büküşte/Emin ol ki her sigara yakışta/Sanki duman tüter tütmez ordayım/Mor dağlara karargahlar kurulur/Eteğinde bölük bölük durulur/On dakika istirahat verilir/ Tüfekleri çatar çatmaz ordayım/Dağlar taşlar bu hasretlik derdinde/Sabır sebat etmez gönül yurdunda/Akşam olur tepelerin ardında/Daha güneş batar batmaz ordayım/Aramıza dağ­lar girmiş koskoca/Meraklanma gönlüm dağlardan yüce/Bir gün değil beş gün değil her gece/ Yatağıma yatar yatmaz ordayım/Bahar geldi koyun kuzu koklaştı/İki aşık senelerdir bekleşti/Karagözlüm düğün dernek yaklaştı/Vatan borcu biter bitmez ordayım."
Gençliğimizin gönül telini titreten ozanlardandı Bekir Sıtkı Erdoğan. Son yıllarında ölüm, felsefe, tasavvuf imgeli şiirleriyle karşılaşıyordum. Bir söyleşisinde de bunlara değinmişti...
Gata'da öldü Erdoğan.Bugün (25 Ağustos 20l4) Üsküdar Büyük Selimiye Camisinde kılınacak cenaze namazı ardından yurdu Karaman'a gönderilecek...
Güle güle şiirimizin düzeyli hece ozanı, Senin yerine Hancı, Kışlada Bahar, Bayram Gecesi...yaşayacak...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık