• 10 Mayıs 2019, Cuma 16:35
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

AVCILIK EKİNİ (16)

Avcı kişiliğinde kimi özellikler öne çıkar. Konuşkanlık, öykü anlatıcılığı, anılarla mutlu olma, alaycılık, şakacılık, kendisiyle de dalga geçebilme, güleryüzlülük, paylaşma, bölüşme, birlikte yeme içme... avcıların çoğunda gözlemlenir.
Gözlemcilik, çevreyi inceleme, çevreye özen, iklim koşullarını kestirebilme, yağış, fır­tına, tipi çıkacağını sezme deneyimsel olarak avcıların özelliklerindendir.
El becerisi, "fiziksel" beceri, araç gereç yapabilme, kırsaldaki günlük işlerin tümüne yatkınlık avcıların çoğunda görülür.
Görme, duyma organlarıyla beyin bütünlüğü avcılarda çok gelişmiştir. Ses duyarlılığıy­la kuşları tanır. Gözüyle uçarda yanılmasız uzaklık saptar avcı.
Avcının türkü çağırmayanı, şarkı söylemeyeni, horan oynamayanı var mıdır? Karlı günler­de, soğuklarda üşüyen ayaklarını ısıtmak için bek yerinde boyuna horan oynar, mırıldanır ağzıyla, ıslıkla kemençe çalar... Avurtlarını şişirerek davul... Davul çalar. Bizim yöre­nin çobanları da öyledir. Onlar da avcıdır bi çeşit.
Avcının yemek yapmayanını görmedim, tanımadım, duymadım.
Uçar avından geç saatlerde, karanlıkta eve gelindiğinde onca yorgunluğa karşın ördek kaz, çulluk... yolunur. Hiç erinilmez. Ötelenir. Yıkanır. Karınlar yarılır. Güzelce yıkanır. Tüketim biçimine göre parçalanır. Tuzlanır. Ördekse, sazansa soğana yatırılır. Yarınki ye­meğe ön başlangıç yapılmıştır. Yemeği de eş değil avcı yapar. 1973'den beri tüm av yemeklerini ben yaptım. Sevgili eşim bilir kişiliğimi, becerimi. Avlarım, yolarım, çekerim yıkarım, pişiririm. Mutlulukla. Yeriz. Kimilerde de konuklar olur. Onlarla...
Et, balık yemeklerinde deneyimlidir avcılar... Avlakta da pişirilir, yenir; güle, söyle­ye, eğlene...
Yaşam yolculuğunun mutlu anılarını biriktirme yollarından biridir avcılık.
Avcılar iyi babadır, iyi arkadaştır, iyi insandır... Sözünü kullanıyorum gönül güzelliğiyle.
Çocukluklarından başlayarak nice oyunlardan geçmiştir avcılar. Üç taş, beş taş, araba­cılık, çelik, kolçak, birdirbir, sinmecek, top...ayaktopu... Doğa koşullarına dayanıklıdır tenleri. Devinimlidirler. İçlerinde ayaktopunu çok ileriye götürenler vardır.
İsmet Melikoğlu avcıdır ama iyi de top oynar. Görelespor'da, Giresunspor'da oynamıştır.
Ünal Dikbaş. Avcıdır. Hamdi Günay'ın (24.4.2019), Enver Günay'ın, Ahmat Kahveci'nin Kurdağ'da, Dutluk'ta kurulu çadırlarında barabat, manyat çekildikten sonra yorgunluk atmak için gençlik coşkusunun tüm devingenliğiyle ince oyun, karşılama oynar. Ünal Dikbaş. 
Giresunspor'un önemli, unutulmaz oyuncusu. Bir karşılaşma sonrası geçirdiği kazada yitir­di Görele, Giresun onu. Onu. En verimli yaşlarında...
Ablalarımızın, yengelerimizin avcılık ilgisi gelmektedir usunuza. Vardır. Cıdık, sokma, tuzak kurarlar. Kuş avlarlar. Horan. Horan. Horancıdırlar. İnce oyuncudurlar.
Yaşı yetmişi geçenler tatlı, mutlu anılarla anarlar kimilerini. Aslı Yenge'yi. Temel'in Hanife'yi. Hallu'n Hava'yı.
Horancılar. Baş. Baş horancılar. Yarışırcasına. Saatlerce. Saatlerce oynarlar. Çok çok önemli horancılar. Başka köylerde yalnız erkeklerin oynadığı bıçak oyununu da... Bıçak horanını da... En iyisinden, coşkulusundan, görkemlisinden...
Av horandan, horan avdan uzak düşmez Çürükeynesii'de. Tabancayla, tüfekle de oynanır. Anlatılagelen önemli bir anı. Babamın düğününde babamın amcası Sayidin Ali Amca neyle mi oynamış? Girebiyle. Girebiyle. Girebiyle...
Giderek doğa, çevre bozuluyor. Doğanın varsıllığı olan canlılar etkileniyor bu toplumsal evrimden. Yaşambiçimi de evriliyor. Kuşlar da balıklar da insanlar da. Avcılık da.
Cırtdik, körkarakaçan, karatavuk eskiye göre daha az. Cillik de. Kırım kargası yıllardır görmedim. Alihorozu arada bir. Sarısandal geliyor eskisi gibi. Üveyik. Üveyik. Beslenme, ya­şam alanları yapılaştığı için Görele'ye uğramadan geçiyor sanırım. Kazlar da öyle. Ördek tek tük. Andal, o göl çok katlı yapılarla doldu. Burada avlanıyorduk desek gülerler. Çulluk düşüyor gene, aratmıyor eskiyi. Kervançulluğu, mezgeldek, kocagöz... gitti gider... Bıldırcın çıkıyor Eylülde, gözlüyorum, ta karşıdan, denizden geliyorlar. Kimilerde çok katlı yapılara çarparak kara mı kara afalta, beton yola... düşüyorlar.
Barbun, sargan azaldı. Mezgit azaldı. İnce istavrit, kıreçe bir görünüp bir yitiyor.
Ağız tadıyla hamsi yiyemiyoruz beş on yıldır. Palamut kimi yıl iyi düşüyor. Çinekop, lüfer, kofana. 
Gitti. İri istavrit gitti... Dönüyorlar yine. Karga. Bizim köyün kargaları çarşılı oldu. Çöplükleri yurt edindi... Bıyıklı, karabalık parmak boyu...    
Andal'daki sazanlar. Bacak gibi. Sazanlar. Kurbağalar. Yılanlar. Andal'daki. Ağaçlar. Kamışlar. Üveyikler. Ördekler. Civil. Sarı. Kara.Yeşilbaş. Macar. Piç ördek. Elmabaş. Boz. Fiyu, Bıldırcın ördeği. Çamurcun. Kılkuyruk. Kayıkgaga. Yaz ördeği. Patka. Elmabaş. Pasbaş. Dikkuyruk. Deniz ördeği. Kadife. Altmgöz.Gitti. Çokları...
Kaya güvercini, tahtalı uğramıyor nicedir. Kırlangıç sürdürüyor göçlerini çoğala çoğa. Üç yıl önce; oturduğumuz, akşamları yemek yediğimiz, sık sık ızgara yaptığım, kitap okuduğum balkonumuza yuvakurdular. İlk denemede düştü güzelim çamurlar. Sonraki tuttu. Üç yumurta. Üç yavru. Büyüdüler bizimle. Büyüdüler. O gün büyükleri gelmedi, yem getirmedi. İkin­diye doğru tek tek uçtular. Üçüncüsü ürkekti. Şaşkındı. Önce kanat çırptı. Salonumuza girdi şaşkın. Çıktı. Üçü döndüler balkonun önünde. Döndüler. Gidiyoruz, hoşça kalın, der gibi. Gittiler. Göç yoluna...
Değişime, yeni gevre koşullarına uyum sağlayanlar da var. Altı yıldır. Görele'de. Kumyalı'da. Önce ikiydiler. Onları görünce sevindim. Gözlemeye başladım. Balkonlarda, sokaklarda yemleniyorlar. İlk yazda ötüyorlar sürekli. İkinci yıl üç oldu.. Kışları korkuyorum. Ölecekler diye. İlkyaz yaşıyorlar. Yaşıyorlar. Dört oldu. Dört. Kumru. Dört seviniyorum. Görele'ye uyum sağladı diye. Yaşıyorlar. Bu kış göremedim bir ara. Göremedim. Birini gördüm. Güçsüz. Güçsüz... Üzüldüm... Bir iki hafta göremedim. Oturduğumuz yapı çevresinde. Bizim sokaklarda. Bir ay önce... Bir ay önce. Dört beş katlı yapılar arasından indiler. Aşağıya. Yolun kıyısındalar. Pasta üretilen yapının önünde. Altı. Altı. Altı olmuş. Bende bir sevinç.
Bir sevinç. Bir...
Öğrenme basamağı. Sınırlara ulaşım basamağı. Trofe basamağı. Yöntem basamağı. Sportmen­lik basamağı.
Son basamak. Deneyim aktarma. Gözleme... Gözleme. Tüm canlıları. Gözleme. Yaşatma. Yaşatma... Bizim yaştakiler deneyimini aktarmalı gelecek kuşaklara, yeni başlayanlara. Yaşatmayı öğretmeli önce. Yaşatmayı. Korumayı.
Sürdürülebilir avcılık. Sürdürülebilir avcılık için el ele vermeli. Güzelliği, mutluluğu, paylaşımı, güzel gün geçirmeyi... gelecek kuşakların da yaşaması için...Yaşaması...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık