• 16 Mart 2014, Pazar 9:48
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

BAHTİYAR AĞABEY
 Bahtiyar Dayımoğlu adını  yanılmıyorsam Fiskobirlik'in çıkardığı bir dergide görmüştüm.Fındık konulu bir incelemede yer alan  şiirler içinde onun şiiriydi etkilendiğim. Anlatımı,betimlemesi,imgeleri    yeniydi,sıcaktı.Fındık toplayan kızlar anlatılıyordu hece ölçüsüyle...Bakış açısı emek-üretim-güzellik-sevgi dörtgeninde bütünleşmişti...
Sonra   genelde dergilerde, gazetelerde ulaşmaya çalıştım kimi şiirlerine...
Tanışmamızı  sağlayan Hasan Öğütçü Ağabey'dir...
Hasan Ağabey'in Yeşilgiresun'da bana açtığı EDEBİ SOHBETLER köşesi yazı çalışmalarımın dönüm noktasıdır. Onun ilgisiyle desteğiyle Yeşilgiresun'da yazmam çevremi genişletti, Giresun'da dostlar edindim...Böylece tanıştık Bahtiyar Ağabey'le.
Yıllar önce...Hasan Ağabey'le söyleşiyoruz 1.kattaki odasında.Yukarıdan, caddeden ağır görkemli bir adam indi yavaş yavaş...Gazeteye yöneldi, içeri girdi... Fotoğraflardan tanıdığım yüz: Bahtiyar Dayımoğlu... Hasan Ağabey tanıştırdı.Kırk yıllık dost gibiydik ilk tümcelerde bile, Yazılarımı ilgiyle okuduğunu söyledi.Ahmet Kaçar'ı sordu..."Edebiyat-sanat" söyleşimiz iyice  kaynaştırdı bizi...Hasan Ağabey'den, Ali Ağabey'den, Ahmet Beyden, Erden Bey'den...sonra Yeşilgiresun'daki yazılarım bir dost daha  eklemişti övünç    adlarıma...
Bahtiyar Ağabey'li çok anılar biriktirdim yıllar içinde...Birçok fotoğrafta birlikte olduk onunla...Onun üstüne yazdım kimi yazılarımı...
Bir pazar, odaları boyuyorum evde. Öğle saatleri. Boya bitti. Almaya gidiyorum. Caddeye çıktım, yürüyorum. Bir araç durdu yanımda. Yaklaştım;Yaşar Çakır, Bahtiyar Dayımoğlu, Uğur Karaibrahimoğlu... Ahmet Kaçar'a gidiyorlar...Haydi dediler. Atladık araca...O gün olağanüstü bir edebiyat, sanat, müzik, şiir, espri sağanağında yüzdük...Yaşar fotoğraflar çekti...O fotoğraflardan biri Giresun Kent Kültürü (Valilik Yayını, 2008)'ndedir: Ahmet Kaçar'ın çiçek bahçesi...Kaçar'la Dayımoğlu oturuyor. Kaçar'ın arkasında Uğur Ağabey ayakta ellerini önde kavuşturmuş...Sağ başta Yaşar Çakır, makineyle çekim yapıyor.Ortada ben, ayaktayım, sağ elim Bahtiyar Ağabey'in sol omuzunda...Ey gidi günler ey...Fotoğraf ölümsüz, yaşayacak...Biz...Öyle bir fotoğraf çekilemeyecek artık...Bahtiyar Ağabey, yok, gitti, sonsuzluğa...
Öğretim üyesi Erdoğan Altınkaynak bir öğrencisini görevlendirmişti.Bahtiyar Ağabey'in şiirlerini toplamak, bilgisayarda yazıldıktan sonra çıktıları dosyalamak için...Şiirler kitap olacaktı...
Telefon konuşmalarımızda Dayımoğlu,sık sık "Hayrettin, gel. Dosyayı kontrol et. Şiirleri gözden geçir. Yayına hazır duruma getir..." derdi. Bir türlü gidemezdim, işten güçten alamazdım başımı...Gittim aylar sonra evine.İlk gidişim.Kitaplarını, dergilerini, ansiklopedilerini, fotoğraflarını...gösterdi, konuştuk üzerinde saatlerce. Emine'sini tanıdım,aşk şiirleri, sevgi şiirleri, insanlık şiirleri yazdığı Emine'sini... Balkonlarında oturduk. Karşımız Karadeniz, solumuz Kale görünümlü...Her yan Emine Yenge'nin çeşit çeşit çiçekleri...Şiirleri okudum tek tek, sorular sorarak Bahtiyar Ağabey'e...Notlar aldım.Tüm şiirlerini o balkonda okudum desem abartı olmaz...Geç saatlerde ayrıldık. O balkonda şarap ortaklığımız da oldu.Şiirlerin tümünü yanımda getirdim Görele'ye dönerken...Üzerinde çalıştım günlerce dosyanın...Bunun sonucuydu Yeşilgiresun'da yayımlanan "Bahtiyar Dayımoğlu'nun Şiiri(I,II,III...) incelemem.
Bahtiyar Dayımoğlu'na görkemli bir sanat gecesi düzenlenmişti...Ben de çağrılıydım. Gittim. Önde birlikte oturduk: Dayımoğlu sevgili eşi Emine'si, ben, tiyatro yazarı, yönetmeni Şaban Karakaya...Yenigiresun, tam sayfada haberleştirmişti geceyi...Dördümüzün fotoğrafı da kullanılmıştı...Belgeliklerde yaşayacak o fotoğraf. Ama Dayımoğlu yok artık...Gitti.
"Giresun'un Çınarları" yazıma sevinmişti...Üç çınarı anlatılmıştı yazıda:Bahtiyar Dayımoğlu,Hasan Öğütçü,Ahmet Kaçar...O yazıyı bulup okumalıyım bu ara...Dayımoğlu, o koca çınar  devrildi, yıkıldı...Nasıl yıkıldı?..
Giresun'da gerçekleştirilen Ahmet Kaçar Gecesi'nde bir düşümü geçirmiştim yaşama. Onları, üç çınarı buluşturarak ön sırada oturtmuştum yan yana. Ahmet Kaçar, Hasan Öğütçü, Bahtiyar Dayımoğlu...
Cumhuriyet'in, Devrimler'in tanıklarıydı üçü de.Yaştaştılar, dosttular, arkadaştılar. Atatürk okullarından gelmişlerdi. Halkevlerinden geçmişlerdi.Atatürk aydınlığının gençleriydi, Türk rönasansının Giresun çınarları olmuşlardı. Büyüklerimizdi, olumlu örneklerimizdi...Bahtiyar Ağabey'siz kaldım...Hasan Ağabey, Ahmet Kaçar "Bahtiyar'sız"  kaldılar..
Sana yakışır oldu cenazen...Seni tanıyan herkes ordaydı Bahtiyar Ağabey...Güle güle..
Güle güle...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık