• 08 Şubat 2019, Cuma 16:52
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

AVCILIK EKİNİ (4)

Keklik öter durak durak
Duman çıkar direk direk
İsmet oğlum ölmüş derler
İstanbul yerleri ırak

Dağda keklik avlarım
Yüreğimi dağlarım
Ben aşkına düşeli
Gece gündüz ağlarım

İki keklik bir derede ötüyor
Ötme keklik benim derdim artıyor

Keklik dağlarda çağıldar
Yavrum diye diye ağlar
Günden güne yansa dağlar
Görenlerin bağrı yanar

Keklik miydin de daşdan daşa sekecek
Pek mi de yoruldun çalı dibine çökecek

Güç avdır keklik avı. Kekliklerin özellikle "tek başına avlanan" avcıları illet etti­ği çok görülmüştür. Öte yandan öyküsü bol, soy avlardandır keklik avı... Başarılı bir avın sonu ölümdür. Avlanan ölmüştür. Ölümse acıdır, ayrılıktır, yakıcıdır, iç kanatıcıdır... Bu yüzden olmalı örneklenen türkülerde "keklik" somut, şiirsel imgedir.
1969'dan kalma defterimden, "SEVDİĞİM TÜRKÜLER"den biri, Aynur Gürkan'ın sesinden:
Yaralı ceylanım avcılar vurmaz
Ağlarım ağlarım göz yaşım dinmez
O yarim insafsız yüzüme gülmez

Yar ayrı ben ayrı gurbet ellerde

Dertliyim ağlarım (söylerim) gözüm yollarda


Derdimi söylesem esen rüzgara
Acep haber verir mi sevdiğim yara
Gayri tahammülüm yok intizara

Yar ayrı ben ayrı gurbet ellerde
Dertliyim ağlarım gözüm yollarda

Avcılık ekini halkbilim içinde değerlendirilir. Kişioğlunun doğumundan ölümüne dek oluşturduğu bilgi, beceri, yetenek... gerektiren yaşam biçimi öğelerindendir. Bu yüzden ya­zına, sanata, araştırmalara, derlemelere konu olur.
Elimdeki TÜRK FOLKLOR ARAŞTIRMALARI dergisini taradığımda yöremizle ilgili İki önemli yazıyla karşılaştım. 1950'li yıllarda NECMETTİN GİRİTLİOĞLU, "Doğu Karadeniz'de AVCILIK ve AV ALETLERİ adlı oylumlu, emek ürünü araştırmasında bölgemizdeki avcılığı belki de ilk kez yazı konusu yapmış. Özellikle tatlı su balık avlarını, deniz balıkları avlarını o günün koşulla-rına göre ayrıntılı incelemiş, betimlemiş. Bizim çocukluğunuzu içeren yıllardaki "salt hamsi avı" bile günümüzdeki aygıt, uygu­layım açısından sorgulanacak, üzerinde düşünülecek türden. Konunuza bölgemizde sanırım ilk emek veren olduğu için araştırmayı yazan Necmettin Giritlioğlu'nu saygıyla anıyorum.
Türk Folklor araştırmalarında 1990'lı yıllardan beri tanıştığım eğitimci, dadaşım Fikret Karadeniz'in (ölümü önemli yitik...) yazılarına da göz attım. Fikret Karadeniz de 1960'lı yıllarda değinmiş avcılığa...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık