• 03 Mayıs 2019, Cuma 15:12
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

AVCILIK EKİNİ (15)

Göle girdim. İlyas Ağabey izliyor. Tüm balıklar tarana girdi. Ben de oraya yöneldim. İlyas Ağabey bakıyor. Alışkın devinimlerle iri balıkların bulunduğu yere uzattım yan yatarak sağ kolumu. Büyükler ... Büyük balıklar sıkıştı. Tek tek aldım dördünü. İlyas Ağabey bakıyor. Göz göre göre gitti, bana geldi beslediği balıklar. "Hayrettin ben unu besliyuduma..." dedi...
Aşağıda Mamugilin yerinin altı boydan boya taran. Çoğu yerlerine dirseklere dek ula­şıyor kolum. Karabalık. Kasnak, kasnak. 1970'in başlarındaki büyük selde Andal'a deniz gi­rince bizim dereye okarı dağıldı sazanlar. Bu göle dek ulaştı. O yıl Hacıhasan'la Muhittinle bitirdik sazanları. Denizden buraya dek bi dene bile bırakmadık...
Şeref Gölü de el avına uygun. Taranı Bohçalu yakasında. Burası bacak gibi kasnakla­rın salma balına gezindiği göllerden. Çok balığını yedik buranın da.
Bizim dere Ustugilin bükün batısından karışır denize. Tam da burası kos kocaman göl­dü. Kıyı boyunca otlar, kamışlar... Aralarına sıkıştırırdık kasnakları, denizden buraya giren çeçeleri.
Dere avcılığımızın en olumsuz yönü kireç, domuz ağırşağı, acımuk kullanmamızdı. Bunlar küçük balıkları da, yavruları da, tivsileri de ağuluyordu.
Dinamit de öyle. Daha çok bizden önceki kuşağın işiydi dinamit atmak. Attığınız yerde ne varsa öldürüyordu. Atan içinse yaralama, ölüm olasılığı vardı. Bizim Çürükeynesil'de, Bohçalu'da, Haydarlı'da, Kuşçulu'da... sayrılık derecesinde dinamitçiler vardı. Dördünü unutamam. Ellerinde... Ellerinde patlamıştı dinamit. Elleri kopmuştu. İlginç öyküleri vardı..
Yazar Aydın Boysan anılarını anlattığı Yüzler ve Yüreklerde dinamit avcılığını da ele verir: "Binbaşı Salih Bey'le Komiser Ali Bey, ikisi de Beykozlu. Hakim Kemal Bey Ankaralı. Balık diye can verecekler. Zap suyu kenarına gittim. Su, çok deli deli akıyor. Dinamitle balık tutacağım. Eski Samatyalıyım, bilirim. Basıyorum dinamiti suyun gözüne gö­züne... Patlar patlamaz suya atlıyorum ki akıntı, sersemleyip su yüzüne çıkan balıkları, kaçırmasın diye."
Deniz avcılığımız da var. Uygun aylarda Kurdağ'da sargan, istavrit, barbun avlardık.
İstavride, barbuna gidiyorum şimdilerde de. 2012'de oğlum Çağdaş'la bir ikindi sonrası az dalgalı, çırpıntılı sularda Kuyu Deresi'nin doğusundaki kumlukta solucanla son yıl­ların en bol avını yaptık. Doldurduk kovamızı barbunla. Üç tavalıktı... Biz de şaştık.  Düşmüştü nasılsa...
Son yıllarda levrek çıkmaya başladı. Yılda bir iki yakalıyoruz. Görele Köpsünün üstünden kamışla ilk levreği yakalamak benim "kısmetim" oldu. 4 - 5 kilo geldi. 74 santimdi. Torunum Rabiasu'yla fotoğrafını çektirdim Fikret Ak'a. Böylesini tutamam, düşüncesiyle. Birkaç gün sonra bir arkadaş 8 kiloluğunu yakaladı. Bir ay sonra yerel gazetelerde çık­tı Keşap'ta 13 kiloluğu yakalanmış...
Şimdi yerinde yeller esen Görele İskelesi'nde de avlanırdık... Barbun, kefal, sarıkulak, sargan, izmarit. Bir iki oltacının kancasına inanamayacaksınız saç balığı (kalkan) bile takıldı.
Çürükeynesil'den deniz avcısı üç kişi yetişti. Uzun yıllar barabatla sargan, manyat­la barbun, uzatmayla iri istavrit, palamut; moluzmayla mezgit... Büyük teknelerle, gırgırla yeşil izmarit, istavrit, hamsi avladılar... 1936, 1937, 1938 doğumlular. Enver Günay, Hamdi Günay, Ahmet Kahveci... Hamdi Ağabey kayık ustasıydı da. Onlarca tekne yaptı, onlarca tekne onardı... Şimdi bol balıklı, verimli deniz anılarıyla mutlanıyorlar...
Yunus avcıları da vardı. Yıllar önce yapılırdı. Avlanan balıklar kaynatılarak yağları alınır, kullanılırdı. Yunus avcılığı "korkunç"tu. Avcılar mavzerle vururmuş. Kafasından. Yaralananların "bebek gibi", "çocuk gibi" ağladığını, çığırdığını anlatırlardı. Yaşar Ke­mal'in bir romanında var böyle bir korkunç av betimlemesi... Suyun yüzü kızıla kesiliyor.
Yaygın bir kesme türküde dere avını anımsatma, uyak olarak kullanıyor dörtlük yara­tıcısı;

Derede tutdum balık
Akkalıktır okkalık
Gız seğen anan baban
Çekmedi mi sevdalık

Maninin yakıldığı yıllarda "bir okka çeken", bir kilodan arkalı balıklar varmış derelerde. Kasnak, bıyıklı, karabalık, alabalık. Aradınsa bul. Ağular, torunları düşünmeden avlanışlar, kirletilmiş dereler... Avın sürmesi için avı yaşatmak gerekiyor...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık