• 08 Ağustos 2015, Cumartesi 11:24
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

ARTVİN-ERZURUM GEZİSİ (4)
 Taşhanlar'ın yakınında, caddeye bakıyor cağcı; Ye Gör Cağ Kebap. Duvarlarda ki fotoğraf­lar Erzurum'a uğrayan ünlülerin '”cağlarını” burada yediklerinin kanıtı. Lezzetli cağları. Bu lezzetin özel bir nedeni olduğunu sanmıyorum. Lezzetin gizi kuzu etinde...
Bildiğimiz dönerin yatay biçimde pişirilmesi, şişlere geçirilerek sunulması, yağlı kuzu eti... kısası cağ kebap bu. Cağ geniş bir kesimde, halk dilinde "şiş" anlamına gelmekte. Derleme Sözlüğü'nde yaygın örnekleri verilmişmiş kebap yerine cağ kebap deniyor Erzurum'da. Aslında Tortum'da yay­gınmış geçmişte. Son yıllarda Erzurum'la anılır olmuş.
Sabah beş buçukta uyandım. Erzurum sabahını gözlüyorum pencereden. Az sonra gösteriyor yüzünü güneş. Karşımda Erzurum Lisesi. Tanpınar'ı, Fethi Naci'yi anımsıyorum liseye bakar­ken. Uzaklarda çepeçevre dağlar... Sokaklarda tek tük gençler. Yolcu, ya asker ya öğrenci. Ağaçlarda kargalar, güne başlıyor. Tek tük de saksağan... Yükseklerde hızlı geçişle güvercinler.. Çift gezen sekiz on kumru da yok değil. Yediden sonra kahvaltı yaparak gezeceğiz Erzurum denince ilk anımsanan tarihsel yapıları. Sonra da Bayburt-Gümüşhane... ver elini Görele...
8.20'de Cumhuriyet Caddesi'ndeyiz...
Çifte Minareli Medrese onarımda. 13. yüzyıldan kalma görkemli bir yapı. Açık avlulu, dört eyvanlı, iki katlı medrese örneklerinden. Yanında da Ulu Cami var. Caddeden yukarıya doğru yürüyoruz. Halı, kilim.. satan bir işyerine giriyoruz… Buralar tümden tarih, tarihsel yapı...
Erzurum Kale'si, saat kulesi... Kaleye dört kapıdan giriliyor... Kale'de iyileştirme çalışmaları sürüyor. MÖ I. binden başlayarak oluşan önemli bir kale. Urartu'ya, Roma'ya, Bizan­sa, Sasanilere, Saltuklulara... kucak açmış. Erzurum'un Anadolu'ya giriş yolu üzerinde kale. Bu yüzden geçmişte her dönemde saldırıya uğramış, yıkım görmüş, yeniden yapılmış...
Erzurum bir tarihsel cami kenti. Hemen hemen tümüne uğruyoruz.
Şimdi Rüstem Paşa Bedesteni'ndeyiz. Daha çok Taşhan olarak biliniyor. 1535 tarihli. Burası Erzurum'la anılan Oltu taşı işçiliğinin kotardığı ürünlerin satıldığı işyerleriyle dolu. Kimi illerdeki kuyumcular çarşısı gibi... Bir satış yerine giriyoruz. Torunum Rabiasu'ya kolye alıyorum.
Nihat Öztürk'ün bitirdiği Lise'yi geziyoruz. Tarihsel önemi olan bir yapı. Nihat'ın öğrencilik anıları uyanıyor.
Erzurum Lisesi önündeyiz. 1889'da yapılmış. Yapı başlı başına tarihsel yapıt. Ahmet Hamdi Tanpınar'ı anıyoruz, liseyle ilgili söyleşirken. Onun Beş Şehir'ini, Erzurum'unu dil­lendiriyoz.
Erzurum Lisesi denince Fethi Naci'yi de anımasıyorum. Bu liseyi parasız yatılı okumuş. Onun anlattığına göre eleştirmen, yazın tarihçisi Asım Bezirci de burayı parasız yatılı okuyanlardan.
Fethi Naci'nin Dünya Bir Gölgeliktir adlı anı yapıtı Erzurum Lisesi anılarıyla başlar. 10. sınıfta eski yazı öğrenmeye başladığını anlatır. Kendinden yaşça büyük bir öğren­ciden öğrenmiştir eski yazıyı.
Fethi Naci son sınıftayken iki sınıf varmış, birinde erkekler, birinde kızlar.. Kızlardan birinden çok etkilenmiştir...
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın çok sevdiği Sıtkı Dursunoğlu girmektedir Fethi Naci'nin ede­biyat dersine. Bir gün Fethi Naci'nin yazdığı şiiri okur, bunu bizim Halkevi dergisinde yayımlayalım der. Ahmet Hamdi etkisini de ekler. 
Ahmet Kaçar da Trabzon Lisesindeki edebiyat öğretmeni Sıtkı'dan söz eder çokça. Fethi Naci'nin söz ettiği Sıtkı öğretmenle Ahmet Kaçar'ın söz ettiği Sıtkı öğretmen aynı kişi olabilir mi?
Dönüş yolundayız. Aşkale'yi geçtik, Kop'a vurduk. Tırmanış, kıvrımlar, dönemeçler değiş­memiş yıllar yılı. Tünel çalışması var... Kop geçitindeyiz: 2409 Burası Bayburt ile sınır. Kop Şehitliği'ne çıkıyoruz. Görele'nin de "işgal" edildiği yıllarda savaşılmış buralarda. 1963'e yapılmış şehitlik. Sonraki yıllarda geliştirilmiş. İlk yaptıran Kurmay Albay Bedrettin Demirel, Atatürk anıtı var şehitlikte, yazıt var. "Bir Yolcuya"dan bir dörtlük.. 19 Mayıs bugün. Burada, Kop'ta kara da basıyoruz. Cahit Külebi'nin ünlü şiirinde, destanında andığı Kop Suyu'ndan içiyoruz.
Bayburt'ta yemek yiyoruz. Bayburt Kalesi'ne çıkıyoruz. Gümüşhane'yi geçince uğradığı­mız bir pestil-kömeciden köme alıyoruz...
Bekir Öztürk'ün seçimiyle CD'den türküler dinliyoruz. En çok dinlediğimiz Aşık Gülabi'nin,"Dön Gel Bir Tanem Dön Gel"i... Neredeyse belledik türküyü...
Uyumlu, yararlı, öğretici, yurt güzelliklerini tanıyıcı, yorgunluğumuza değen bir gezi oldu Artvin-Erzurum.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık