• 29 Aralık 2011, Perşembe 8:46
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

BAKSI MÜZESİ
Günübirlik  yurt  gezilerinden  birine çıkıyoruz sabah altıda. Beş  kişiyiz.Aynı  kurumda görevliyiz: İhsan Karakadıoğlu, Adem   Bektaş, Şeref  Yılmaz, Semih Aydın, Hayrettin Günay.
İhsan  Karakadıoğlu'nun aracı bugün bizim. Sağ olsun sürücümüz de gerektiğinde yönlendirenimizde   o.
Dershanede söyleşilerimizde kendiliğinden gelişti    bu gezi düşüncesi.Tarih   Öğretmeni Adem   Bektaş'ın bilgilendirmesiyle Bayburt'a, Bayburt'un Baksı Köyü'ne gidiyoruz. Adem'in anlattığına  göre köyde görülmesi    gereken çok önemli  bir müze  var. Adem, köydeki    yakınlarına bildiriyor geleceğimizi...
Harşıt'ta çorba  molası. Sıcak haşlamayı sindire    sindire vuruyoruz yollara.Kaç  kez yolculuk   yaptğımı anımsamıyorum  ama bu vadinin kıvrımlı, beklenmedik  tünelli, sağında akan Harşıt'ın yer yer asma    köprülü, sol yandaki   dik  kayalıkların neredeyse yola, araçların    üstüne    düşecekmiş   duygusu    uyandıran görünümü   her   yolculuğumda  ilgimi çeker.
Gerekli yerlerde durarak, çevreyi gözleyerek ilerliyoruz.Herkes bildiği ölçüde, ilgi  alanı doğrultusunda bir şeyler söyleyerek katkıda bulunuyor    konuşmalara.
Torul'a giriyoruz. Söyleşiyi şiire   yönlendiriyorum. Eski  adı  Ardasa olan ilçenin önemli ozanı Nabi   Üçüncüoğlu'nu   anlatıyorum. Doğmadığımız yıllarda Tirebolu öğretmen liginden, Tirebolu şiirlerinden söz ediyorum.
Gümüşhane'ye yaklaştıkça;pestilin, kömenin geleneksel yöntemlerden  fabrika üretimine geçtiğini    görüyoruz. Çok  sayıda pestil, köme  üretim   yapıları   var  yolun sağında solunda.
Bayburt'tayiz. Hava güneşli. Uygun yere çekiyor aracı İhsan    Karakadıoğlu. İniyoruz. Bugünün buranın    pazarı   olduğunu  biliyoruz. Yöneliyoruz  pazara. İvedi  ivedi dolaşıyoruz; satılanları, pazar yerinin  görünümünü   gözleyerek, inceleyerek. Fiyat    karşılaştırması   yapıyoruz. Hamsi Görele'de beş liraydı,burada   da  öyle. Kasa  kasa    kara   Erzincan  üzümleri çekiyor  ilgimizi. Görele'de üç buçuk  dört  liraydı, burada    üç   kilosu beş  lira...Top   pancar, elma  da  ucuz  Görele'den."Üzüm götürüp  satsak..."    diye gülüşüyoruz.
Pazar   dönüşü, Baksı'nın Muhtarı  Nabi  Akçelik 'le buluşuyoruz. Adem, bir kaç   gün önce geleceğimizi iletmişti muhtara.Köyün kahvesinde çay içtikten sonra  Bayburt'un ünlü kefin kebabını araştırıyoruz. Özel  istek üzerine yalnız Aile Kasabı Mehmet Önal'ın bu işi yaptığını   öğreniyoruz. Uğruyoruz  Aile  Kasabı'na. Bugün olmaz, deniyor. Bir    gün önceden hazırlanması   gereken özel  bir  kebapmış.
Muhtar Nabi Akçelik bizi kent merkezinde, Çoruh üstündeki köprünün yanıbaşındaki Zafer   Lokantası'na  götürüyor. Sezai  Aydoğdu  Kardeşler'in ilgisi yediklerimizin tadıyla    örtüşüyor...
Yemek sonrası muhtar köyle ilgili işlerini görmek için ayrılıyor bizden. Bu kısa arayı  değerlendirmek için Belediye'ye uğruyorum İhsan   Bey'le. Özel Kalem Müdürü Burak   Görgülü'ye uğruyoruz. Bayburt Belediyesi Yayınları'ndan ediniyoruz. İlhan Yardımcı'nın    İkinci Medeniyet Merkezi Bayburt, Yunus Özger'ln 19.Yüzyıl Bayburt, Mustafa Miyasoğlu'nun Günümüz  Türkçesiyle Dede Korkut Kitabı uygun zamanlarda okunmak üzere kitaplığımın oluyor.
Baksı yolundayız. Bir  süre İspir yolundan gidecek sonra köye çıkacağız. Çoruh boyu ilerliyoruz. Ara sıra köyler...Dikmetaş, Ballıkaya, Karşıgeçit, Aslandede...Genelde çıplak, uzaklarda yüksek tepeler görülen, sulak yerleri tutmuş kavak ağaçlı yerler. Kavaklar   atıyorlar yapraklarını, her yanları sarıya  kesmiş.
Baksı Köyü'nün girişinde Bayburt Baksı Müzesi Halk Sanatları Araştırma Uygulama Merkezi.Ged Tepesi'nde.Çevreye egemen bir yerde.Ta aşağılarda Çoruh akıyor.Karşı   ge çeler Anzer..Ovit...İllerin kesiştiği    yerler: Bayburt, Erzurum, Rize, Trabzon, Gümüşhane.
Müze, Baksı Köyü'nden Marmara   Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Ressam Prof.Hüsamettin Koçan önderliğinde kurulmuş. Bir ilin kırk kilometre uzağında, dağların kucağında yer alan bir  köyde böyle görkemli yapı, böyle görkemli, çok  amaçlı   müze. Belki de tektir Türkiye'de. Kütüphanesi, tarihsel ürünleri, yerel ürünleri, konferans salonu...Ayrıca yapımı süren başka   yapılar...Açılışını Kültür Bakanı  Ertuğrul Günay'ın yapmış   olduğu müze  büyüledi  beni...
Baksı Köyü adıyla çok eski kültürümüzü anımsattı bize. Köyün balı, elması, kuru fasulyesi çok  nitelikli. İnsanları   da güleryüzlü,konuksever...
Örnek alınacak, kesinlikle gidilip  görülecek bir köy Baksı...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık